CLICK HERE FOR THOUSANDS OF FREE BLOGGER TEMPLATES »

24 Eylül 2008 Çarşamba

Tefal'den buharlı pişirici...


Tefal VC 4002 Vitamin Buharlı Pişirici; Vitamin "+" sistemi sayesinde % 50 daha hızlı bir pişirme sağladığından sıcak buharın yiyecekler ile daha etkili ve homojen bir biçimde nüfuz etmesini sağlar.

Böylece yiyeceklerinizdeki vitaminler çok daha yüksek oranda korunmaktadır. Tefal VC 4002 Vitamin Buharlı Pişirici ile pişirme sırasında yiyeceklerin vitaminleri, doğal rengi, kokusu ve lezzeti maksimum oranda muhafaza edilir.

2 adet haznesi sayesinde 2 farklı yiyeceği aynı anda tatları ve kokuları karışmadan pişirebilme imkânı sağlamaktadır. İç içe geçen hazneler sayesinde yer kaplamadan kolayca saklama imkânı sağlar.

Diğer özellikleri:
  • Güç : 2000 W
  • Pilav pişirme kabı
  • Kireçlenmeyi önleyici turbo halka
  • Dışarıdan dolum imkanı veren su dolum haznesi
  • Maksimum buhar difüzyonu sağlayan mikro delikli plakalar
  • Çıkarılabilir ara plaka sayesinde ayarlanabilir kapasite
  • Pişirme sonunda otomatik kapanma
  • 60 dak.lık zaman ayarı
  • Çıkarılabilir ve bulaşık makinesinde yıkanabilir hazneler
  • Su seviye göstergesi.
  • Egzotik Hint masalları sofralara taşındı


    Villeroy&Boch'un sonbahar için hazırladığı yeni koleksiyon desen ve renkleriyle dikkat çekiyor. Bone China porselenden üretilen New Wave Premium modeline, çarpıcı renk ve desenleriyle Hindistan'ın renkli kültürünü yansıtan Samarah (yumuşak ışık), Hint desenlerinin Avrupa perspektifiyle edilmesinin stilize edilmesinin bir ürünü.

    Litografi (taşbaskı) tekniğiyle egzotik kınası desenlerinin, Hint kültürünün çarpıcı ve sembolü renklerinin uygulandığı Samarah serisi, çarpıcı yemek ve çay kahve takımından oluşuyor. Seri, üç farklı renk alternatifine sahip. Beyaz porselen üzerine telkariyi andıran altın çizgilerle şal deseninin uygulandığı beyaz ürünlerle, saflığı ve şıklıkla bir arada sunuyor. Turkuaz ve kırmızı-bordo renkleriyle gösterişli bir kombinasyon oluşturan tabak ve fincanlar egzotik kurmak için ideal.

    Doğru aydınlatma ile huzurlu ortam


    'Güneş giren eve doktor girmez' sözü ne kadar doğru bilinmez ama doğru aydınlatma düzeni ile huzurlu bir ortam yaratılacağı kesin. Koltuklarınıza ya da duvarlarınızın rengine gösterdiğiniz özeni aydınlatmaya da gösterin.

    'Evim evim güzel evim' diyeceğiniz bir ortam yaratmak için sadece duvarların rengi ya da yer döşemesinin türü yeterli değil. Koltuklarınızı seçerken gösterdiğiniz özeni aydınlatma için de göstermeniz gerekir.

    İşte, dünyanızı aydınlatacak işlevsel ve dekoratif ışıklandırma için gerekli püf noktaları... Tavan yüksekliği aydınlatma seçiminde önemli bir unsurdur. Yüksek tavanlarda uzun modeller tercih edilirken, alçak tavanlarda daha kısa modeller uygun olur.

    Salonda gözünüz yorulmasın
  • Yan duvarlar ve tavandan yapılan aydınlatmalar holler için en kullanışlı çözüm. Duvarlardaki tabloları veya diğer dekoratif elemanları spotlarla aydınlatmak da mekana şıklık katar.
  • Oturma grubunun üzerinde tavana monte avizeler kullanmak, kuvvetli halojen lambalar yerine gözü yormayan sıcak renkli ışıklar seçmek ortaya başarılı sonuçlar çıkarır.
  • Lambader, abajur, aplik ve sarkıt aydınlatmalar mekana yumuşak ışık yayarlar. Bu tarz aydınlatmalar okuma köşeleri için de uygundur.


  • Banyoya neme dayanıklı ışık
  • Yatak odalarında dinlendirici ve göz kamaştırmayan başucu aydınlatmaları, giyinme odasında daha güçlü spotlar ya da tavana monte aydınlatmalar ideal seçimlerdir.
  • Banyolarda neme dayanıklı ürünler ve ayna üstünde aplik kullanmak aynadan daha net görüntü yansıması sağlar.
  • Mutfakların bol ışıklı olması tercih edilir. Bu yüzden mutfakta tavandan homojen ışık dağılımı, tezgah üstü ve dolaplarda ise spot kullanımı ile noktasal aydınlatma kullanılmalıdır.
  • Tuvalet masasının iki tarafına yerleştirilen parlak ışıklar makyaj yaparken daha net görüş sağlamanıza yardımcı olur. Ayaklı abajur yumuşakbir ışık kaynağı oluştururken, odadaki ölü köşeleri de ortaya çıkarır.
  • Duvara monte edilen ışıklar dinlenirken ihtiyaç duyulan hoş verahatlatıcı ortamı sağlar. Bu ışık duvar üzerindeki herhangi bir bozukluğu da ortaya çıkaracağından öncelikle duvarınızın dokusunu kontrol edin.
  • Yatak odanızda TV seti var iseparlak ekranla odanın karanlığı arasındaki kontrastı TV setinin arkasına koyacağınız küçük bir ışık kaynağıyla azaltabilirsiniz.
  • Spotlar doğru yerleştirildiğinde mekana şıklık kazandırır. Parlaklık rahatsız edici, yorgunluk verici olduğundan ışık kaynağı ile doğrudan göz temasına girilmemesine özen göstermek gerekir. 'Softone' ve 'halojen' ampuller ile bu anlamda etkili bir ortam sağlanabilir.
  • TV ekranına ampul ışıklarının yansıması engellenmelidir. Bu amaçla TV setinin yakınına çok güçlü olmayan bir ışık kaynağı yerleştirmek gerekir. Bu iş için klasik bir avize veya mum ampulleri kullanılabilir.
  • 31 Mayıs 2008 Cumartesi

    Mimaride cam...

    Mimaride cam...
    Sanat tarihinin eski mimari örneklerinde cama rastlayamayız. Mısır, Mezopotamya, erken Anadolu, İnka, Aztek, Pers ve Uzakdoğu gibi devleşen mimari örnekleri bunu doğrular.

    Bunun nedeni camın bulunuşunun mimari kadar eski olmayışındandır. Ayrıca cam buluşundan da mimariye geçiş sanıldığı kadar hızlı olmamıştır. Aradaki zaman farkına, camın pahalı oluşu ve mimaride kullanılacak teknik yapıya erişememiş olmasını neden olarak gösterebiliriz.

    Cam ile mimari arasındaki ilişki pek eski olmamakla birlikte yine bu ilişki fantastik olarak başlamıştır. Öyleki bir taş kafese doldurulan veya yerleştirilen cam parçaları mimariye önemli bir katkı da sağlayamadığı gibi yine önemli bir mimari elemanı olmaktan uzak kalmıştır.

    Bu uzaklık tabii ki camın ihtiyaç maddesi olarak mimariye sokulmasından sonra giderilmiştir. Şöyle ki, bir pencereden ışık elde edilirken dış etkenlere karşı camın ışık geçiren bir tampon vazifesi görmesi ve bunun sonraları estetik bir düzene yönetilmesiyle yani vitrayın türemesiyle başlar, hız kazanır ve gelişir.

    Ne var ki bu devirlerde cam yine lüks bir mimari elemanı olarak görünmektedir. Cam ancak pek şanslı sayabileceğimiz nadir yapılarda kullanılıyordu. Yani yaygın değildi. Bunun sebebi cam yapma tekniğinin belli kişiler arasında meslek sırrı olarak kalmasından, dolayısıyla tekniğinin hızlı bir gelişim sağlayamamasından ileri geliyordu.

    Yakın yüzyıllara kadar mimaride cam belirli boşluklara (pencere kapı v.b.) yerleştiriliyordu. Mimariye bir biçim vermekten uzaktı. Dış mimariden daha çok iç mimaride baskındı.

    Bilhassa ortaçağda ve sonraları mimaride camın görevi dini konuları tasvir eden, anlatan vs tanıtan ışıklı duvar resimleri oluşuydu. Daha yaklaşık bir deyimle dini konuların ışık yardımıyla mimari elemanlarda gösterilmesini sağlamasıydı.

    Camın yaygın olarak mimariye katılışı, mimaride kullanılışı birkaç yüzyılı aşmaz. İlle de mimariye biçim verişi ve mimaride taş, tuğla gibi ve onlardan daha önde bir malzeme gibi kullanılışı çok daha yakın yıllara rastlar.

    Artık bugün cam en önde gelen yapı malzemesi olmuştur. Bu nedenle mimariye biçim verebildiği gibi herhangi bir mimaride en ağır basan malzeme olmaktadır. Camın mimaride kullanılışı çeşitli yerlerde, çeşitli anlam ve fonksiyonlara dayanır. Bunları kısaca sınıflayalım:

  • Kaplama malzemesi olarak; gerek iç gerekse dış ortamlarda, tavanlarda ve döşemede harç v.b. malzeme ile yapıştırarak.
  • Bölme, ayırma veya kapatma malzemesi olarak; Çelik. alüminyum, bakır, kurşun gibi madeni, ahşap, beton veya alçı qibi çeşitli malzemelerden yapılmış konstrüksiyon önderliğinde. Saydam, yan saydam veya saydam olmayacak şekilde ve bir-iki mm. den cam tuğla kalınlığına kadar kapı ve pencerelerde, dış fasatlarda, kaplamada, mimaride iç hacim sağlama nedeniyle bölme duvarlarında paravan ve benzeri kısmî ayırmalarda.
  • Dekoratif yani süsleme elemanı olarak: Saydam, yarı saydam veya saydam olmayacak şekillerde: Pencere, kapı ve bölmelerde iç, dış duvar, tavan ve zeminlerde kullanılmıştır.


  • Bizi ilgilendiren resimciliğin, cam resimciliğinin bir sanatıdır. Bu her şeyden önce bir duvar sanatı, bir pencereleme sanatı, bir camın verebileceği renkli ve renksiz ışık sanatıdır.

    Mimari bakımdan olanakları duvarla açık yüzeyler arasında çeşitli değişiklikler skalasından meydana gelmektedir. Mimarinin ayrılmaz, kopmaz bir parçasıdır. Muvaffakiyetini mimari ile olan uyuşumu sağlar.

    Yerini ve ortamını bulamayan bir cam düşünülemez. Yapılacak işlem ancak ve ancak belirli bir yere göre olmasıdır. 12. ve 13. yüzyıl camlarının başarısı acaba nerede dersek, şüphesiz mimari düzenin camlar için elverişli oluşunda bulacağız.

