CLICK HERE FOR THOUSANDS OF FREE BLOGGER TEMPLATES »

31 Ocak 2008 Perşembe

Sevgililer Günü için özel kampanya


Broderi Narin, 14 Şubat Sevgililer Günü için özel bir kampanya gerçekleştiriyor. Broderi Narin’in koleksiyonunda yer alan kırmızı ve tonlarındaki tüm ürünler için, İstanbul Mahmutbey’deki Fabrika Satış Mağazası’nda, 7-14 Şubat tarihleri arasında yüzde 30 indirim uygulanıyor.

Broderi Narin, Sevgililer Günü için ‘Romantik Kırmızı Kampanyası’ gerçekleştiriyor. Sevgililer Günü öncesindeki hafta boyunca sürecek kampanyada Broderi Narin, koleksiyonu içinde yer alan kırmızı ve tonlarındaki tüm ürünler yüzde 30 indirim avantajıyla sunuluyor.

Kampanyaya, Broderi Narin’in, tül ve perdede günümüz trendlerini yansıtan zengin çeşidinin yanı sıra, yatak örtüsü, yastık, runner gibi ürünler de dahil ediliyor.

Romantik Kırmızı Kampanyası, Broderi Narin’in, farklı zevk ve beklentilere yanıt veren 3000’e yakın ürün ve deseni buluşturduğu, Mahmutbey Taşocakları Caddesi üzerindeki 1000 metrekarelik fabrika satış mağazasında uygulanıyor.

Broderi Narin’in renk ve desen çeşitliliği ile müşterilerine görsel bir şölen sunduğu fabrika satış mağazasında, yeni sezon koleksiyonlarının yanı sıra, dünyaca ünlü diğer markaları taşıyan ithal ürünler de yer alıyor.

Web: www.broderinarin.com.tr

Serel'den yeni koleksiyonlar...


Serel tarafından hayata geçirilen yeni koleksiyonlar, seramik kaplamalardan dolaplara dek farklı alternatifleri banyolarla buluşturuyor.

Seramik kaplamalarında yeni koleksiyonunu Petra, Dante, Luce, Verda, Orca ve Morella serilerinden oluşturan Serel, banyolardan salonlara dek bir çok mekana sesleniyor.

Mekanları olduğundan daha geniş gösteren seramik kaplamalar, temizlenmesi kolay ve aşınmayan bir yapıya sahip olması nedeniyle yıllarca kullanılabiliyor.

Markanın yer karoları 33x33 ve 40x40, duvar karoları ise 25x33 ve 25x40 ebatlarında üretiliyor. Dikdörtgen ölçülere sahip karolarda da 25x50 ve 30x60 ölçülerindeki modeller, yakın zamanda piyasaya çıkarılacak. Serel seramik kaplama koleksiyonu, markanın banyo ürünleri ve aksesuarları ile de şık bir uyum sergiliyor.

Tasarımları, renkleri ve çizgileri ile bir bütün oluşturan ürünler, estetik açıdan etkileyici banyolar oluşturulmasına olanak veriyor. Son zamanların trendi olan tekstil desenleri de bünyesinde toplayan kuruluş, farklı beklentiler için granit ürünleri de beğeniye sunuyor.

Aşınmaya, çizilmeye ve lekelenmeye karşı dayanıklı oluşu, kaymazlık özelliği, şık görünümleri, ürün çeşitliliği, zengin ebat ve renk alternatifleri; Serel imzalı granit kaplamaların avantajları arasında yer alıyor. Ürünler konut içi dekorasyonların yanı sıra bahçe, balkon ve teras gibi mekanlarda da kullanılabiliyor.

Kuruluşun yeni banyo markası olan Spil Serel'de ise dar alanlar için geliştirilen minimal banyo mobilyaları dikkat çekiyor. Ahşabın sıcaklığını banyoya taşımak için kullanılan ahşap görünümlü cleaf malzemesi de bu alanda bir ilk olarak tanımlanıyor.

Modellerde hijyenik, ergonomik ve fonksiyonel yapıya özen gösterilmiş. Dar alanlarda istenen boyutlarda üretilebilen Spil Serel modüler banyo mobilyaları; ıslak bezle kolaylıkla temizlenebiliyor. Tasarımlarda oranj, bordo, sedef beyazı, antrasit ve İtalyan cevizi olmak üzere altı farklı renk seçeneği bulunuyor.

28 Ocak 2008 Pazartesi

Dekorasyonda son moda dağınıklık


Evinizi baştan yaratma işinde kararlı mısınız? O halde son trendleri bir gözden geçirin... Mesela bu senenin dekorasyon eğilimlerinde geriye dönüş söz konusu. 70’lerin plastik objeleri yine başköşede ama doğal malzemeler, etnik objeler, tahta eşyalar ve doğal renkler de etkisini hissettiriyor. İşte, evini trendlere uygun bir hale getirmek, yenilemek isteyenlere ev modası.

Evin her alanı için farklı trendlerden söz etmek mümkün. Farklı kültürlerden, farklı zamanlardan ayrı ayrı etkileniyor evler. 2005 itibariyle evlerin nasıl görüneceğini kısaca şöyle özetleyebiliriz: Geçmiş yılların dekorasyon çizgileri yeniden karşımıza çıkıyor, evlerde eskiye dönüş yaşanıyor. Minimalizmin etkisinin iyice zayıfladığı, renklerin yeniden ortaya çıktığı hippi evler ağırlığını koyuyor dekorasyon dünyasına.

Hazır giyimdeki trendlerin dekorasyonu da etkisi altına aldığı bir dönem bu. Etnik-otantik tarz, doğal malzemeler, doğal renkler evlerde de baş köşeye kurulacak. Minimalizmden sıkılanların alternatifi 1970’lere dönüş akımı da, rengarenk plastik objeleri, geometrik şekilleri evlere taşıyor.

Doğal malzemelerden yapılmış objeler özellikle bahçeli, müstakil evlere çok yakışıyor. Hasır sepetler, hasır koltuklar, ahşap sandalyeler, vazolar, küllükler yazlık evlerde olduğu kadar, evde doğallık ve rahatlık isteyen şehir insanlarının da tercihi.

Cilasız bile kullanılan ahşap mobilyalara metal veya cam malzeme eşlik ediyor. Bahçeniz yoksa balkonunuza alacağınız bu tarz bir masa sandalye takımı veya küçük ahşap objelerle de deniz kıyısında bir yazlık veya dağ kulübesi etkisi yaratabilirsiniz.

1960 ve 70’lerin bol detaylı, aksesuvarlı, rengarenk, karışık dekorasyon modası minimalizme savaş açmış durumda. Retro tarzdaki küçük aksesuarlarla, fazla masraf yapmadan evinizi eğlenceli, neşeli, enerjik bir ortama dönüştürebilirsiniz.