    Galerie des Arts`da Theo Kerg "Geçirgen renkli müzik betonu ` diye adlandırdığı ışıklı duvarından söz ederken şöyle demektedir.

    “Negatif elemanlarda camlar yerlerini dışarı dönük boşluklarını içeri doğru alan betona bırakıyor. Oraya Styropor konarak akustik ayarlanabiliyor. Böylece bugün mimaride cam duvar olmanın yanı sıra bir akustik, bir ses ışık duvarı olabilmektedir.

    Özgün tasarımlara ikinci adres

    Özgün tasarımlara ikinci adres
    Kendine özgü çizgisiyle dekorasyon sektöründeki yerini koruyan Nil Ata Interiors, Nişantaşı'ndan sonra Addresistanbul Ev Dekorasyon Merkezi'ndeki yeni mağazasıyla hizmet ağını genişletti.

    Dekorasyon ve alışveriş kelimeleri aynı cümle içerisinde kullanıldığında birçoğumuzun kafasında aynı şey canlanıyor: Addresistanbul Ev Dekorasyon Merkezi. Önde gelen markalara ev sahipliği yapan merkez, dekorasyon meraklılarının trendleri takip etmeleri için periyodik olarak uğramaları gereken bir mekân.

    Addresistanbul'a gitmek için birçok sebep vardı ve geçerli bir sebep daha eklendi bunlara; Nil Ata Interiors'un yeni butik mağazasını görmek. Nil Ata'nın sahibi olduğu Nil Ata Interiors Nişanta-şı'ndaki mağazasında mobilya, aydınlatma, antika, aksesuarlarıyla açıldığı günden beri adından söz ettiriyordu.

    Butik konseptindeki mağazasıyla kendi tarzını ortaya koyan Nil Ata Interiors'un ikinci mağazası da Addresistanbul'da açıldı. Nil Ata İnteriors, içinde yaşayanların kendilerini özel ve rahat hissedecekleri şık mekânlar yaratmak için özenle seçilmiş mobilya, aydınlatma, aksesuar ve antika parçalardan en fazla iki ürün bulundurarak butik mağaza anlayışını yeni adresinde de sürdürüyor.

    Avangard ve klasik tarzlarda ürünler bulunduran markanın son koleksiyonunda Belçika'dan ithal edilen aydınlatma, ev aksesuarları, el yapımı yastıklar ve Kate Melon'un Nil ata Interiors için özel olarak tasarladığı somunlardan yapılmış büstler bulunuyor.

    3 Nisan 2008 Perşembe

    Perdelerinizi yenileyin...


    Perde ve tüller, evinizin karakterini belirleyen en önemli unsurlardandır. Dantel, tual, tafta, kadife, ipek ya da keten? Perdelik kumaşlar yaşam alanımızın arka fonunu oluşturmanın yanı sıra mahremiyetimizi de sağlıyor.

    Çizgili ve çiçekli perdelik kumaşlar bir arada son yıllarda çok moda. Perdelerinizi baharda yenileyecekseniz doğanın tonlarını pencerelerinize yansıtabilirsiniz.

    Panel perdeleri desenli tüllerle birlikte kullandığınızda salonunuzda modern bir atmosfer yakalayabilirsiniz. Büyük pencerelerde yerlere kadar uzanan kadife, tafta ve şönil kumaştan yapılmış perdeler kullanabilirsiniz.

    Baharla birlikte evlerin de yenileme zamanı geldi. Değişime perdelerden başlayabilirsiniz. Eğer tül ve perdelerinizi yenilemek istiyorsanız dikkat etmeniz gereken en önemli nokta, seçiminizin evinizin dekorasyonu ile uyum sağlaması olmalıdır.

    Modern mobilyalarla daha sade kesimli modelleri tercih edebilirsiniz. Eğer koltuk ve halılarınız desenli ise düz renkte abartısız tül ve perdeleri seçebilirsiniz. Klasik tarzdan hoşlanıyorsanız perdelerinizde kadife, tafta gibi ağır kumaşları kullanabilirsiniz. Doğal kumaşlardan yapılmış perde ve tülleri evinizin tüm alanlarında rahatlıkla kullanabilirsiniz.

    Bunlar ipek, ipek vual, pamuk ve keten kumaşlardır. Ancak bu kumaşlar bazı dezavantajlara da sahip. Işığa ve toza karşı duyarlı olan bu kumaşlar aynı zamanda çabuk da yıpranıyor. Ayrıca makinede asla yıkamamanız gerekiyor. Ancak tüm bu dezavantajlara rağmen her tür modelde güzel ve doğru etkiyi verirler. Doğal malzemeden dokundukları için hava akımlarını doğrudan alırlar. Aynı zamanda daha şık ve gösterişli dururlar.

    Perdelerin bakımı nasıl yapılmalı?
    Tül perdeler normalde yılda 4 kez yıkanmalıdır. Ancak sigara içiliyor, soba yanıyor ve kaloriferlere yakınsa yıkama sayısı 5 ya da 6'ya çıkarılabilir.

    Buruşmanın önlenmesi için camdan alınır alınmaz bekletilmeden yıkanması gerekir. Yıkanan tüller üst üste bekletilmeden hemen asılıp kurutulmalıdır.

    Tüllerin yıkanacağı su 30 dereceden fazla soğuk olmamalıdır. Kalın perdeler ile ince olmayan tüller ara sıra elektrikli süpürgeyle temizlenebilir.

    Eğer tülünüzün üzerinde leke oluşmuşsa önceden macun hale getirilen deterjan bu lekelerin üzerine sürülüp 1 saat bekletilmeli ve sonra yıkanmalıdır.

    Son yılların gözdesi ip perdelerle yatak odanızda romantik bir ortam yaratabilirsiniz. Perdelerinizi iki yanda toplamak istiyorsanız kordon ve püsküllerden yararlanabilirsiniz. Farklı desen ve renklerdeki perdelik kumaşlarla yaşam alanlarınıza enerji katabilirsiniz.

    İşlenmiş elyaf, viskon ve polyester dokumalar ise hem fiyat olarak uygun hem de makinede yıkanabilen kumaşlardır. Ancak sentetik oldukları için odayı iyi havalandırmazlar, bu nedenle rutubetli odalarda sentetik oranı düşük kumaşlar tercih edilmelidir. Bu tarz dokumalarda model çok önemlidir. Pilesi az ve düz modeller bu kumaşlar için doğru seçimdir.

    Model seçerken
    Odanızdaki pencerenin genel durumu perde modelinizi seçerken büyük önem taşır. Küçük pencerelerde sade model ve kumaşları tercih edebilirsiniz. Karanlık odalarda ise şeffaf açık renk tül ve perdeler seçebilirsiniz.

    Büyük pencereli odalarda ise yere kadar uzanan, uçuşan, iki üç çeşit perde kullanılabilirsiniz. Mekanın boyutları da oldukça önemlidir. Ufak bir göz aldatmacasıyla yaşam alanınızı daha büyük ve yüksek gösterebilirsiniz. Perdelerin takılacağı yerlerin de özenle tasarlanması gerekir. Her perde aynı biçimde takılmamalıdır.

    Tavandan ray üzerine geçirilecekse önünde mutlaka bir bordür bulunmalıdır. Bu bordür ahşaptan, alçıdan veya kumaşın kendinden dönerek yapılabilir.

    Klasik tarz ve renkteki perdelik kumaşlarınızı canlı renklerde tüllerle tamamlayabilirsiniz. Katlamalı tüllerle salonunuza farklı bir hava katabilirsiniz. Bu tülleri saten perdelerle tamamlamanız mümkün.

    Baharın canlı renklerini farklı tonlarda organze tüllerle yatak odanıza taşıyabilirsiniz. Klasik tarzdan hoşlanıyorsanız yatak odanızda saten ya da tafta perdeleri tercih edebilirsiniz.

    Odalara göre perde seçimi
    Salon: Büyük pencerelerde yerlere kadar uzanan düz renk tüller, kadife, tafta, şönil kumaştan yapılmış perdeler mekanı daha ayrıcalıklı gösterecektir.

    Salonlar için bordo, yeşil, altın sarısı ve tonları, kahverengi, kırmızı, bej tonları ideal seçim olacaktır. Kendinden desenli dokumalar klasik bir havayı yansıtırken sadece tül kullanılmış camlar modern ve ferah bir salon etkisi verir.

    Çocuk odası: Aydınlık, ferah ama sevimli mekanlar yakalayabilmek için ince dokunuşlu kumaşlar tercih edilebilir. Erkek çocukları için çizgi film kahramanlarının olduğu, kızlar içinse çiçekli desenli perdeleri seçebilirsiniz.

    Mutfak: Evin en çok hava ve ışık alması gereken yeridir. Kolay yıkanabilen sentetik dokumalar veya ahşap, alüminyum mikro jaluzi olarak satılan katlamalı perdelikler kullanılabilir. Kumaş olarak kısa düz, açık renk modelleri tercih edebilirsiniz.

    Yatak odası: Yere kadar uzanan ipek vual veya sentetik ipek, desenli dokuma tüller yatak odanız için uygun bir seçim olabilir. Kadife, ipek şantung, tafta, saten kumaşlardan yapılmış perdeleri de tercih edebilirsiniz.

    Malzemeye dikkat
    Özellikle sigara içilen ortamlarda hem koku, hem de renk değişimi açısından tül perdeler, kolay yıkanabilir bir malzemeden tercih edilmelidir.

    Bu nedenle polyester veya pamuklu-keten karışık tülleri seçebilirsiniz. Stor perdeler hem modern, hem de klasik bir mekanda kullanılabilir. Özellikle küçük mekanlarda ışık süzmesi sağladığı için uygun bir çözüm olabilir.

    Perdelerinizde zıt renkleri de bir arada kullanmanız mümkün. Canlı renklerde perde ve desenli tüllerle odanızın enerjisini yükseltebilirsiniz. Pileli perdelerin modası hiç bir zaman geçmiyor. Canlı renkleri kullanabilirsiniz.

    Perde asmak kolay sanmayın
    Gelişen teknolojiyle beraber perde asma yöntemleri de teknik ve stil açısından farklılık gösteriyor. Eskiden olduğu gibi sadece ray üzerine takılmıyor perdeler; kimi zaman bir boru üzerinden sarkıtılıyor, kimi zaman da katlanarak asılıyor.

    Ancak ister katlamalı olsun ister raylı, önemli olan seçeceğiniz perdenin pencerenize ve evinize uygun olması.

    Aksesuarsız olmaz
    Perdelerinizi iki yanda toplamak istiyorsanız, kordon ve püsküllerden yararlanabilirsiniz. Bunun dışında, korniş başları, saçak, braçol, taşlar da tercih edilen tül aksesuarları arasında.

    Tül deyince aklınıza sadece beyaz gelmesin. Renkli tüller mekanınıza farklı esintileri taşıyabilir. Perdelik kumaşlarda da canlı renkleri seçebilirsiniz.

    Turuncunun farklı tonlarıyla odanızda enerjik bir ortam yakalayabilirsiniz. Tülün vazgeçilmez rengi beyaz mekanlarınıza sadelik ve romantizmi taşıyor. Büyük çiçekli ya da geometrik desenli canlı renklerdeki perdeler mekanınızda modern bir hava oluşturmanızda etkili olabilir.