Canlı renklerdeki ev eşyalarını seviyorsanız, bu tarzda istemediğiniz kadar çok çeşit bulabileceğiniz mağazalar var. Lolipop gibi görünen şeffaf malzemeden yapılmış sandalye, masa, sehpa, kutular, çerçeve, kitaplık, CD’lik ve süs objeleri ilk göze çarpanlar. Philippe Starck bile son dönemde pleksiglastan yapılmış objeleriyle tasarım dünyasına şok üstüne şok yatıyor.

Geçen yaz kıyafetlerimizin en popüler deseni olan puantiye bu sene evleri terk edecek gibi görünmüyor. Plastik sandalye ve sehpalardan, tabak-çanak, çatal bıçak gibi mutfak eşyalarından, küçük elektrikli aletlere, puflardan abajura her şeyin puantiyelisi var.

Son yıllarda sade çizgiler ve tek renkli modeller ilgi görse de, her dönemin vazgeçilmezi çiçekli tabaklar da popülerliğini geri kazandı. Mobilyalarda değişik geometrik şekiller ve tek renkli kaplamalar çok moda. Büyük minderli, geniş ve uzun kanepelerde ise hálá açık renkler daha çok tercih ediliyor.

27 Ocak 2008 Pazar

Duvarlarınıza hareket katın...


Dekoratif desenler geri döndü, dolayısı ile kalıplar da böylece duvarlara hareket eklemenin ucuz ve çok yönlü bir yolunu sunuyor.

Geri dönmeyen tek şey baskın kontrast renk kullanımları, bu nedenle kalıp oluşturmak için bir ekiple çalışmak ve "solmuş" bir görüntü elde etmek için boyanın bir kısmını çıkarmak gerekir.

Tek başına olmamanız işinizi kolaylaştırır. Çünkü siz kalıbı oluştururken, boya çabucak kuruyarak "solma" efekti yapmanıza olanak vermeyebilir.

Yalnızca az miktarda boya kullanın ve sonra eskimiş görüntüsü vermek için kalıp oluşturulmuş alana sıkıştırılmış eski çay peçetesiyle ya da pamuklu bir eşarpla hemen hafifçe dokunun. Bir sonraki kalıp alanına geçmeden önce önceki kalıp alanının kurumasını bekleyin.

Kalıp işi kolay
  • Kalıbın arkasına sprey yapıştırıcı sıkın.
  • Bu kalıplar çok büyük olduğundan onları duvara tutturmak için bant kullanın ve avucunuzu kullanarak tümünü duvarda düzleştirin. Küçük bir miktar boyayı temiz bir kaba dökün, fırçanın uçlarını boyaya bastırın ve boyanın çoğunu kenarına sıyırın.
  • Fırçayı devamlı küçük hareketlerle saatin ters yÖnünde döndürün. Çok fazla "doldurmayın".
  • Boyama işlemini bitirir bitirmez kalıbı dikkatle duvardan sıyırın. Tamamen kuruduktan sonra, ikinci kalıbın ızı yerleştirin ve devam edin.
  • Romantik dekoratif ve kıpkırmızı


    Watsons 14 Şubat'a romantizmin doruklarında başlamanız için özel ürünleri ve fiyatları ile yepyeni seçenekler sunuyor. 14 Şubat Sevgililer Günü için birbirinden şık, keyif dolu ve romantik, dekoratif ürünlerle sevgilinizin kalbini çalın.

    Üstelik Watsons'ın kalpli hediye seçenekleri oldukça ekonomik fiyatlı. Kalp şekilli mumdan fotoğraf çerçevesine, duvar süsünden anahtarlığa her şey kıpkırmızı ve aşk dolu.

    Sevgililer Günü'ne özel Watsons ürünleri ve fiyatları:
    Kalp Şekilli Mum. (6'lı) 5,99 YTL
    Kalp Şekilli Fotoğraf Çerçevesi. 7,99 YTL
    Kalp Şekilli Anahtarlık. 7,99 YTL
    Kalpli Jel Sticker. 3,99 YTL
    Kalp Duvar Süsü. (24 cm) 3,99 YTL
    Kalp Duvar Süsü. (3'lü) 2,99 YTL

    26 Ocak 2008 Cumartesi

    Yataş plazma tv üniteleri...


    Mobilya, yatak ve ev tekstili ürünleri ile evinizi yuva yapan her şeyi sizin için tasarlayan Yataş; aksesuar koleksiyonunda da iddialı.

    Yataş’ın ev dekorasyonu ve aksesuar koleksiyonunda ilk kez yer alan kaliteli, şık ve ekonomik Plazma TV Ünitelerine 33 YTL’den başlayan taksit seçenekleriyle sahip olabilirsiniz.

    Hayatınızın en keyifli ve mutlu anlarını geçirdiğiniz yuvalarınızda; yaşama alanınızın düzenini kurarken size en büyük desteği ve kolaylığı sağlayan Yataş; Plazma TV Ünitesi seçenekleriyle birbirinden farklı zevk ve ihtiyaçlara çözüm sunuyor.

    Günlük yaşamın bir parçası olan televizyon teknolojisinin son noktası plazma TV’ler; TV izlemeyi görsel ve işitsel bir şölene dönüştürürken, Yataş’ın yeni Plazma TV Üniteleri hayatınızın baş köşesindeki yerini alacak kadar modern ve fonksiyonel.

    Yataş’ın zeytin ve wenge renk seçeneklerine sahip Plazma TV Üniteleri, özel tasarım CD ve DVD kutularıyla kaliteyi ve fonksiyonelliği bir arada yaşatırken, kendi evinizde sinema keyfinin en heyecanlı anlarını yaşamanıza yardımcı oluyor.

    Evinizin tarzı, kendi stiliniz ya da plazma TV modeliniz ne olursa olsun, Yataş’ta mutlaka size özel tasarlanmış bir Plazma TV Ünitesi bulunuyor.

    Yataş’ın yepyeni Plazma TV Ünitesi koleksiyonuna; uygun fiyat aralığında, peşin fiyatına, uzun vade seçenekleriyle; üstelik vade farksız olarak tüm Yataş Showroomlarından ulaşabilirsiniz.

    24 Ocak 2008 Perşembe

    Sempatik ve kullanışlı bir mutfak


    Küçük ve kullanışsız bir mutfağınız var ve sempatik olduğu kadar her ihtiyacınıza cevap verecek bir mutfak hayali kuruyorsunuz. Hayallerinizi gerçeğe dönüştürecek her türlü fikir, uygulamanız için sizi bekliyor.

    Eğer yeriniz darsa; üste mini fırını, alta da mini bulaşık makinesini monte edebilirsiniz. Mutfak işlerine meraklı olanlar, özellikle büyük ve konforlu bir alanları olsun isterler.

    Fakat çok küçük metrekaraler de bile sempatik ve kullanışlı bir mutfağa sahip olmanız mümkün. Yapmanız gereken önce mutfakta en çok neye ihtiyacınız olduğunu saptamak, daha sonra bu eşyaların yerleştirileceği alanı yaratmak ve son olarak da yerleşimi planlamak.

    Aydınlatma
    Özellikle küçük alanları rahatlatmak için, iyi bir aydınlatma sistemi kurmak şart. Kuvvetli ve ışığı genele yayan bir ampulle bu işi kolaylıkla çözebilirsiniz. Mekanda görmek istediğiniz rengi de, lambanızın dış kısmı yansıtacaktır.

    Mini fırın
    Mutfakta pişirme ünitesi olarak setüstü ocak kadar gerekli olan fırının da mini boyunu tercih etmelisiniz. İster börek, ister balık ister çeşitli yemekleri pişirmekte oldukça ihtiyaç duyacağınız mini fırının, yarattığınız mekanda tahmininizden çok daha az yer kaplayacağını göreceksiniz.

    Set üstü ocak
    Nasıl bir pişirme ünitesine sahip olmak istediğinize karar verdikten sonra ürün seçme işine girerseniz, doğru tercihi yapmanız daha kolay olacaktır. İsteğinize göre gazlı veya elektrikli alternatifleri olan set üstü ocaklarla her çeşit yemeği pişirmeniz mümkün. Yerden kazanmak için iki gözlü olanlarını tercih edin.

    Masa
    Alanınız ne kadar küçük olursa olsun, ihtiyacınıza cevap verecek fonksiyonel bir masa mutlaka gerekecektir. Mümkün olduğunca küçük ama işlevsel bir açılır kapanır masayı nişin önüne koyarak hem yemek yeme alanı, hem fazladan tezgah alanı, hem de dekoratif bir görünüm yaratabilirsiniz.

    Bulaşık makinesi
    Sudan tasarruf etmek ve hijyenik bir temizlik sağlamak için bulaşık makinesi kullanmak şart. Alanınızın durumuna göre bu makinelerin küçük boyları da mevcut ve oldukça kullanışlı.

    Eviye
    Boyut ve şekline göre birçok evye seçeneğini yapı marketlerde bulabilirsiniz. Özellikle yuvarlak olanları bu gibi ufak alanlarda oldukça kullanışlı ve görsel anlamda da şıklığı yakalamanızı sağlıyor.

    Küçük alanda kullanışlı bir mutfak yaratmak zor diye düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Siz de mutfağınız için pratik çözümler bulup uygulayabilirsiniz.

    İlk aşama
    Nişi hazırlamak için öncelikle elektrikli aletlerinizin sığacağı kadar bir alan yaratın. Eviyenizi ve set üstü ocağınızı koyacağınız tezgahı ebatlara uygun olarak kestirin. Su ve elektrik bağlantılarını yaptırmanız için bir tesisatçı ve elektrikçiye ihtiyacınız olacak.

    Bulaşık makinesi ve eviyeyi su borularına bağlatmanız gerekiyor. Set üstü ocak ve fırın için de çoklu bir topraklı priz taktırmalısınız. Tezgahınızın üzerine eviye ve bataryasını yerleştirip bağlantılarını yaptırın. Daha sonra ise bulaşık makinesi ve fırınınızı onlar için ayırdığınız bölmelere yerleştirin. Böylece ilk aşamayı tamamlamış olacaksınız.

    İkinci aşama
    Çalışmanın zahmetli ve zor olan inşaat kısmı tamamlanıp elektrikli aletler yerleştirildikten sonra artık sıra mutfak eşyalarınızı yerleştirmeye geldi. Yerden kazanmak için duvarları mümkün olduğu kadar değerlendirin ve raf sistemlerini kullanın.

    Su ısıtıcı, narenciye sıkacağı, espresso makinesi, blender gibi küçük elektrikli ev aletlerini tezgahınızın üzerine yerleştirebilirsiniz. Sabahları kahvaltı yapabileceğiniz ya da akşamları birşeyler atıştırabileceğiniz küçük ebatlı masanız için de bir yer planlamayı unutmayın. Tüm bunları gerçekleştirdikten sonra üçüncü aşamaya geçebilirsiniz.

    Üçüncü aşama
    Bütün hazırlıklar bittiğine göre sıra mutfağınızda neşeli bir atmosfer yaratmaya geldi. Renkli bir mutfak istiyorsanız beğeninize, stilinize uygun aksesuarlarla dekorasyonu tamamlayabilirsiniz. Duvarları da istediğiniz renkte herhangi bir duvar kağıdıyla kaplayıp tarzınıza uygun işlevsel bir mutfağa sahip olabilirsiniz.

    Duvar kağıdını sudan ve buhardan etkilenmeyen cinste seçmeniz daha uygun olacaktır. Alanınız dar olduğu için masanın yanında büyük bir sandalye kullanmak yerine küçük bir tabureyi tercih edebilirsiniz. Bunları tamamladıktan sonra artık mutfağınız kullanıma hazır.

    Batarya seçimi önemli
    Batarya, şüphesiz en önemli mutfak aparatlarından biri. Seçim yaparken işinizi en rahat halledecek olanları seçmenizde fayda var. Birçok modeli olan bataryaların duşlu modellerini tercih ederseniz hem daha az su harcamış olursunuz, hem de daha pratik bir temizlikle zamandan kazanırsınız.

    Çelik eviye için temizlik önerileri
    Eğer mutfağınızda çelik bir eviye kullandıysanız temizliği sağlamak için deri veya microfiber biz bez kullanmanız gerekiyor. Böylece su tanelerinin yarattığı lekelerden rahatlıkla kurtulabilirsiniz. Ayrıca ovma deterjanlarından uzak durmalısınız. Eviyenizin çizilmesine sebep olur.

    Mutfak gereçleri çok kullanışlı
    Mutfakta her an elinizin altında olması gereken bazı aletler, yemek yaparken size oldukça kolaylık sağlayacak. Bu aletler düşündüğünüz kadar yer de tutmuyor. Onları dolaplara saklamak yerine duvarınıza asabilirsiniz.

    Yerden kazanmak için bunları yapın
  • Çalışma alanı olarak düşündüğünüz tezgahı mümkün olduğunca geniş tutun.
  • Tezgahın üzerini gereksiz aletlerle doldurmayın ve kendinize rahat bir çalışma alanı bırakın.
  • Aksesuarlarınızı az ve öz seçin. İhtiyacınız olanından fazla elektrikli alet kullanmayın. Birçok işi bir arada yapan robotlardan faydalanın.
  • Duvarınızda uygun boşluğunuz varsa aksesuarları asmak için duvara çakılan boruları kullanın. Yerdeki kalabalığı duvara taşırsanız size daha ferah bir alan kalacaktır.
  • Doğru aydınlatmayla daha ferah bir alan yaratın.