    Katlamalı tülleri hem modern hem de klasik yaşam alanlarınızda tercih edebilirsiniz. Tafta, şantung ya da saten perdelik kumaşları gerek salonunuzda gerekse yatak odanızda tercih edebilirsiniz.

    Kendinden desenli kumaşlar salonunuzda klasik bir hava yakalamanızı sağlayacaktır. Tercihinizi düz tüller yerine desenli ve renkli tüllerden yana kullanabilirsiniz.

    Broderi Narin’den kadife zerafeti


    Broderi Narin, yeni koleksiyonunda yer verdiği flok baskılarla, sıra dışı ve etkileyici bir efekt yaratıyor. Rengarenk organzalar ve tafta üzerine kadife görünümlü baskıların ön planda olduğu koleksiyon, yarattığı illüzyon ile kadifenin klasikleşen zarafetini modern zamanlara taşıyor.

    Broderi Narin, yeni koleksiyonunda sunduğu farklı seçenekler ile göz kamaştırıyor. Flok baskıyla pek çok farklı desenin yaratıldığı koleksiyonda, organza ve tafta üzerine yapılan baskılar, yumuşak ve parlak görünümleriyle, kadife hissi yaşatıyor.

    Flok baskı ile oluşturulan sıra dışı efektler, evlerde hem klasik hem de modern mekanlar yaratabilme olanağı sunuyor.

    Renk ve desen seçeneği açısından zengin flok baskılar, bölücü panel olarak kullanıldığında da mekana son derece modern bir görünüm katıyor. Koleksiyon, Broderi Narin’in İstanbul Mahmutbey’deki fabrika satış mağazasında satışa sunuluyor.

    Web: www.broderinarin.com.tr

    21 Mart 2008 Cuma

    Evinizin enerjisini yükseltin


    Hiçbir nefes baharda içimize çektiğimizden daha ferahlatıcı olamaz.Uzun ve sıkıcı kış günlerinden sonra artık hep birlikte yapabiliriz bahar dansımızı.

    Işık daha fazla ışık
    Kışa özgü ağır mobilyalardan, koyu renkli kumaşlardan kurtulmanın artık tam zamanı. İşe, rahatlamak için zamanımızın yaklaşık üçte birini geçirdiğimiz yatak odalarından başlamaya ne dersiniz? Perdeleri sonuna kadar açın ve huzur veren renklere sahip bir yatak örtüsü ile içinizi ferahlatın.

    Döşemelikleri hala değiştirmediniz mi?
    Eski döşemeliklerinizden uzun süredir kurtulmak istiyordunuz ve bir bahane arıyordunuz. Bahar bu yeniliğin bahanesi olsun. Sandalyelerinizi baharın renklerine bürüyebilir, çiçekli duvar kağıtları ile evinizi şenlendirebilirsiniz.

    Maliyeti azaltmak için evin tümünü yenilemek yerine yalnız bir odayı bahar havasına dönüştürebilir ya da bir köşe belirleyerek burada bir odak noktası oluşturabilirsiniz.

    Manzaranız bahçeniz olsun
    Eğer mobilyalarınız şöminenizin etrafındaysa yerlerini değiştirme vakti geldi demektir. Berjerlerinizi ve fiskos masanızı gökyüzünü, güneşi görebileceğiniz bir biçimde yerleştirin ya da eğer bir bahçeniz varsa bahçeye doğru bakacak biçimde pencere önlerine doğru kaydırın. Baharın enerjisin hissedin.

    İnce kumaşlara yönelin
    İnce ve tiril tiril kumaşlarla ruhunuzu da hafifletebilirsiniz. Canlı renkteki masa örtüleri, nevresim takımları ile yaşam alanlarınızı renklendirip ferahlatabilirsiniz.

    Mobilyalarınızla uyumlu olabilecek türden parlak düz, çiçek desenli ya da çizgili kumaşlar mevsime göre yenilik yaparken son derece pratik olabilir.

    Her mevsim aksesuar
    Evlerinizi bahara hazırlarken döşemelik ve mobilyalarla ilgili renkli değişiklikler yaptıktan sonra aksesuarları da elden geçirmeden olmaz.

    Mutfak dolaplarınızın kapaklarını açın, içlerinde ne var ne yok bir liste çıkarın. Rengarenk tabak, kase ve bardaklar yoksa vakit kaybetmeden edinin. Sofralarınızda da bahar şıklığı olması inanın çok hoşunuza gidecek.

    Sonra raflarınıza bir göz atın. Çiçek desenli vazo ve çerçeveleri sergileyerek yaşadığınız yere kolay yoldan renk ekleyebilirsiniz.

    Bir de bahar köşeniz otsun
    Baharı evlerimize taşımanın en kolay yolu doğanın canlı ve parlak renklerini sembolize eden mobilya ve kumaşları kullanmaktır. Siz de evinizin bir köşesinde böyle bir alan yaratabilirsiniz.

    Örneğin misafirlerinizi sıcak bir şekilde karşılayabileceğiniz bir antre düzenleyebilirsiniz. Parlak yeşil, pembe ve kırmızıların hakim olduğu bu alanda dış mekanda kullandığınız mobilya ve aksesuarlardan da rahatlıkla faydalanabilirsiniz.

    Düzen, düzen, düzen...
    Bir ortamın karakterini değiştirmenin vazgeçilmez yoludur düzenlemek. Renkleri davet ederken var olan fazlalıklarınızdan kurtulmak için depolama çözümlerini düşünebilirsiniz.

    Örneğin raflar, tekerlekli dolap üniteleri, hasır sepetlere yer vererek kullanmadığınız, ya da ortalıkta olup da gözünüzü rahatsız eden fazlalıklardan kurtulabilirsiniz.

    Bu gibi pratik çözümler için yer sıkıntınız varsa pencere altı, yanı ve merdiven boşluklarını değerlendirebilirsiniz. Örneğin pencere altlarına raf sistemleri monte ederek kitap, CD, dergi gibi kişisel eşyalarınızı bu alanda saklayabilirsiniz.

    Kış köşesi bahar köşesi olsun
    Kışı simgeleyen post ve ağır renklerde döşenmiş berjer ya da kanepenin yer aldığı kış köşesinden artık kurtulabilirsiniz. Postu kaldırıp yerine pastel renkli bir kilim koyabilir, berjerinize ise çiçek desenli, rengarenk desenlerle bezeli bir kılıf giydirebilir ya da açık renk bir kumaşla kaplatarak üzerine renkli yastıklar koyabilirsiniz.

    Pencerelerinizin etrafına ise sarmaşıklar dolayabilir, pencere içlerine rengarenk çiçek ve saksılar koyabilirsiniz.

    Ve elinize fırçayı alın
    Enerjinizi etrafınıza da yayın. Komşularınızı doğanın renkleri ile selamlayın. Bunun için bahçe çitlerini, dış kapıyı, balkonunuzu ve pencerelerinizi boyayabilirsiniz.

    Sonra mı? Sonra bütün kapı ve pencereleri açın açabildiğiniz kadar ve pencerenizin yanına yerleştirdiğiniz koltukta taze bitki çayınızı yudumlayın. İşte şimdi doğa ile aranızda hiç bir engel kalmadı.

    Kaynak: Evim Dergisi

    Mekanı farklılaştıran tasarımlar


    Casa’nın koltuk çalışmaları, modern ve klasik oturma alanları için farklı beğenileri bir araya getiriyor. Ürünlerde her türlü kumaş uygulamasını yapmak mümkün oluyor.

    Metal ayakları ve sempatik, içten formu ile Mondera; çağdaş bir berjer formu sergiliyor. Döner ayaklı olarak tasarlanan Miami; vücudu saran yapısı ve baş kısımlarındaki konfor artıran dizaynı ile iddialı ve şık bir çalışma.

    Grande’nin rahat oturma minderini, ergonomik sırt bölümü destekliyor. Metal ayakta döner mekanizma uygulanmış. Farklı dizaynı ile öne çıkan İris, modern bir yaşam alanına hareket katan renk seçeneği ile de beğeni topluyor. Bu modelde de döner ayak kullanılmış.

    Relax modelini ister oturmak için, isterseniz de ayaklarınızı uzatarak dinlenmek için kullanabiliyorsunuz. Baş kısmındaki rahat yastık, kısa kestirmeler için de ideal.

    Kaynak: Homeshowroom.com.tr

    Filli Boya'dan renk ölçer


    Boya sektöründe ilklere imza atan Filli Boya, ColorExpress renklendirme sistemine eklediği “Filli Boya Renk Ölçer” yeni bir dönem başlatıyor.

    Boyada Avrupa'nın en bilinen markası Caparol tarafından geliştirilen ve Filli boya tarafından Türkiye'ye sunulan ColorExpress Kişiye Özel Renk Üretimi, farklı renklerin kesin tanımlarının yapılabilmesini sağlayan bir sistem.

    İnsan gözünün algılayabileceği tüm renklerin eksiksiz ve kesin tanımını yapabilmek için, her rengin bulunduğu noktanın aydınlık, renk doygunluğu ve renk tonu alanları içindeki sayısal değerlerinin bilinmesi gerekiyor.

    Bu özel sistemle istenilen renk tonunu tanımlamak ve tüm renkleri elde etmek mümkün. ColorExpress Kişiye Özel Renk Üretimi ile; ister bir litre ister yüz litre olsun, istenilen renk, ton ve miktarda boya, Filli Boya'nın Renklendirme Merkezleri'nde kişiye özel olarak hazırlanıyor. Filli Boya Renklendirme Makineleri, daha geniş kitlelere ulaşmak için bayilere yayılıyor.

    ColorExpress renk makinesi olan bayilerde yeni bir hizmet ön plana çıkıyor. Filli Boya Renk Ölçer ile dilediğiniz yüzey okutularak 2 sn. gibi kısa bir sürede karteladaki en yakın renk bulunuyor.

    Hepimiz evlerimizde perdelerimizle, koltuklarımızla uyumlu duvar renklerimizin olmasını istemişizdir. Filli Boya Renk Ölçer pratik-kablosuz kullanımı ile bu hayalimizi gerçeğe dönüştürüyor.

    Tüm ColorExpress renklendirme makinesi hizmeti veren Filli Boya bayilerinde bu hizmet ücretsiz olarak veriliyor. Dilediğiniz kumaş, kağıt, mobilya vb. malzemeye uyan en yakın renk Filli Boya Renk Ölçer ile tespit ediliyor.

    Filli Boya Renk Ölçer LED sensörü teknolojisi ile içeriğindeki kartela renklerini tanımlaması son derece kolay. Bunun için Filli Boya Renk Ölçerin renk ölçümü yapılan yüzey üzerine çakıştırılması ve okuma yapılması yeterli.

    Dijital ekranda ölçüm yapılan yüzeyin en yakın rengi görünüyor. Filli Boya Renk Ölçer içeriğindeki 6.000 renk arasından Filli Boya 3D sisteminden renk ölçümü yapabildiği gibi, uluslar arası RAL, NCS gibi kartela renklerinden de okuma yapıyor.

    Yenilikçi bir tarz...