  • Alanı optimum kullanmak için
  • Tezgahı çalışma alanı olarak kendinize saklamak için küçük set üstü ocakları tercih edin.
  • Ocağınızın üzerini daima kullanın.
  • Küçük ebatlı tencereleri tercih edin.
  • Az ve öz pişirme elemanı kullanın. Her malzemeden bir adet edinin.
  • Ek bir masa edinerek ikinci bir tezgah yaratın
  • Renk seçiminde yaratıcı olun...


    Bebeğinize oda hazırlarken, güvenliği tam olarak sağladığınızdan emin olun. Onun huzurlu bir uyku uyumasını istiyorsanız odada yumuşak renklerden ve doğal ışıktan sakın vazgeçmeyin.

    Anne-babalar çocukları için her şeyin en güzelini ve en iyisini ister. Daha bebekken bile çocuğuna çok güzel bir oda hazırlamaya çalışır ama her zaman doğru tercihler yapamaz. Kimi zaman güvenliği, kimi zaman da konforu göz ardı ederler. İşte her anne-babanın, en değerli varlıkları için hazırlayacakları odalarda mutlaka dikkat etmeleri gereken ayrıntılar...

    Karyola ve yatak
    Karyolanın korkulukları yuvarlak hatlı olmalıdır. Korkuluklarının boyunun, bebeğin ayağa kalktığında düşmesini engelleyecek boyda olmasına ve indirilip-yükseltilebilmesine dikkat edin.

    Ayrıca karyoladaki mekanizmalar, bebeğiniz tarafından kolayca sökülememeli. Bunun dışında, karyola içine, özellikle anti-bakteriyel ve doğal kauçuktan imal edilmiş lateks ya da orta sertlikte yarı ortopedik bir yatak koymayı tercih edin.

    Halı seçimi
    Mümkün olduğunca duvardan duvara halıdan kaçının. Özellikle ahşap kaplama üzerinde kullanabileceğiniz ve ara ara kolayca temizlenebilecek anti-alerjik halıları tercih edin.

    Işıklandırma
    Bebeğinizin odasına mümkün olduğunca bol güneş ışığı girdiğinden emin olun. Elbette bebeğinizin uykusunun etkilenmemesi için, direkt güneş ışığını engelleyici perdeler kullanabilirsiniz ama özellikle güneş ışığından bol bol faydalanın.

    Bunun dışında odanın aydınlatmasında direkt bebeğinizin gözünü rahatsız edebilecek ışıklandırma sistemleri kullanmayın. Bunun yerine soft ışıklar tercih edin.

    Güvenlik
    Duvara monte edilen aksesuarların yataktan olabildiğince uzak olan bölümlere yerleştirilmesinde fayda vardır. Elektrik tesisatının bebeğinizin/çocuğunuzun kolayca ulaşamayacağı yerlerden geçtiğine emin olun. Kapaklı prizler seçin. Ayrıca kablolu elektrik aksamlarını da bebeğinizin kolayca çekemeyeceğinden emin olun.

    İstenen her yerde şömine keyfi


    Konusunda dünyada lider firmalardan olan Glen Dimplex tarafından üretilen ve Tektaş’ın uzman ekibi tarafından Türkiye’de kullanıcıların hizmetine sunulan Optiflame Elektrikli Şömineler, baca gereksinimine ve kül, is, duman problemine son veren özel yapısıyla istenen her yerde şömine keyfi yaşanmasına olanak sağlıyor.

    Koleksiyonu oluşturan Plazma Serisi ve her türlü dekorasyona uygun mekanlar oluşturmaya imkan yaratan ankastre modellerin yanı sıra bağımsız ürünlerin de yer aldığı Giydirmeli Seri kullanıcılara farklı bir şömine dünyasının kapılarını açıyor.

    Plazma Serisi; duvara ister asılarak ister ankastre olarak gömülerek kullanılabilecek modellere sahip koleksiyonuyla kullanıcılara hayal ettikleri sıcak ve şık ortamları yaratma imkanı sunuyor. Gerçek şömine konforunu kullanım rahatlığıyla birleştiren koleksiyonda tüm modeller uzaktan kumanda ile kontrol edilebiliyor.

    Gerek klasik ve gerekse modern ortamlar için giydirme içerisinde kullanılabilecek ankastre ürünler ve bağımsız olarak dekorasyonda yer verilebilecek estetik modellerden oluşan Giydirmeli Seri, şöminenin sıcak dokunuşunu yaşanan mekana taşıyor. Çalışmayan doğal şöminelerin canlandırılması için de alternatif sunan bu seri ile keyifli şömine ortamları yaratılabiliyor.

    23 Ocak 2008 Çarşamba

    2008 trend raporu...


    Aydınlatmada yeni soluk
    Değişen aydınlatma konsepti ve bu alana yönelen ünlü tasarımcılar sayesinde klasik avizeler renk ve form değiştirip modern ve minimalist mekanlarda kullanılmaya, yalın beyaz cam sarkıtlar ise klasik mekanları biraz daha yumuşatmaya ve hafifletmeye başlıyor.

    Şeffaf cam girdiği değişik formlarla özellik kazanacak ve 2008 hayalleri zorlayan tasarımların senesi olacak diyebiliriz.

    Sezonun gözdesi: Rattan
    2008 yaz sezonunda daha katılımcı ve kendisini evinin bahçesinde de ifade etmek isteyen geniş bir kitle ile karşı karşıyayız. Son senelerde denenen sentetik rattan ve paslanmaz çelik hayatımıza daha çok girerek seçeneklerimizi arttıracak.

    Hammaddelerde yaşanan teknolojik gelişmeler sayesinde gerçeğinden ayırt edilemeyecek kalitede sentetik rattan örgüleri 2008'de görmeye başlayacağız.

    Doğaya saygılı tasarımlar
    Yakın bir geçmişte ürün tasarımı için pek dikkate alınmayan plastik türevleri, hak ettiği değeri kazandı. 2008 çevreci malzemelerin ve üretim yöntemlerinin öne çıkacağı bir yıl.

    Günlük yaşamın baş döndürücü hızında kendisine bir sığınak arayan kentli insanın ihtiyaçlarından doğan tasarımlarla karşılaşacağız ve 2008'de "kişiye özel tasarım" trendini sınırlı sayıda üretim adı altında izleyeceğiz.

    2008'e girerken
    60'lı ve 70'li yıllardaki tasarımların teknoloji ile yenilenerek üretimi geçerliliğini sürdürüyor. Ürünlerde beyaz ve siyah kimi zaman tek başına bazense birlikte kullanılıyor.

    Mekanın aksesuarlarla renklendirildiği yaşam alanları bu yıl en geçerli trend. Metaller, camlar ve aynalar ise sezonun öne çıkan temalarından. Bir diğer nokta ise tasarımcı ve firmaların çevre bilincini öne çıkartan ürünleri hayata geçirmeleri.

    Yeni eğilimler
    2007'de en belirgin özellik maksimalizmden minimalizme yeni bir eğilimin ortaya çıkması oldu. Biz neominimalizm oalrak niteledğimiz bu eğilimin ağırlığını arttırmasını bekliyoruz.

    Aydınlatmalarda swarovski kristal ve amber taşı gibi materyallerin kullanımı da göze çarpan önemli unsurlar arasında yer alıyor.

    Doku ve renk yeniliği
    2008 yılında Molteni&C'nin çokça kullandığı moda renklerden siyah, beyaz ve kahverenginin yanı sıra tropikal yeşil gibi canlı renkler de ön sıralarda yer alıyor. Parlak lake ise senenin gözde malzemesi. Kapaklar, komidin ve büfe yüzeylerinde bu malzemeye sıkça rastlayacağız. Ahşapta ise gri meşe, doğal meşe, venge ve egzotik bir ağaç cinsi olan Mutenye gibi dokularla karşılaşıyoruz.

    Mekana yeni bakış
    2008'de ofiste metal kulanımı artacak. Yangına dayanıklılığı, hafifliği, sağlamlığı ve kolay montj kabiliyetleri metal mobilyayı bu sezon ön çıkaracak.

    Nurus'un bu amaçla geliştirdiği yeni dolap ve komodin serileri tüm çalışma gruplarıyla uyulu bir şekilde kullanılabilecek. Beyazın hakimiyeti devam ediyor ve beyazların ahşap desenli kaplama seçenekleriyle kombine edildiği kompozisyonlar öne çıkıyor.

    Kontrastlar ve çağrışımlar
    Habitat olarak sizi desene forma ve renge farklı bir gözle bakmaya davet ediyoruz. Bembeyaz, çapraşık yüzeyli tasarımlardan, bir ormanın koyu derinliklerine götürecek etnik çağrışımlara yine bol kontrastlı bir koleksiyonla 2008'e merhaba diyeceğiz.

    Beyaz, safran sarısı, kiraz rengi, zeytin yeşili ve okyanus mavisini çizgilerle bir araya getirdiğimizde ortaya bol süprizli tasarımlar çıktı.

    2008'de parıltı modası ön çıkıyor
    Artık moda konusunda çevreye duyarlı tasarımlar hepimizin aradığı en önemli kriterlerden biri haline dönüştü. Roche Bobois'nın çevreye duyarlı koleksiyonlarından Legend serisi kimyasal hiçbir elementin kullanılmadığı ve el işçiliği ile üretilen yapısının yanı sıra klasik anlamda hakimiyetini sürdüren Neo-klasikler de 2008'in çok arananlardan arasında dikkat çekiyor.

    Tekdüzelikten uzak çevre dostu
    Tüketicilerin mobilya seçimlerinde çevre dostu ürünler aranaya başlaması ve bu isteğe üreticilerin de ayak uydurması ile sektör daha yeşil bir yön çizmeye başlıyor.

    Patricia Urquiola ve Hella Jongerius imzalı tasarımlarda eski zaman işçiliğini anımsatan detaylar ve çoklu renk kombinasyonları çok beğeniliyor.

    Sezonun dokuları
    2008 Kış-İlkbahar sezonunda yine brodeler göz dolduruyor. Bu etkileri döşemelik, perdelik ve tüllerde görmek mümkün. Yeni bir tarz ise ince keten tüllerin ve kumaşların üzerine uygulanmış belli belirsiz baskılar ve yine ince ketenler üzerine uygulanan kadife aplikler.

    Keten her zamanki gibi yine revançta fakat bunun yanında kadife alkantara, şönli ve düz dokuma kumaşlar ile ipek ve keten perdelikler dikkat çekiyor.

    Yenilikçi bir sezon
    2008 yılında koltuk gruplarında dokusuz kumaşlar ile desenli ve parlak teksil türleri öne çıkıyor. Renklerde ise kahve, gri ve siyah gibi tonların hakimiyeti mevcut.

    Casa'nın 2008 yatak odası gruplarında modern tasarımlı ferforje modeller en büyük yenilik olarak karşımıza çıkıyor. Yemek grupları ve duvar ünitelerinde ise lake uygulamalı venge ve açık meşe renkler 2008'de de yeni tasarımlar ile popülerliğini devam ettiriyor.

    21 Ocak 2008 Pazartesi

    Akıllı Ev Konforu

    Teknolojik yaşam konforu...
    Pioneer ve LG'nin Türkiye distribütörü DIGICOM, tasarım ve teknolojiğinin tüm olanaklarını müşterilerinin konforu için birleştiriyor.

    Teknolojideki ilerlemenin tüketicide oluşturduğu ihtiyaçlardan yola çıkan DIGICOM, hizmet verdiği evlerde kurduğu 'Ev Otomasyonu' ile evleri 'Akıllı Ev' haline getiriyor.

    DIGICOM 'Akıllı Ev' projesi ile bir evin tüm elektronik alt yapısını merkezileştirilirken, tek bir kumanda paneli ile kontrol ediliyor.

    Akıllı Touch Panel sayesinde tek dokunuşla bir dijital platformdan öteki platforma kolayca geçiş yapılabiliniyor; Tercihe göre Euro 1080, Luxe TV, TPS, Hotbird gibi tüm yabancı HD ve SD uydu yayınları aynı anda seyrediliyor.

    Tüm müzik sistemleri bu kumanda ile merkezileştiriliyor. Evde kullanılan akustik kaplamalar sayesinde ses yalıtımı mükemmele ulaşıyor. Bir dokunuş fiberoptik yıldız efektlerini tavanda devreye sokmaya yetiyor. Koltuk takımına entegre edilen sub simülatörleri ile seyredilen filmin programın tüm ritmi hissediliyor.

    Havanızı da ayarlayın
    Ev Otomasyonuna entegre olan 'Hava Tahmin Sensörü' sayesinde hava durumu, nem oranı ve rüzgârın şiddeti devamlı hesaplanıyor ve gerektiği noktada evin panjurları ve diğer koruyucu üniteleri devreye giriyor.

    Dört önemli mimarlık ofisi ile çözüm ortağı olarak anlaşan DIGICOM, ev içi eğlence sistemlerinin şık ve fonksiyonel olarak kullanılmalarına olanak sağlıyor.

    Fişte kalmış ütü artık dert değil
    Bticino My Home’un akıllı ev sistemi, uzaktan erişim ile evdeki kameralarla her şeyi izleme olanağı sunuyor. Evden en son ayrılan kişinin korkulu rüyası unutkanlık, artık geride kalacak. Zira, sistem, açık kalmış gazı kesiyor, panjurları kapatıyor hatta fişte kalmış ütünün çıkardığı sorunu bile elektriği keserek çözüyor.

    Sistem ebeveynlerden önce eve gelen çocuklara yalnızlığı hissettirmiyor. Aydınlık, ısınmış, TV’de en sevdikleri kanalın açık olduğu akıllı ev onları karşılıyor.