    İtalyan marka Viva Ceramica yeni koleksiyonunu oluştururken pek çok tasarımcıyla işbirliği içindeydi. Bunların başında gelen en önemli isimlerden biri de yarattığı Glam koleksiyonuyla adından söz ettiren Ulf Moritz'di.

    Royal Institute of British Architects'te düzenlenen bir organizasyonla yeni koleksiyonunu tanıtan Viva Ceramica'yı Ulf Moritz de yalnız bırakmadı. Almanya'da tekstil tasarımı eğitimi alarak bu konuda uzmanlaşan tasarımcı, dünyanın en iyi endüstriyel tekstil tasarımcıları arasında sayılıyor.

    Viva'nın en sıradışı koleksiyonu olarak kabul edilen Glam, markaya yeni bir soluk getirdi. Ulf Moritz, Glam'i yaratırken son derece yenilikçi bir tarz ve yeni bir tasarım çizgisi amaçlamış.

    Sadece 3 mm kalınlığındaki duvar kağıdı, her türlü kıvrılmalara dirençli bir şekilde tasarlanmış. Bu koleksiyon için Ulf Moritz'in hayali, sürekliliğin ve devamlılığın hâkim olduğu bir etki bırakmak olmuş.

    Viva'nın yenilikleri arasında akıllıca düşünülmüş başka koleksiyonlar da yer alıyor. Bunların başında Moroso'nun kreatif direktörü Patrizia Moroso'nun tasarladığı Black Flowers koleksiyonu ve Paola Navone'nin banyo demirbaşları tasarladığı Drops koleksiyonu geliyor.

    Web: www.cerviva.it

    13 Mart 2008 Perşembe

    Her zaman yaşayan sıcak mutfaklar


    Modern ve hareketli bir yaşam tarzınız varsa, günümüz modası parlak, renkli ve metal detaylı mutfaklar tam size göre diyebiliriz. Ancak tercihinizi yaşayan ve hiç eskimeyen bir mutfaktan yana kullanıyorsanız, masif ahşap modeller en uygun olanlardır.

    Mutfağınızda sıcaklık arayanlardansanız şanslısınız çünkü modern mutfaklar yerini yavaş yavaş ahşap mutfaklara bırakıyor. Hem malzeme, hem de model konusunda pek çok farklı seçenek bulabileceğiniz ahşap mutfaklarda ayrıca dilediğiniz renk kombinasyonunu da yakalayabilirsiniz.

    Modern tarzdan vazgeçmek istemiyorsanız, düz çerçeveli kapakları ve metal kulpları tercih edebilirsiniz. Eğer geniş bir mutfağınız varsa son dönemde çok moda olan Shaker tarzı mutfaklara yönelebilirsiniz.

    Farklı boya ve malzeme seçeneklerinin uygulandığı bu tarzda zengin aksesuar alternatifleri de bulabilirsiniz. Bütçenizi düşünerek hesaplı davranmak istiyorsanız dolap kapaklarınıza ahşap dokulu kağıtlar kaplayarak görünümünü değiştirebilirsiniz,

    Birkaç üniteyi yenileyin
    Renkli bir mutfağınız varsa bile birkaç ahşap detayla zenginleştirebilirsiniz. Böylece bütçenizi de fazla zorlamamış olursunuz.

    Karakterinizi yansıtın
    Açık renk duvarlar ve çalışma tezgahı ahşap mutfağın daha şık ve çarpıcı görünmesini sağlar.

    Klasik mutfak görünümü için
    Koyu ceviz kapaklar, mermer tezgah ve mozaik duvar karolarıyla klasik bir mutfak havasını yakalayabilirsiniz, Özellikle davlumbaz yanlarıNdaki asma dolaplarda simetrik yerleşim planını uygulayabilirsiniz.

    Depolama için iyi bir çözüm
    Anneannelerimizin bir zamanlar kullandığı tel dolaplar yeniden moda oldu. Siz de depolama için bu tarz bir dolabı değerlendirebilirsiniz. Ayrıca dolap raflarına asacağınız askılar bardaklarınız için farklı bir çözüm.

    Ekstra çalışma tezgahı
    Mutfağınızda yeterince alan varsa ortaya yerleştireceğiniz bir ada ünitesi ile fazladan bir çalışma tezgahına sahip olabilirsiniz.

    Pahalı bir görüntü yakalamak için
    Açık tonlarda meşe kapakları, koyu granit bir tezgah, parlak krom kulplar ve modern detaylarla olduğundan daha lüks ve zengin gösterebilirsiniz.

    Renklerle canlandırın
    Düz ve sade model mutfağınızı renkli kapaklarla canlandırabilirsiniz. Örneğin açık meşe kapaklar, mor tonları ile son derece uyumlu ve dikkat çekici durabilir.

    Çekici çiftlik evi havası yaratın
    Krem rengi lake kapaklı büfe tarzı üniteleri hasır sepetler ve ahşap detaylar kullanarak kır evi mutfağı havası kazandırabilirsiniz.

    Şık ve iddialı yaşam alanları...


    Oturma grupları üzerindeki uzmanlığını yeni modellerine de taşıyan Pano, şık ve iddialı yaşam alanları yaratan bir çizgide koleksiyonlarını geliştiriyor.

    Gerek aile sohbetlerinde, gerekse dost toplantılarında vazgeçilmez mekanlar olan salon ve oturma odası; işlevsel çözümlerin yanı sıra estetik sunumlara da en fazla ihtiyaç duyulan alanların başında geliyor.

    Pano’nun oturma grupları üzerinde edindiği deneyimle hayata geçirdiği 2008 koleksiyonu, farklı malzemelerin özgür kullanımı ile bu beklentileri yanıtlayan modelleri hayata katıyor.

    Markanın Avon adını verdiği modeli, kumaşın sıcak dokusunu ve canlı renklerinin gücünü arkasına alıyor. Yuvarlatılarak yumuşatılmış hatları ve rahat minderleri ile dikkat çeken tasarımda, gövde rengi ile oturma minderlerinin rengi arasında göz okşayan bir kontrast elde edilmiş. Ahşap ve kısa ayaklar, şıklığı tamamlıyor.

    Tornado’da karşımıza çıkan deri ve kumaş uyumunu, ahşap ayaklar bütünlüyor. Koyu renk deriye yer verilen kol ve sırt kısmı, oturma alanındaki açık renk kumaşlar ile kombine ediliyor. Farklı geometrisi ile mekanı dolduran Tornado, sunduğu geniş oturma alanı ile de ilgi görüyor.

    Pano koleksiyonunun estetik sunumlarından biri de Totem adını taşıyor. Ünitelerin sırt kısmında, ahşabın alışılmışın dışında kullanım şekli dikkat çekici. Tamamen kumaş üzerine kurgulanan döşeme formu, tek renk üstünde yapılandırılan bir estetik anlayışı da beraberinde getiriyor.

    Yatak odanız artık daha konforlu


    İtalya’da üretilen çok özel tasarımlara sahip gardırop ve yatak odası gruplarıyla dünyaca ünlü İtalyan markası Mercantini’nin 2008 Koleksiyonu, özgün ve keyifli modüler dekorasyon seçenekleri sunuyor.

    Türkiye distribütörlüğünü Sihir Mobilya’nın yürüttüğü İtalyan Mercantini’nin 2008 Koleksiyonu işlevselliği ve şıklığı ile dikkat çekiyor.

    Birçok yeni, yaratıcı tasarımı modern bir çizgide buluşturan Mercantini’nin 2008 koleksiyonunda yer alan gardırop ve yatak odaları, duvar sistemleri modüler sistem ile her eve özel farklı kombinasyonlarla özgün uygulama kolaylıkları sağlıyor.

    Koleksiyonda yer alan ürünlerini, işlevsellik ve görselliği bütünleştirerek yepyeni dekorasyon yaklaşımıyla sunan Mercantini’nin özellikle soyunma odaları transparan, kumlanmış füme ve damask desenli cam ile lakenin tüm renklerinde üretilen kapılarıyla ayrı bir çekicilik taşıyor.

    Soyunma odalarındaki kabinler, opsiyonel olarak kullanım rahatlığı sağlayan çeşitli boyutlardaki çekmecelerinden asansör askılıklarına, kemerliklerinden kravatlıklarına, pantolon ve etek askılığına varan özel aksesuarları ile kullanıcıya konfor yaşatıyor.

    İtalya’da üstün kaliteli üretimiyle milyonlarca kişi tarafından tercih edilen Mercantini’nin yeni koleksiyonunu beğenilere sunan Sihir Mobilya, arzu edenlere mimarlarıyla kabin ihtiyaçlarına özel çözümler getiren proje destekleri sunarak kişinin özel alışkanlık ve tarzına uygun pratik kullanımlar yaratıyor.

    Vestel'den 2008 ankastre serisi


    Vestel, yeni ankastre serisi sayesinde, ev dekorasyonu ile uyum içinde olan keyifli mutfaklar yaratıyor. Koku oluşumunu, kir birikintilerini ve gürültüyü en aza indiren tasarımlarıyla ön plana çıkan Vestel ankastre ürünler, doğadaki mükemmel uyumu mutfaklara taşıyan renk ve tarzlarıyla ev dekorunu tamamlıyor.

    Ankastre pazarının güçlü oyuncularından biri de Vestel. Markanın yeni ankastre serisinde polyvalante fırınlar, vitroseramik ocaklar ve bacasız ortamlarda bile çalışarak kokusuz mutfaklar yaratan davlumbazlar bulunuyor.

    İnox, beyaz ve siyah renk seçenekleriyle sunulan Polyvalante fırınlar, farklı pişirme fonksiyonları sunuyor. Modellerin 24 saat programlama özelliği ile pişirme süresini ayarlayama ve fırın çalışırken pişirme zamanına müdahale etme mümkün oluyor.

    Buz çözme, double ızgara ve evdeki miniklerin güvenliği için çocuk kilidi, özelliklerinden bir kaçı. Katalitik emaye iç duvarları ve emaye iç yüzeyi sayesinde kolayca temizlenebiliyor.

    Düz tasarlanmış yüzeyi sayesinde kolayca temizlenebilen Vitroseramik ocaklar ise çıkarılabilir ızgaraları ve ocakla birlikte sunulan özel ızgara tasarımı sayesinde, daha büyük tavaların da kullanımını kolaylaştırıyor.

    Üç farklı halkadan yayılan alevi sayesinde yüksek ısılar gerektiren yemeklerde mükemmel sonuçlar yaratan WOK gözlü vitroseramik ocaklar, özel aparatları ile oval tabanlı tavaların kullanılmasına izin veriyor.

    Markanın ankastre serisinde dikkat çeken bir diğer ürün grubu ise davlumbazlar. Karbon filtresiyle bacasız mutfaklarda bile mükemmel havalandırma performansına sahip olan ürünler, kolaylıkla çıkarılarak bulaşık makinesinde yıkanabilen hava filtrelerine sahip.

    Davlumbazla birlikte sunulan özel inox temizlik bezi yardımıyla temizlemesi son derece pratik olan davlumbazlar; kademeli emiş kapasiteleri ile ihtiyaçları karşılıyor.

    10 Mart 2008 Pazartesi

    Evinizi 3 adımda organize edin


    Eviniz ne kadar küçük olursa olsun, iyi düşünülmüş bir yerleşim, renk ve depolama planı ile üç adımda düzenli mekanlar yaratabilirsiniz.