    Bticino My Home, kullanıcılarına gereksiz yere vakit kaybettiren rutin işlerden kurtulma imkanı sağlıyor. Sistem sayesinde evde çok daha kaliteli zaman geçirilebiliyor. Bticino My Home’un fiyatı ise 4 bin ile 15 bin Euro arasında farklılık gösteriyor.

    UNIQhome akıllı ev çözümü...
    Dünya elektrik devi Schneider Electric, UNIQhome çözümleri ile yaşadığınız mekandaki pek çok detayı tek bir kumandayla kontrol altına almayı vaat ediyor.

    Hem teknolojik hem estetik
    Yaşadığı mekana konfor kadar renk katmak isteyenlere de cevap verebilen Schneider, tek bir tuşa dokunarak duvarlarınızın rengini değiştirip neon ışıklarla evinize hoş bir ambiyans katabileceğiniz ultra modern ışık kontrol sistemleri efektlerini de UNIQhome ile hayatınıza katıyor.

    Evinizin içindeki tüm ihtiyaçlarınızın dahice çözümlendiği, hayatınıza konfor, güvenlik ve tasarruf katan unIQhome çözümleri sayesinde, evinizdeki pek çok detayı tek bir tuşla kontrol altına alabilirsiniz.

    UNIQhome ile DVD film izlemek istediğinizde yerinizden kalkmadan tek bir düğmeye basarak ışıkları önceden ayarlanmış seviyelere getirip dvd oynatıcı ve projektörü çalıştırabilmek “hayal” olmaktan çıkıyor. Bu sistem sayesinde uyumak istediğinizde yine tek bir kumanda tuşu ile storları kapatıp ısıtma sisteminizi “düşük seviye” moduna getirmeniz ve evin tüm ışıklarını söndürebilmeniz mümkün.

    UNIQhome, evinizin güvenliği ile ilgili tüm detayları da evinizde kullanacağınız tek bir kumanda veya evinizden uzaktayken cep telefonunuzla kontrol altına alma imkanı sunuyor.

    Evinizden çıkarken tüm ışıkları kapatıp alarm sistemini etkin hale getirmeniz ve hırsızlık, gaz kaçağı gibi alarm durumlarında cep telefonunuza ulaşacak bilgi aktarım fonksiyonunu etkinleştirmeniz için yapmanız gereken tek şey kontrol cihazınız üzerindeki programlanmış tuşa basmak.

    Evin içinde gerçekleştireceği ışık simülasyonları ve storları belli saatlerde açıp kapayarak siz uzaktayken bile evde hayat devam ediyormuş izlenimi sağlayabilen UNIQhome, evinizin güvenliğine katkı sağlamak konusunda da çözümler sunuyor.

    Sedna Priz Serisi Ürün gamında sıvaüstü yüksekliği sadece 0,8 cm olan ve 9 renk alternatifi bulunan Sedna Priz Serisi ile dikkat çeken Schneider, yaşadığı mekanda elektriğin fonksiyonuyla birlikte dekorasyonel anlamda da şıklık yaratmak isteyenler için şık ve zarif bir dekorasyon objesi sunuyor.

    Sedna Serisi’ndeki uzaktan kumandalı dimmer sistemi, bulunduğunuz yerden ışığın şiddetini kontrol etme ve hareket dedektörü ile gerektiği anda yürüdüğünüz mekanı aydınlatarak elektrikten tasarruf etme imkanı sağlıyor.

    En akıllı ev sizin olsun...
    Akıllı Ev Sistemleri, varolan yüksek teknolojisini daha da ileriye taşıyarak bizi şaşırtmaya ve konforumuza konfor katmaya devam ediyor.

    Dokunmatik kontrol panelleri (Vity Technology)
    Actıvo bir evi akıllı yapan en önemli özelliğin sistemin rahat ve kolay kullanılabilir olduğu düşüncesiyle Vity Technology'yi getiriyor evlerimize. Dokunmatik kontrol panelleri, 4-5 kumanda üzerinden komut vermemiz gereken durumlarda yaşadığımız sıkıntıdan kurtarıyor bizi.

    Mesela film izlemek istediniz. Dokunmatik ekran üzerindeki "sinema" komutunun üzerine dokunduğunuzda projeksiyon cihazı açılıyor, otomatik proje perdesi gizlendiği tavandan aşağıya iniyor, dvd cihazı çalışarak film oynamaya başlıyor. Eski sistemlerde dört kumanda üzerinden farklı işlemlerle izlemeye başlayacağınız film, artık tek dokunuşla ekranda.

    Çok bölgeli müzik sistemi (Russound)
    Çok bölgeli müzik sistemleri evin müzik merkezindeki müzik kaynaklarından herhangi bir tanesini evin herhangi bir bölümünde dinlemenizi ve kontrol etmenizi sağlıyor. Bu sistemler sayesinde her odada, bahçede, havuz kenarında bir müzik seti varmış gibi o odaya özel müzik dinlemek mümkün olabiliyor.

    Bir odada radyonun sevdiğiniz bir kanalını seçmişken başka bir odada cd arşivinizden istediğiniz parçayı dinleyebiliyorsunuz. Sistem, 6 hoparlör ve tuş takımları sayesinde sizi kablo sıkıntısından da kurtarıyor.

    Müzik bankası (Hard disk audio sen/er ve İPod)
    Cihaz, evdeki bütün müzik albümlerini içindeki hard diske kaydedebiliyor. Otomatik olarak internet üzerinden albüm ve şarkı isimlerini buluyor ve aynı anda birden fazla bölgeye hizmet verebiliyor. Böylelikle siz salonda klasik müzik dinlerken çocuğunuz odasında pop müzik dinleyebiliyor.

    Kontrol için dokunmatik panel kullanıldığında, şarkı isimleri üzerine dokunarak istenen müzik seçilebiliyor. Herkes kendi müzik albüm listesini oluşturup müzik türlerine göre listeler yapabiliyor.

    Activo
    Adres: Koşuyolu Muhittin Üstündağ Cad. Ali Nazım Sok. No: 6 Kadıköy, İstanbul
    Tel: 0216-428 81 13
    Web: www.activo.com.tr

    19 Ocak 2008 Cumartesi

    Boya yaparken dikkat edin...


    Boyanın kullanım alanlarına ve amaçlarına göre çok değişik özelliklere sahip olması gerekir. İyi bir boyada bulunması gereken özellikler:

    Örtücü olmalı
    Boyanın uygulandığı yüzeyi kapatması, yüzeyi göstermemesidir. Boyanın iki katta yüzeyi kapatması beklenir.

    Kolay uygulanabilir olmalı
    Boyanın, fırça ile uygulanırken, rahat bir uygulama ve sonuçta iyi bir yüzey görünümü etkisi bırakması beklenir

    Fiziksel etkilere dayanıklı olmalı
    Sürtünme, çizilme, silinmeye dayanıklılık.

    Kimyasal etkilere dayanıklı olmalı
    Sabun, deterjan, kola, yağ, meşrubat v.s gibi maddelere dayanıklı olması gerekmektedir.

    Atmosferik ve Özel Şartlara Dayanıklı olmalı
    Yağmur, güneş ve diğer atmosferik koşullara dayanıklı olması gerekir.

    Dekoratif olmalı
    Tüm bu özellikleri barındırmasının yanında dekoratif bir görüntü kazandırması beklenir.

    Boya cinsine göre özellikle neler olmalı?
    Dahili plastik boyadan beklenen özellik
    Bu tip boyalardan örtücülük, beyazlık, silinebilirlik, dekoratiflik beklenmektedir

    Harici plastik boyadan beklenen özellik
    Örtücülük, dış atmosferik şartlara dayanıklılık, solmamak, dekoratiflik.

    Sentetik boyadan beklenen özellik
    Örtücülük, fırça ile rahat uygulanması, parlaklık kalıcılığı, sararmama, solmama, silinirken sabun ve deterjanlardan etkilenmeme, dış koşullarda atmosferik şartlara dayanıklılık ve dekoratifliktir.

    Yukarıdaki özelliklere dikkat edilirse, dekoratiflik çok önemli bir özellik olmasına rağmen diğer özellikler boyanın uzun ömürlü olması ile ilgili olduğundan önem taşır. Bunun yanında uygun olmayan yüzey hazırlığı, boyanın hatalı uygulanması ve kullanılması, uygun olmayan hava şartları boyadan iyi sonuç alınmasını en az % 50 olumsuz etkiler.

    Ayrıca kullanılacak boyaların TSE standartlarına uygun olması istenmektedir. Su bazlı boyalarda TS 5808'e, sentetik boya ve verniklerin TS 39'a, dış cephe hazır sıvalarının ve boyalarının TS 7847' ye uygun olması istenmelidir

    Boya yaparken dikkat edilmesi gerekenler
    Boya yaparken fırça, rulo ne zaman kullanılmalı: Duvarlarda rulo ile çalışmak daha hızlı ve kolaydır. Duvarların kesişimlerinde, kapı, pencere vb ahşapların boyanmasında firçaya her zaman ihtiyaç vardır.

    Genelleme olarak şunlar söylenebilir; su bazlı boyalar için sentetik fırçalar, yağlı boyalar için doğal kıllı fırçalar, pürüzlü ve dekoratif yüzeyler oluşturmak için uzun tüylü rulolar, düz yüzeyler için çok kısa tüylü rulolar kullanılabilir

    Doğru boyayı nasıl seçersiniz: Boyanacak yerin rengine daha kolay karar verebilmek için en az 1 m²'lik alana uygulama yapılmalıdır. Mekanın ışık durumu göz önünde bulundurulmalıdır.

    Günün hangi saatinde hangi koşullarda mekanda bulunulacağı da düşünülerek ona göre değerlendirme yapılmalıdır. Bazı renkler doğal ışık ve elektrik ışığı altında tamamen farklı görünür. Seçilen rengin mekandaki eşyalara uyum sağlaması için boyalı alanın etrafına özellikle tercih edilen eşyalar konulup düşünülmelidir

    Duvarları boyamadan önce neler yapılmalı: Boyanın iyi sonuç vermesinde ön yüzey hazırlığı denen işlemler çok önemlidir. Kolay ve dayanıklı bir boyama için yüzeydeki eski boya ve kağıt kalıntıları çıkartılmalı, yüzey zımparalanıp oluşan tozlar silinmelidir.

    Kir ve lekeler deterjanlı su ile temizlenip bu kısımlar kurutulmalıdır. Küçük çatlak ve delikler uygun bir macun ile doldurulmalı ve ardından tüm yüzeye astar uygulaması yapılmalıdır. Astar kuruduktan sonra boya uygulamasına geçilebilir

    Duvarın ilk boyanması gereken yer: Duvarların birleşim yerleri ve kenarları parmak rulo ya da amaca uygun fırça ile boyanmalı, daha sonra büyük rulo ile geniş yüzeylere geçilmelidir.

    Eğer kenarlarda kestirme fırça kullanıldıysa, oluşan izler geniş rulo ile hafifçe taranarak yok edilebilir. Uygulamaların aynı yönde olması görüntüyü daha da güzelleştirir.

    Artan boya nasıl saklanmalı: Artan boyanın cinsine göre; (kabın içindeki boyanın havayla temasını kesecek şekilde) su bazlı ise su, solvent bazlı ise solvent eklenerek uzun süre saklanabilir.

    Boyamada kullanılan aletler nasıl temizlenmeli: Su bazlı boyalar için kullanılan aletler su ile temizlenerek, solvent bazlı boyalar için kullanılan aletler solvent ile temizlenerek doğal olarak kuruması sağlanmalıdır.

    Boya hangi oranlarda inceltilmelidir: Ambalajları üzerinde ve teknik bültenlerinde yazılı oranlarda inceltilmelidir. Her boyanın farklı inceltme oranı bulunmaktadır. Ayrıca inceltme oranı kullanılacak uygulama aletinin özelliklerine göre de değişmektedir

    Boyanın kurumasında dikkat edilecekler: Boya yapılan yüzeyin yağlı, kirli ve nemli olması, ortamın yeterince havalandırılmaması, yeterli oksijenin ortamda bulunmaması, hava sıcaklığı ve nemin uygun koşullarda olmaması, boya içine yanlış inceltici katılması ve kuruma dengesinin bozulması durumlarında kuruma geç olur.

    Bu, genellikle sentetik esaslı boyalarda rastlanan bir sorundur. Sentetik esaslı boyalar oksidasyon ile kurur. Yapıdaki, solventin (tinerin) buharlaşması için ve yapıya oksijenin girmesi için su bazlı boyalara göre daha uzun bir süreye ihtiyaç vardır. Bu nedenden dolayı, mutlaka lejant bilgileri doğrultusunda uygulama yapılmalıdır.

    Ayrıca sentetik boyalarda inceltici olarak kullanılan sentetik tiner yerine neft, gazyağı, selülozik tiner gibi çözücüler kullanılmamalıdır. Bu tip çözücüler, boyanın bağlayıcı yapısını bozup, geç kuruma probleminin yanı sıra daha birçok soruna neden olmaktadır.

    Geç kuruma sorunu yaşanan yüzeyde, tam kurumanın gerçekleşmesini bekleyip, bu sürede oluşan toz ve taneciklerin zımpara yapılarak ortamdan uzaklaştırılması ve üretici firmanın belirttiği koşullar dahilinde tekrar boyanması gereklidir

    Metal yüzey nasıl boyanmalı: Metal yüzeyler, havada bulunan oksijen ile reaksiyona girerek belirli bir süre sonra yükseltgenme-indirgenme reaksiyonu sonucu korozyona uğrar. Paslanma olarak bilinen bu reaksiyon sonucu, boya filmi zamanla parçalanır.