    Ev içindeki alanları düzenlemek
    Evin en fazla kullanılan alanları kanepe, yemek masası, yatak ve eğer varsa şömine çevresi ile ilgili iyi bir plan yapmak, bu noktaları düzenlemenin en pratik yoludur.

    Kanepenizi iki kitaplık ya da herhangi iki raf sistemi arasına yerleştirmeniz düzenli bir görünüm elde etmenizi sağlar. Her eşyanın ayrı bir işlevi olmasındansa çift işlevli modüler mobilyalar tercih edin.

    Böylece bir komodini kahve masası olarak kullanabilir ya da sandıklarınızı sehpa olarak değerlendirebilirsiniz. Az eşya ile düzenli bir görünüm elde etmeniz daha kolay olur.

    Yatağınızın uzun kenarını duvara yaslayarak, gün içinde onu kanepe gibi kullanabilirsiniz. Yatak odanıza ayrı bir koltuk ya da kanepe koymanız gerekmeyeceği için mekanda ferah bir görünüm elde etmeniz daha kolay olacaktır.

    Eşyalarınızı nasıl depolayabilirsiniz?
    Çarşaf, battaniye ya da giymediğiniz kıyafetlerinizi yatak altlarında vakumlu torbalarda ya da toz geçirmeyen depolama kutularında saklayabilirsiniz.

    Görünmesini istemediğiniz yerden tavana kadar olan rafları saklamanın en güzel yolu, üzerine bir bedre çekmektir. Duvardan duvara, tavandan yere asacağınız perdelerle ferah bir görünüm elde edebilirsiniz.

    Dolap içi düzenleme üniteleri ve kutularla ortalıkta olan eşyalarınızı gizleyebilirsiniz. Özellikle irili ufaklı eşyalar karışıklığa sebep olurlar. Onlar için bu şekilde bir çözüm bulmanız düzeni sağlama konusunda yardımcı olur.

    Renkleri belirleyin
    En sevdiğiniz objelerin renklerine göz atın. Bu renkleri seçtikten sonra diğer mobilyalarınız ve aksesuarlarınızı ana renklerinizi tonlayacak biçimde seçebilirsiniz.

    Farklı malzemelerdeki mobilyaları boyayarak eşyalar arasında geçişi sağlayabilir, mekana ferah bir görünüm kazandırabilirsiniz. Düzen demek, beyazların hakim olması demek değildir. Mekana renk eklemek, ama yine de karışıklığı engellemek istiyorsanız, pastel tonları kullanın.

    Bu yaz perdeler kapalı olacak


    Baharın ayak sesleriyle değişim yolculuğu başladı. Duvarlar, mobilyalar, aksesuarlar... Şimdi sıra perdelerde. Silent Gliss'in ilham kaynağı olacak kadar iddialı Inspirations koleksiyonuyla evinizin ruh halini değiştirebilirsiniz.

    Tasarımcılar kendilerine yeni bir oyun alanı daha yarattı; perdeler. Bu kez klasik perdelerin pabucunu dama atacak yepyeni sistemlerle, rengârenk kumaşlarla evlerde Silent Gliss rüzgârı esiyor.

    Avrupa'nın ünlü perde ve kumaş markası Silent Gliss, perde anlayışına farklı bir bakış açısı getiriyor. Maison&Objet fuarında sergilenen Inspirations koleksiyonu, perdelerin evrim geçirdiğini fısıldadı. Özellikle sessiz işleyen ve katlanabilen yan saydam perde sistemleriyle dikkat çeken Silent Gliss, evleri romantizmle sarıp sarmalıyor.

    Mekâna farklı bir boyut katan katlanabilir perdeler lazer kesim tekniğiyle üretiliyor. Bu sezon koton kumaş kullanmayı tercih eden perde uzmanı, Avrupa'nın ünlü kumaş firması Kvadrafın tasarladığı kumaşlara da koleksiyonunda yer vermiş.

    Her tarz var
    Silent Gliss'te her tarz perde bulabilmek mümkün; klasik, dalgalı, katlanabilen, dikey kesit, dikey dalgalı, stor ve panel tipi perdeler. Kullanıcısına esneklik sağlamayı felsefe edinen Silent Gliss, size yaratıcılığınızı yansıtabileceğiniz alanlar sunuyor. Rengini, tasarımını ve kullanımını sizin belirleyeceğiniz perdeler, duruşlarındaki asaletle evlerinizin baş köşesine yerleşiyor.

    Dijital baskılar
    Her geçen gün daha da gelişen teknolojiden nasibini alan perdelere dijital baskı yöntemiyle istediğiniz resmi, deseni, fotoğrafı ya da motifi uygulatabilirsiniz.

    Güçlü görsel etkiye sahip perde sistemlerinin kontrolüne de siz karar veriyorsunuz. Perdelerinizi ister manuel olarak, isterseniz elektronik sistemle kumanda edebilirsiniz.

    Mozaik Metraj
    Adres: Çilekli Cad. No: 22 3. Levent İstanbul
    Tel: 0212-280 11 07
    Web: www.silentgliss.com

    Filli Boya'nın yeni renkleri


    Yeni sezon trendlerinden biri de bembeyaz mekânlar. Trend tahmincisi Francois Bernard'ın Maison&Objet fuarındaki Presgue La isimli standındaki gibi. Filli Boya'nın yeni renkleri de bu düşünceyi temel alıyor.

    Filli Boya'ya göre, yeni gelen yılla beraber koltuk, kanepe gibi mobilyalar ya da vazo, yastık gibi dekorasyonu tamamlayan aksesuarlar renkli olunca, duvarlarda sadelik de kaçınılmaz bir gereklilik.

    Açıklık ve aydınlığın rengi olarak bilinen, iyimser ve uzlaştırıcı olma özelliğiyle dikkat çeken beyaz renk, bu tarz mekânlarda tercih ediliyor. Gündüzün bir yansıması olarak bilinen beyaz, tek başına kullanıldığında gözü yorup algıyı azalttığından yalnızlığı sevmez.

    Mekânda kullanılan renge tamamlayıcı görevi üstlenerek kullanılması önerilir. Pozitif enerji yayar, her türlü duruma karsı olumlu yaklaşmayı beraberinde getiren bir özelliğe sahiptir, iç mekânda, odanız karanlık bir cephede kalıyorsa, mekânı aydın göstermek için beyazı kullanabilirsiniz.

    Moda, dekorasyon, mobilya ve tekstil sektöründe kullanılan moda renk eğilimi gereği, duvarlarınızda açık rengin yanında belli sütunları belirginleştirmek ya da geri planda kalan duvarınızın göze çarpmasını sağlamak için Filli Boya'nın renk kartelastndaki mor ve tonları ile kırmızıdan da yararlanabilirsiniz. Ancak salonunuzun dekorasyonunda dikkati dağıtıcı ve yorucu etkisi olan canlı renklerden uzak durmanız gerekiyor.

    8 Mart 2008 Cumartesi

    Küçük evler için özel tasarımlar


    Koleksiyon; gerek estetik, gerekse ergonomik açıdan en uygun kombinasyonlarla donattığı modelleri ile oturma rahatlığını üst seviyelere çekiyor.

    İster uzun bir günün ardından dinlenmek için olsun, ister keyifli bir hafta sonunda evde geçirilecek saatler için olsun; oturma ünitelerinin yaşama kattığı değerler oldukça fazla. Günlük yaşam içinde kanıksadığımız bu ürünler, eğer rahat, ergonomik ve estetik olmasalardı ne olurdu? Şüphesiz bu eksiklikleri giderecek arayışlar başlardı.

    Koleksiyon’un tasarımlarında genel olarak karşımıza çıkan olgular estetik, özgün dizayn, kaliteli malzeme ve işlevini en iyi şekilde yerine getirme kriterleri olarak belirginleşiyor. Faruk Malhan tasarımı Marakesh kanepe, ölçüleri ile apartman daireleri ve küçük evler için düşünülmüş özel bir tasarım.

    Klasik bir çizginin yeniden yorumlanması olan bu çağdaş çalışma, döşemesinde kullanılan küçük ve şık detaylar ile özgün bir forma sahip. Ayaklarında ve kollarında kullanılan yarı klasik çizgi ile ürüne nostaljik bir hava katılmış.

    Dinlenmenin kişiden kişiye değişen yolları var. Konfor beklentilerinin de öyle. Faruk Malhan’ın Ooolong tasarımı, uzanmak için oldukça ideal bir alan yaratıyor.

    Baş yastığı ve genel kıvrımları ile beklenen rahatlığı kolayca sunabiliyor. Model; metal ayakları ve ince, zarif yapısı ile iç mekanların etkileyici tasarımlarından biri olarak Koleksiyon çalışmaları arasındaki yerini alıyor. Modeli Studio Kairos imzalı Babylon dolap ünitesi ve Cavaletto paslanmaz çelik askılık tamamlıyor.

    Hepsi sizin için bir arada


    Siemens Ev Aletleri bir çok farklı fonksiyonu (ızgara, fritöz, barbekü, WOK’lu ocak, gazlı ve elektrikli ocak fonksiyonları) birlikte sunan ankastre Domino Serisiyle her türlü ihtiyaca kolayca çözüm sunan geleceğin pişirme sistemini tüketicinin beğenisine sunuyor.

    İster yan yana ve istenilen kombinasyonda, isterseniz ayrı ayrı monte edilen Domino Serisi, fonksiyonellikle şıklığı gündelik yaşamı kolaylaştıran bir çözüm halinde bir araya getiriyor.

    Serinin en farklı özelliği günlük kullanımda saklama ve yerleştirme sıkıntısı yaşatabilen fritözü yer tasarrufu sağlayan ve daha hijyenik olan ankastre seri içerisinde tüketicinin kullanımına sunuyor olması.

    ET 513501E model Domino Serisi büyük çelik kızartma kazanlı ankastre fritözün, 100-190 derece arası kademesiz ısı ayarlama özelliği katlanabilir saplı kızartma sepeti ve yağ boşaltma musluğu bulunuyor.

    ER511502E model Domino Serisi WOK’ lu ocak ise cam seramik yüzeyi ile inanılmaz şık. Fabrika çıkışı doğal gaz ayarlı olan WOK’ lu ocak, hem son derece güçlü bir ateşe hem de gaz emniyeti özeliklerine sahip.

    Serinin diğer bir ürünü olan ER512502E Domino Serisi gazlı ocak’ta cam seramik yüzeye entegre edilmiş 1’i güçlü, diğeri normal kademede çalıştırılabilen 2 ocak gözü bulunuyor.

    Her iki ocak gözünde bulunan gaz emniyeti özelliği ise rüzgarın ocak ateşini söndürmesi gibi durumlarda gaz sızıntısını önleyerek evinizde maksimum güvenlik sağlıyor.

    ET512502E Domino Serisi elektrikli ocakta ise 1 çifti halkalı, diğeri yıldırım hızlı 2 elektrikli ocak gözü bulunuyor. Ocağın 2’li atıl ısı göstergesi sayesinde hangi ocak gözünün halen sıcak olduğunu rahatlıkla anlayabiliyor ve isterseniz bu ısıyı yemeklerinizi ısıtmak veya sıcak tutmak için kullanabiliyorsunuz.

    Serinin en keyifli ürünlerinden biri hiç kuşkusuz barbeküsü. Farklı ritüelleri ve Türk mutfağı için kaçınılmaz olan ızgarayı gündelik yaşam içerisinde daha pratik hale getiren ET510501E Domino Serisi barbekü, döküm ızgara teli üzerindeki geniş alanıyla en geniş aileler ve en kalabalık misafirler için bile yeterli.

    İki adet birbirinden ayrı ayarlanabilir bağımsız rezistansı bulunan barbeküyü, arzunuza göre lava taşı ya da suyla kullanılabilirsiniz. Çelik ızgara küveti bulunan ocağın yağ tahliye musluğu da ızgaranın en sıkıntı yaratan kullanım temizlik işini çok kolaylaştırıyor.

    Web: siemensevaletleri.com

    Kendinden perdeli cam sistemleri


    2003 yılından beri sektörde faaliyet gösteren katlanabilir cam sistemleri üreticisi Zonex, yeni buluşu kendinden perdeli katlanabilir cam sistemleri ile sizlere pratik çözüm yolları sunuyor. Camlarını rahatça açabilmek ve yaşam alanlarını klasik perdelerle daraltmak istemeyenler, evlerini Zonex'in sunduğu kolay ve ferah yenilik iie tanıştırabilir.

    Nasıl oluyor da perde cama takılabiliyor?
    Klasik perde sistemlerinde kullanılan tavandan montaj yönteminin aksine bu tip camlarda üstten taşımalı sistem kullanılıyor. Perde ise, üst profilde yer alan bir alüminyum baza içinde gizleniyor.

    Böylece işlevselliğin yanı sıra görüntünün de kusursuz olması sağlanıyor. Stor perdeler camla birlikte hareket edebileceği gibi camdan bağımsız olarak istenilen seviyede açılabilir ya da istenildiğinde çıkarılabilir de.

    Kullanım kolaylığı
    Farklı mevsimlerde yaşadığımız mekanları da farklı şekillerde kullanmayı tercih ederiz. Örneğin bahar aylarında yeşili mekanlarımıza davet ederken, yazın deniz kokusu evlerimizi doldursun isteriz.

    Kendinden perdeli bu sistemle mevsimine göre mekanları tamamen açmak ya da tamamen kapatmak mümkün. Bu demek oluyor ki, ancak kullanıcının istediği miktarda ışık eve girebilir. Ayrıca katlanabilir özelliği ile rüzgarın yönüne göre evin içindeki hava akımı da ayarlanabiliyor.

    Temizlik ve bakım
    Bir ürünün kullanım kolaylığına sahip olması bir diğer deyişle kullanıcı dostu olması, onun bütün ayrıntılarının pratik ve kolay olması için planlandığını gösterir, istenildiğinde çıkarılabilme özelliği ile kendinden perdeli profillerde temizlik işlemi de son derece basit. Çıkarılan perdeler kolaylıkla silinebilir ya da yenisiyle değiştirilebilir.

    Zonex firması iki tip katlanabilir cam sistemi üretiyor. Üstten ve alttan taşımalı adı verilen sistemde camlar üstte ya da altta yer alan profille mekanik bağlantılıdır. Saplantıların mekanik olması uzun vadede sistemin dayanıklı, sağlam ve güvenilir olmasını sağlıyor.

    Neden Zonex?
    130 ülkede patenti bulunan Zonex'in, kendinden perdeli katlanır cam balkon sistemi dünya da bir ilk olmasının yanısıra kullanıcı dostu da olduğu için, pratikliğin yanı sıra işlevselliğe de hizmet ettiğinden tercih sebebi olabilir.

    Slowly adı verilen bir sistem sayesinde perdeli cam sistemleri ses yapmadan, yavaşça katlanabiliyor. Bu özellik perdenin uzun ömürlü ve dayanıklı olmasını da sağlıyor Mevsimleri iç mekanlarına da taşımak isteyenler kendinden perdeli cam sistemlerini tercih edebilir, rüzgara, ışığa yön verebilir.

    Zonex
    Web: www.zonex.com.tr
    Tel: 444 06 19

    6 Mart 2008 Perşembe

    Tasarım ve estetik bir arada


    Dünyaca ünlü tasarımcılar Pininfarina, Lucci ve Orlandini Snaidero ile Türk Mutfaklarında. En keyifli sohbetlerimizi yaptığımız, hayatımızı ‘tatlandırdığımız’ mutfaklarımız, estetik yanıyla güçlü Snaidero ile değerini arttırıyor.

    Mutfakların yaşamımızdaki önemi artıkça işlevselliğin yanı sıra tasarım yanı da önem kazanmaya başladı. Avrupa’da mutfak sektörünün bir numaralı ismi olan İtalyan Snaidero, son 15 yıldır Türk kullanıcılarına da hizmet veriyor.

    Hazır mutfak sektöründe yarım asırdan fazla süredir hizmet veren ve tasarımlarıyla Avrupa’nın bir numaralı mutfak üreticisi haline gelen İtalyan Snaidero firması; birbirinden şık ve kullanışlı toplam 18 mutfak modelini Kalamış ve Levent’teki showroom’larında Türk müşterilerinin beğenisine sunuyor.

    Dekorasyonda klasik çizgileri tercih edenler için “Geleneksel” seride geçmişin çizgileri günümüzün teknolojisiyle yeniden yorumlanıyor. Mutfağının sıcak atmosferini ön plana çıkarmayı tercih edenler için “Romantik” seride soft detaylar kullanılarak modern ortamlar yaratılıyor. Teknoloji ve tasarım trendlerinin takipçileri için “Çağdaş” seride ise en yenilikçi formlar çekici mutfaklara dönüşüyor.

    Ferrari, Maserati gibi markaların otomobil tasarımlarını yapan Pininfarina; tasarım yarışmalarından sayısız ödüle sahip Lucci ve Orlandini gibi dünyaca ünlü tasarımcıların imzasını taşıyan modeller özellikle exclusive mutfak kullanıcıları düşünülerek üretiliyor.

    Estetik değeri yüksek deri görünümlü mutfak modellerinden; işlevsel yanı yüksek özürlüler için tasarlanmış modellere kadar geniş bir ürün yelpazesi bulunuyor. Snaidero’nun hedef kitlesi ise 2.500 euro’dan 100.000 euro’ya kadar değişen fiyat aralığıyla; tasarım ve kaliteden vazgeçmeyen mutfak alıcıları.

    Fonksiyonel ve estetik objelerle zenginleştirilen mutfakların 10 yıl süresince garantisi de bulunuyor. Snaidero firmasında estetik değerlerin önemli olmasının yanı sıra doğaya duyarlı bir üretim anlayışı da rol oynuyor. Bu nedenle kapı ve raf sistemlerinde geri dönüşümlü materyaller kullanılıyor.

    Müşteri memnuniyeti anlayışıyla çalışan Snaidero’da; seçilen modeller farklı renk seçimleri ve eklemelere izin veriyor. Bu sayede üretilen mutfaklar, kullanıcıların yaşam tarzını da yansıtan bir stil unsuru haline geliyor.

    İstanbul’da son 2 sene içerisinde hayata geçirilen en başarılı konut projelerinde de yer alan Snaidero en son Toskana Villaları, Canan Residence, Incity, Millenium Konutları’nda tercih edilen marka oldu. Snaidero markasının varlığı yer aldığı büyük projelere artı değer katıyor.

    Yılın teknoloji tasarımı...


    Kaleseramik, 1000x3000x3 mm ebadında ürettiği Kalesinterflex ile Türkiye'nin en büyük, en hafif, en ince ve tek esneyebilen porselen seramiğine imza attı. Porselen seramiğin tüm üstün özelliklerini bünyesinde barındıran Kalesinterflex sırlı ve parlak yüzey alternatifleri, çevre dostu teknolojisi ve hijyenik yapısıyla da dikkat çekiyor.

    Kaleseramik, geleceğin ihtiyaçlarını şimdiden öngörerek, geleceğe hizmet eden ürünler yaratıyor. İnovatif yaklaşımıyla sektöründe gerek ürün, gerekse hizmet anlamında liderliğini her zaman ispatlayan Kaleseramik, Kalesinterflex ile bunu bir kez daha kanıtladı.

    Seramik karonun ötesinde "seramik levha" olarak nitelendirilebilen Kalesinterflex, 15 farklı renk seçeneği ile beraber sırlı ve parlak olmak üzere iki farklı yüzey alternatifi ve farklı desenleriyle kullanıcılarını tüm ihtiyaçlarını karşılıyor.

    Farklı üretim teknolojisi sayesinde porselen seramikte elde edilemeyen canlı renkler ise kullanıcıları yaratıcılığa davet ediyor. 3 mm ve 5 mm olarak iki farklı kalınlık ile üretilebilen Kalesinterflex, ayrıca plain, fit, laminex olmak üzere üç ayrı ürün grubu ile; uygulama yapılacak alan, uygulamanın şekli ve yüzey tercihine bağlı olarak geliştirilebiliyor.

    Parlak yüzey
    Kalesinterflex 50x300 cm'lik üretim boyutu ile dünyanın en büyük parlak porselen seramiği olarak üretiliyor. Aynı zamanda 12 kg/m2'lik ağırlığıyla yine dünyanın en hafif parlak porselen seramiği olmanın ayrıcalığını taşıyor.

    50x50 cm, 50x100 cm, 50x150 cm, 50x200 cm ve 50x300 cm'lik ebatları ve 15 çarpıcı Kalesinterflex ® rengi ile mekanlara farklılık katıyor.

    Ebatsal özgürlük
    Kalesinterflex'i uygulamalarda özel ve özgün kılan bir yanı da, üretim ebadının, dışında projelerin ihtiyaçları doğrultusunda kolaylıkla kesilebilmesi ve işlenbilmesi. Üstelik bu işlemler uygulama alanında seramik veya cam kesme makine ve aletleri ile pratik bir şekilde yapılabiliyor.

    Hafiflik, esneklik ve büyük ebat bir arada
    En çok aranan iki özellik yine Kalesinterflex'de bir araya gelmiş; büyük ebat ve hafiflik. Metrekarede 7 kg. ağırlığa sahip olan ürün, bu özelliği sayesinde bina ağırlığına binecek yükü azaltıyor ve mekanik konstrüksiyona uyum sağlıyor.

    Karo seramik ağırlığının metrekarede 16 kg, granit seramikte 20-30 kg, kompakt laminantta ise 12-18 kg olduğu dikkate alındığında Kalesinterflex, 7 kg ağırlığı ile sadece seramikte değil, kaplama malzemeleri genelinde de çok hafif bir ürün olarak dikkat çekiyor.

    Kalesinterflex aynı zamanda tek esneyebilen seramik olma özelliğini de taşıyor. 3 m uzunluğundaki Kalesinterflex plakanın esneklik yarıçapı 5,5 m.

    Kolay temizlenen yüzey teknolojisi
    Üretiminde kullanılan ham maddeler ve teknolojik üretim süreci sayesinde Kalesinterflex kimyasallara, her türlü iklim koşuluna ve solmaya karşı dayanıklı hale getiriliyor.

    Yüzeyinde bulunan ince, transparan sır tabakası ürünün leke tutmasını engelliyor ve kolay temizlenmesine olanak sağlıyor. Yüzde 100 porselen seramik olması nedeniyle de alev almıyor ve yanmıyor.

    Çevreyle dost
    Üretim aşamasında çevreye yaydığı karbon emisyonu, geleneksel üretim süreçlerine göre 1000 kat daha az olan Kalesinterflex çevreye duyarlı teknolojisi ile de bu çağın ürünü olduğunu ispatlıyor.

    Tamamen doğadan gelen hammaddelerle üretilen Kalesinterflex’in üretim aşamasında petrol türevi herhangi bir yakıt kullanılmayarak üretim elektrik enerjisi ile gerçekleşiyor.

    Seramiğin kullanım alanı genişledi
    Kalesinterflex sayesinde seramiğin kullanım alanı hayal gücünün erişebildiği tüm mekanlara genişledi. Kalesinterflex duvar ve zeminler ve diğer iç mekan tasarım elemanlarında kullanılmasının yanında, özellikle dış cephe kaplaması olarak öneriliyor ve tercih ediliyor. Ürünün hafifliği, işlenebilme kolaylığı atmosferik koşullara dayanıklılığı, sağladığı tasarım özgürlüğü Kalesinterflex'i, nitelikli projelerde kullanılabilecek güvenli ve özel bir ürün yapıyor.

    Kalesinterflex, seramiğin alışılagelen kullanım alanlarının dışına çıkarak mobilya uygulamaları, (ofis toplantı ve çalışma masaları, deskler) seperasyon panelleri (ofis içi bölücü paneller), yükseltilmiş döşemeler, hijyenik alanlar (hastane ve gıda üretim tesisleri duvar ve zemin kaplamaları, mutfak ve laboratuar tezgahları), modüler yapı sistemlerinde kaplama malzemesi olarak ve endüstriyel cephe kaplamalarında da öneriliyor.

    İspanyolca tasarım başkadır...


    İspanya'nın ünlü tasarımcıların imzasını taşıyan koleksiyonlara sahip en yeni markaları My Design ile Türkiye'de. İç ve dış mekân mobilyalarının yanı sıra aydınlatma ve eğlenceli aksesuarlar da var.

    My Design, İspanya'nın büyümekte olan
    taze ve deşifre olmamış markalarının Türkiye temsilciliğini üstlenerek ünlü tasarımcıların yenilikçi, yalın ve sade çizgilerde, yormayan formlarda tasarımlarından oluşan bir koleksiyon sunuyor.

    Jean Marie Massaud ve Patricia Urquiola gibi tasarımcılarla çalışan Viccarbe, dış mekân tasarımlarına imza atan Gandia Blasco, geniş bir aydınlatma koleksiyonu sunan Luzifer ve renkli aksesuar tasarımlarına sahip Mathmos, My Design bünyesinde Türkiye'ye getirilen markalar.

    Firma sahibi Mimar Merve Yöneyman'ın bu markaları seçerken dikkat ettiği en önemli nokta, ürünlerin ve markanın genel bakış açısının mimari anlayışı ile paralel olması. My Design'ın ana markası olan Gandia Blasco. Antalya'da Eren Talu imzalı Adam&Eve Hotel İstanbul'da Şuada ve Büyük Kulüp (Cercle d'Orient) projelerinin önde gelen markası olarak Türkiye'de adını duyurdu.

    Geçen yıl ikinci kez "Devion Plus Reward" ödülünü alan Luzifer'in tüm ürünleri doğal ahşaptan elde edilen polywood malzemesiyle üretiliyor. My Design bünyesine yeni katılan Viccarbe markası, ofis ve ev mobilyaları tasarımında Patricia Urquiola, Francesc Rife ve Jean Marie Massaud gibi tasarımcılarla çalışarak rahatlığın ön planda olduğu güncel hayat tarzına uygun öneriler sunuyor.

    Markaya ait ürünler, seçenek zenginliği ile birbirinden farklı ortamlara ayak uydurarak kullanıcıyla bütünleşiyor. Ayrıca Viccarbe modern ofis ve ev mobilyalarının istenilen ebatlarda üretilebilmesi, mimari uygulamalarda kullanılmak istenildiğinde doğru çözümler sunuyor.

    My Design
    Adres: Güvercin Sok. No: 19 Levent İstanbul
    Tel: 0212-282 32 00
    Web: www.mymimarlik.com

    Çiftlik evi stili...


    Mobilya
  • Pratik kullanımı olan ahşap mobilyalar tercih edin. Ahşap mobilyalarla birlikte vintage stili eski dire koltukları kombinleyin.
  • Demir-ferforje yataklar ve çekmeceli ünitelerle ferah çözümler yakalayın.
  • Oturumu rahat olan geniş kanepelerin yumuşak yastıkları, odanın davetkar olmasını sağlar.
  • Hardal rengi ya da yeşil gibi doğal oldukları kadar güçlü renklerde patine boyalı ahşap mobilyalar tercih edin. Deri ve koyu tonların arasında güçlü ve sıcak bir vurgu yaratmanıza yardımcı olur.



  • Kumaş
  • Tüvit kumaşlar her zaman çiftlik evinde tercih edilmesi gerekenler
  • arasında yer alır, Bunların şönillerle kombinasyonu ise atmosferi tamamlamanıza yardımcı olur.
  • Kumaşlarda hardal rengini sıcak yeşil tonlarıyla birlikte kullanın.
  • Yoğun kumaş süslemelerinden kaçının. Püskül, ponpon, embroderi gibi dekor uygulamaları birlikte kullanıldığında karmaşa yaratabilir.



  • Aksesuar
  • Hasır sepetler ile ahşap kutu ve sandıklar vintage stilinde saklama
  • yöntemi olarak uygulanabilir.
  • Antik aksesuarlar, eskitilmiş görünümlü seramikler çiftlik evlerinde sıkça tercih edilir.
  • Renklerin toprak tonları ve yeşil ağırlıklı olmasına özen göstererek sıcak etkiyi vurgu layabilirsiniz.
  • El yapımı doğal malzemeler; özellikle terakota saklama kapları, desenli natürel dokumalı masa örtüleri, yolluk ve kilimler her odada kullanmanız gereken başlıca unsurlar arasında yer alır.
  • 1 Mart 2008 Cumartesi

    Mutfakta düzen zamanı...


    Mutfak gibi kolayca dağılabilen mekanlar için düzen sağlamanın değişmez kuralı ortada biriken eşyalar için bir yer organize edebilmektir. Kavanoz, şişe ve deterjan gibi her an elinizin altında olması gerekenlere ihtiyacınız olduğunda kolayca ulaşabilmek için doğru ve işlevsel düzen şart.

    Pratik, akılcı ve fonksiyonel çözümler, evin en kolay dağılan ve karışan bölümü mutfakta kalıcı bir düzen sağlamanıza yardımcı olur. Mutfağınızın yerleşimini planlarken özellikle günlük ihtiyaçlarınızı göz önünde bulundurmanız, hangi malzemeyi ne sıklıkta kullandığınızı belirlemeniz düzen açısından önemli detaylardır.

    Örneğin en sık kullandığınız elektrikli ev aletleri, yiyecek kutuları ya da kavanozlar için tezgah üstünü değerlendirebilirsiniz. Ancak yeterince alanınız yoksa duvara monte edeceğiniz açık raf sistemleri de işinize yarayabilir.

    Kullanım kolaylığı için 5 temel öneri
  • Raflarınızı düzenlerken satın aldığınız ürünleri kullanım tarihi sırasına göre en eskiden en yeniye doğru sıralı bir şekilde yerleştirebilirsiniz.
  • Katlanır paketler dikey yerleştirdiğinizde daha az yer tutarlar.
  • Yeterince raf alanınız yoksa tezgah arası askı borularına asacağınız minik sepetler sarımsak ya da soğan gibi açıkta sakladığınız yiyecekleriniz için iyi bir çözüm olabilir.
  • Kuru gıdalarınız için şık ve dekoratif saklama kavanozlarını tercih edebilirsiniz. Ancak yağlanıp, tozlanmamaları için pişirme bölümünden biraz uzakta yerleştirmenizi tavsiye ederiz.
  • Sıcak suda erittiğiniz mayayı içlerinde artık yiyecek kokuları oluşmuş kavanoz ve kaplarda 12 saat boyunca bekletirseniz, istenmeyen kokuları da gidermiş olursunuz.



  • İşlevsel bir düzen için 6 pratik çözüm
  • Rustik tarzda bir mutfağınız varsa, gıdalarınızı kavanoz ve kutuları ile birlikte raflı dolap yerine tel dolap ya da çekmece içlerinde saklayabilirsiniz. Böylece hava sirkülasyonu kolayca sağlanmış olduğundan ve direkt ışık görmediği için yiyecekleriniz çabuk bozulmaz.
  • Kiler dolapları için en doğru yerleşim alt dolapların bitimi ya da köşelerdir. Özellikle kayar kapak tercih ederseniz içine ulaşmanız daha kolay olur. Kavanozlar, kuru gıda kutuları, makarna ve bisküvi paketlerini dolap içi çekmecelere koyarsanız hem daha sağlıklı saklamış olursunuz, hem de kullanım tarihlerini daha iyi takip ederek yiyecek israfını önleyebilirsiniz. En üst raflara daha az tercih ettiklerinizi yerleştirebilirsiniz.
  • Tam çekilebilen çekmece sistemleri dolap derinliklerinde yüzde 100 kullanım sağlayarak atıl alanların ortaya çıkmasını önlüyor. Uzun süreli saklama gerektiren yiyecekleriniz için sağlıklı bir ortam yaratırken deterjanlar gibi göze hoş görünmeyen malzemelerin saklanmasında da son derece kullanışlı.
  • Boy kiler dolapları için sabit rafların yanı sıra çekilebilir ray sistemli mekanizmalar da tercih edebilirsiniz. Özellikle çabuk bozulmayacak gıdaları saklamak için çok uygun olan bu sistemlerde kutu ya da paketlere açık çekmece yanlarından da kolayca ulaşabiliyorsunuz. Alt gözlere yağ ve süt şişeleri gibi daha ağır şeyleri koymanızı öneriyoruz.
  • Mutfağınızda yeterince alan varsa ada ünitesi kullanabilirsiniz. Çalışma tezgahına ek olarak kullanacağınız ada tezgahın alt kısmını da depolama için ayırabilirsiniz. Çekmece dolapları ve kiler mekanizmaları kullanabileceğiniz gibi açık raflarla dekoratif bölümler de yaratabilirsiniz.
  • Alt mutfak dolaplarınızın kör köşe bölümlerine yerleştireceğiniz döner tel sepetli sistemlere yiyeceklerinizin yanı sıra tencere, tava ve kaselerinizi de yerleştirebilirsiniz.
  • PÜF NOKTALARI

    Bakır Kapların Parlatılması
    Bir bezi sirke ile hafifce islatip, bakiri ovun. Kaplariniz piril piril olur.
    Balık Kokusu
    Balik kizarttiktan sonra mutfaga sinen kokuyu gidermek için bir kapta: 1 çay bardagi su ve 2 çorba kasigi sirkeyi kaynatiniz.
    Ceviz Lekesi Elden Nasıl Çıkartılır
    Eller önce 1-2 dakika kadar sirkeye batirilmis bir pamukla ovulur. Sonra da soguk suyla ovulur. Ardindan soguk suyla yikanir. Ceviz lekesi tamamen çikar.
    Domates Kabukları
    Domatesin kabuğunu kolay soymak için, kaynar suya daldırıp, bıçağın tersini domatesin yüzünde ağır ağır gezdirin.
    Ekmek
    Ekmekleri düzgün kesmek için bazen zorlaniriz, özellikle taze ekmek hemen hamur olur. Oysa biçagimizin ucunu biraz atese tutarsak daha kolay yapabiliriz.
    Kahve Nemli İse
    Türk kahvesinin nem aldigini farkederseniz, kahve dolu kavanozun içine 1-2 tane kesme seker koyun.
    Kavanoz Kapakları
    Ne kadar zordur sikismis kapaklari açmak. Oysa kapagi biraz ocak atesine tutarsaniz, kolayca açilir. Veya kaynar su dolu bir kaba, kavanozu ters çevirip, kapagini sokarak da ayni sonucu aliriz. Bir de kavanozun altindan kuvvetlice elimizle vurarak da sikisan kapaktan kurtulabiliriz.
    Kolay Soğutma
    Buzdolabiniz bozuldu, ya da artik bos yer yok. Temiz bir kovayi musluk suyu ile doldurun. Içine bir çorba kasigi sofra tuzu atin. Siseleri daldirin. Yeterince soguyacaklardir.
    Kuru Bakliyat
    Kuru bakliyatları bir gece önceden ılık suya koyun ve haşlarken içine biraz karbonat ilave edin.
    Limon Kabukları
    Suyunu siktiginiz limon kabuklarini atmayiniz.Çelik esyalarin, biçaklarin parlatilmasinda kullanabilirsiniz.
    Mayonez Hazırlama
    Mayonez hazırlarken eğer sos kesilirse, bir yumurta sarısını 2-3 damla sirke ile çırpın ve yeterli miktarda zeytinyağı ile koyulaştırın. Bu karışımı kesilen sosa çırparak yedirin.
    Mutfakta Tıkalı Lavaboların Açılması
    Lastik pompalarla dakikalarca açmak için ugrasmayin. Kaynar sodali su, tikali delikten dökülürse, tikali yer hemen açilacaktir.
    Mutfaktaki Haşerelerle Savaş
    Mutfakta özellikle dolaplarda dolasan hamam böcegi, karinca gibi haserati yok etmek ve bir daha gelmemelerini saglamak için bu haseratin dolastigi yerlere, dolaplara terebantin sürmek kesin yoldur.
    Patates Pişirmenin Püf Noktası
    Pisirme suyuna bir kasik sirke koyun. Hem rengi sapsari kalir, hemdaha lezzetli olur.
    Sıktığınız Limonları Atmayın
    Degersiz olarak gördügünüz limon kabuklarini günesli bir yere koyup kurutursaniz, iyi bir temizleme aracina sahip olursunuz. Bu kurumus kabuklarla, özellikle isli ve yagli mutfak esyalarinizi ovarken, sasirtici sonuçlar alirsiniz.
    Soğan Kokusu Ellerden Nasıl Çıkartılır
    Evvelden hasladiginiz patatesi mutfaktaki isiniz bitince elinize sürerek ovusturunuz. Bu isleme bes dakika kadar devam ediniz. Ellerinizdeki kokulari alip götürecektir.
    Soğan Soyarken
    Soğan soyarken gözlerinizin yaşarmaması için soğanı içi su dolu bir tasın içinde soyun.
    Soğan Soyarken
    Gözleriniz mi yasariyor? Sogani, içi su dolu bir tasin içinde soyun. Sikintidan kurtulursunuz.
    Soslar
    Tuz bazen sütü keser. Bu nedenle, beşamele ve diğer sütlü soslara, kıvamı bulduktan sonra tuz koyunuz.
    Tuzluk Tıkanıyorsa
    Tuzluklariniza biraz pirinç koyunuz.
    Yağlı Şişeler Nasıl Temizlenir
    Önce deterjanla yikayin. Sonra durulanan sisenin içine sodali su koyarak sallamaya baslanir. Bes dakika kadar sallanan sise çalkalanip bu sefer içine kahva telvesi ilave edilir. Bir süre bu sekilde sallanan sise kisa bir zaman sonra yaglardan tamamen temizlenmis duruma gelecektir.
    Yemeğinizin Tuzunu Fazla Kaçırınca
    Tencereye birkaç parça çig patates atin. Fazla tuzu çekecektir.

    YEMEK SÖZLÜĞÜ

    Alaca soymak--> Kabuklu meyve veya sebzelerde kabuğun birer parmak arayla uzunlamasına soyulmasına denir.
    Aperatif--> Yemekten önce iştah açıcı olarak alınan içki veya yiyeceklerdir.
    Aroma--> Meyvelerdeki hoş kokuya denir. Tatlı ve pastalarda güzel koku vermek amacıyla portakal, limon kabuğu rendesi veya vanilya kullanılır.
    Bağlamak--> Çorba ve yahni gibi sulu yiyecekleri koyulaştırmaya denir. Günümüzde daha çok nişasta ve krema en iyi iki bağlayıcı olarak kabul edilir.
    Barsama--> Güzel kokulu, yaprakları yemeklere konan nane ve yaban kekiğinin ortak adı.
    Benmari--> Bir tencere yarıya kadar sıcak su ile doldurularak ağır ateş üzerine oturtulur. Bu tencerenin içine daha küçük bir kap tabanı ve kenarları sıcak su ile temas edecek şekilde yerleştirilir. Yiyecekler bu ikinci kabın içine konularak pişirilir.
    Boca Etmek--> Bir kerede hepsini dökmek.
    Buket Garni--> Birbirine bağlanmış defne yaprağı, maydonoz, kekik.
    Çentmek--> Sebze yada meyvaları bıçakla dikine her yönde kesikler yaparak minik minik doğramak.
    Çeşni--> Yemeklerde farklı tatlar elde etmek için kullanılan çeşitli baharatlara denir.
    Demlemek--> Pişen yiyecekleri ateşten indirerek kapaklarını kapalı tutup kendi buharlarında dinlemeye bırakılması.
    Fiske--> Baş parmağıyla işaret parmağı arasında kalan miktardır.
    Flambe--> İkram sırasında hazırlanıp sunulan alevli yemek veya tatlılara verilen addır.
    Fondan--> Şekerleme haline gelmiş beyaz krema.
    Füme--> Kurutarak saklama yöntemlerinden biri. Et, balık gibi gıdaların ateş dumanında kurutulması.
    Gato--> Pastaların pandispanyasına verilen addır.
    Göz göz olmak--> Muhallebi, pilav gibi yemeklerin suyunu çektikten sonra üzerinde oluşan küçük oyuklara denir.
    Gratine Etmek--> Genellikle gratine edilecek yemeğin üzerindeki sosa rendelenmiş peynir serpilerek fırın ızgarasında kızartılması işlemidir.
    Harç--> Kullanılan Gereçlerin doğranarak karıştırılması.
    Islatmak--> Zor pişen kuru baklagillerin pişirme sürelerini kısaltmak için önceden su içinde bekletilmesi.
    Jelatin--> Toz yada tabaka halinde satılan bir kıvam verici.
    Karanfilli Soğan--> Kabukları soyulmuş soğana 2-3 diş karanfil saplanarak bazı yemeklerin haşlaması sırasında kullanılır.
    Kef--> Kaynatılan yemeğin üzerinde istenmeyen kısımların oluşturduğu köpük.
    Konkase Domates--> Kaynayan suya atılan domatesler kabukları çatlamaya başlayınca çıkarılır, soğuk suya atılır böylece kolayca kabukları soyulur. Domatesler ikiye kesilip çekirdekleri çıkarılır ve tavla zarı büyüklüğünde doğranır.
    Közlemek--> Izgara veya kömür ateşinde sebzelerin kabuklarıyla pişirilmesi.
    Krim--> Taze, dinlenmiş sütün üzerinde biriken yağlı kısım.
    Kuzu Gömleği--> Kuzunun karın kısmındaki iç organlarını göğüs kafesindeki organlardan ayıran zar kısmı.
    Labne--> Hiç tuzu olmayan yumuşak krem peynir. Daha çok tatlılarda ve pastacılıkta kullanılır.
    Lapa--> Taneli gıdaların genellikle pirinç suyuyla kaynatılarak bulamaç haline getirilmiş şekli.
    Marinat--> Et yemeklerine lezzet katmak veya yumuşamalarını sağlamak için taze ot ve baharatlardan hazırlanan sıvılar.
    Meyhane (Beyaz)--> Eşit miktarlada un ve yağ kullanılarak hazırlanır. Yağ eridikten sonra unu ilave edip tahta bir kaşıkla karıştırarak ağır ateşte pişirilir.
    Meyhane (Kahverengi)--> Bu meyane de aynı biçimde yapılır. Ancak daha uzun süre pişirilerek meyanenin açık kahverengi bir renk alması sağlanır.
    Nektarin--> Şeftali ağıcına erik aşılanarak elde edilen şeftali tadında tüysüz meyve.
    Özemek--> Birkaç şeyi birbirine karıştırıp iyice çırparak yoğunlaşmasını sağlamak.
    Pastörize--> Besinlerin özel cihazlarda 65 derece kadar ısıtılarak birdenbire soğutulmasıyla, içindeki mikropların öldürülmesi işlemi.
    Pembeleştirmek--> Yağda kavurarak rengin dönmesini sağlamak.
    Plaki--> Bol sarımsak, soğan, domates ve zeytinyağı ile pişirilen yemek türü.
    Poşe Etmek--> Yiyeceğin kaynama noktasının altındaki sıcaklıkta pişirilmesidir. Kullanılacak sıvı bir taşım kaynadıktan sonra altı kısılarak kaynaması durdurulur.
    Silkme--> Çeşitli sebzeler ve etle pişirilen bir tür sıcak yemek.
    Soğan Piyaz--> Kabukları soyulan soğan ikiye kesilir. Kesilmiş yüzü altta kalacak şekilde kesme tahtasına konur. Birbirine paralel çok ince dilimler halinde kesilir.
    Sote Etmek--> Eşit parçalara ayrılmış sebze veya etin sürekli karıştırılarak kahverengileşinceye kadar pişirilmeleri.
    Tavuk Ütüleme--> Tavuğun tüylü kısımlarının aleve tutularak tüylerinin yakılarak yok edilmesi.
    Terbiye Etmek--> Hazırlanan karışımda bir süre bekletilerek yumuşaklık ve lezzet kazandırmak; veya yemeklerin suyuna un, yumurta, limon gibi Gereçleri ekleyerek koyulaşmasını sağlamak.
    Tuzlama--> Yiyeceklerin bir süre bozulmadan saklanmasına yarayan yöntem ve bu yolla hazırlanan yiyecek.
    Yedirmek--> Bir sıvının kendisinden daha yoğun kıvamda olan bir maddeye eklenerek karışımının sağlanması.