    Bu nedenden dolayı metal yüzeylere mutlaka oksijen ile teması kesmek amaçlı, korozyonu engelleyen astarın 2 kat uygulanması gerekir. Daha sonra astarlı yüzeye son kat sentetik boya uygulanmalıdır. Galvaniz, alüminyum, bakır yüzeylerin boyanma işleminde sentetik boyama sistemi kullanılmaz, kullanıldığı takdirde yapışma sorunları ortaya çıkar

    Tahta yüzey nasıl boyanmalı: Tahtalar sıcaklık farklılıklarından dolayı genişleyip, daralabilir ve bu da boyaya zarar verir. Üstelik yerde olan tahta kaplamalar, üzerinde yoğun bir yürüme trafiği olacağı için, yıpranmaya çok meyillidir. Bu yüzden astarlama ve macunlama evreleri ayrı bir dikkat ve özenle yapılmalıdır

    Yeni boyanmış duvarlarda leke ve kirler için ne yapımalı: Yeni uygulanmış boyayı temizlemek için en az iki hafta (ancak dört hafta çok daha iyi) beklemek gereklidir. Yumuşak bir bez ya da sünger kullanılarak, hazırlanan sabunlu suyla duvarlar silinebilir.

    Fazla sulu temizleme yapılırsa akan sular duvarda iz bırakabilir. Ayrıca, eğer temizleme suyuna bir kimyasal madde karıştırılmışsa duvarın görünmeyen bir yerinde boyaya zarar verip vermediği kontrol edilmelidir.

    Dış yüzey boyası nasıl olmalı: %100 akrilik son katlar renk kaybını önleme ve esneklik açısından en iyi seçimdir. Ancak kusma yapan ahşap yüzeylerde, akrilik son katı uygulamadan önce yağ bazlı bir ön kat uygulanması çok önemlidir. Kusma yapmayacak yüzeylerde tamamen akrilik boyama sistemleri kullanılabilir

    Dış yüzeyde hangi renler dayanıklıdır: İlk olarak, dış cephelerde kullanılan bütün boyalar zaman içinde solma yaparlar. Ancak bu solmanın miktarı renkten renge, boyadan boyaya değişir.

    Mavi ve yeşil gibi organik renkler, kahverengi ve sarı gibi inorganik renklere nazaran daha çabuk solma eğilimi gösterirler. Bunun yanında, yüksek kalitedeki akrilik lateks boyalar, çözücü bazlı boyalara oranla renklerini daha iyi muhafaza ederler.

    Bu arada dış cephe ve iç cephe boyalar arasındaki en büyük farklardan birisi, dış cephe boyalarının renklerini daha fazla koruyabiliyor olmasıdır.

    18 Ocak 2008 Cuma

    Perdede bir moda klasiği...


    Bir dokunuşu ile kumaşa bambaşka bir hava katıyor, pencerelerde zerafet yaratıyor...

    Türkiye’de, kadınlar için brodenin modası hiçbir zaman geçmedi. Zengin motifleri ile kumaşa her zaman estetik katan brode, zerafetin sembolü oldu. Bugüne kadar ürettiği 1000’den fazla desenle perdede brodenin adresi olan Broderi Narin’in, güncel koleksiyonunda 100 farklı desen yeralıyor. Broderi Narin, brodeyi modern bir anlayışla yorumluyor.

    Kurulduğu ilk günden beri geniş ürün yelpazesine sahip Broderi Narin, beyaz ve krem renkli brodeleriyle dikkat çekerken, kırmızı başta olmak üzere farklı renklerdeki çalışmalarıyla da, brodeye özgün ve modern bir yorum katıyor. İşleme yapılan kumaşla uyumlu renklerde, “Lez Brode, Etek Perde, Briz Brode ve Serpme türlerinde” bugüne kadar 1000’den fazla desene imza atan Broderi Narin, yurt içinde ve yurt dışında zengin brode çeşitleriyle Avrupa’dan Uzakdoğu’ya kadar uzanan bir üne sahip bulunuyor.

    Cumhuriyet’in ilk yıllarında Türkiye’yi ilk kez bir uluslarası fuarda temsil ederek, seçkin dünya markaları arasında altın madalya kazanan Broderi Narin, 2. kuşak yöneticileri tarafından, 1960 yılında kurulan Türkiye’nin ilk modern brode fabrikası ile markalaşma yolunda önemli adımlar attı. Başta gelinlik olmak üzere kadın giyiminde zerafetin sembolü olan brodeyi, çağa uygun çizgileriyle pencerelerde de bir moda klasiği haline getiren Broderi Narin, brode denince ilk akla gelen marka oldu.

    Broderi Narin, Türkiye’ye yayılan tüm satış noktalarında ve binlerce ürün çeşidinin yer aldığı İstanbul Mahmutbey’deki fabrika satış mağazasında, 80 yılı aşan birikimiyle, müşteri memnuniyetini esas alan bir anlayış içerisinde hizmet veriyor.

    Ülkelere göre dekorasyon tercihleri


    Değişik bölgelerde, değişik toplumlarda yaşayan insanların ev tercihleri, kültürlerine göre değişiyor. Bazı kültürlerde evlerin dekorasyonunu ihtiyaçlar belirliyor, bazılarında ise estetik. Bazı evler olabildiğince zarif ve sade iken, bazıları görkemli ve şatafatlı. Gelin ülkelere ve dekorasyon tercihlerine bir göz atalım.

    Afrika kıtasında, yaratıcılığı kamçılayan tek bir kelime vardır; ‘‘ihtiyaç’’. Yaşam kapıların dışında, sokaklarda devam eder ve mimari açıdan Afrika size sadece çamurdan kulübeleri çağrıştırabilir. Ancak bu kulübelerin tarzı bile her kabileye göre farklılık gösterir.

    Japonya’da mekan tasarımcılarının yaklaşımları, seçtikleri malzemeyle özetlenebilir. Geleneksel Japon aile evi, çoğunlukla birbirine iple bağlanmış kiaki ağacının sazlarından yapılan çatısı ve tatami hasırlı zeminiyle aile ruhunun etrafında yoğunlaşan yaşamın güçlü sembolünü simgeler.

    Japon çağdaş evi ise, beton, paslanmaz çelik ve seramik kullanımları kimi zaman şiirsel, kimi zaman ürkütücü, hatta bir ambara benzeyen görünümüyle, yeni ev stilini, kalabalık endüstri kentlerine karşı siper olarak yansıtır.

    Çiçek düzenlemesi, Japon iç mekanlarında çok önemlidir. Geleneksel Japon tarzında iç dekorasyon sanatı, mevsimlerin duyarlılığına, düzenlenen sosyal olayın doğasına, misafirlerin kişiliklerine ve ilgi alanlarına göre değişir.

    Hindistan, mobilya kullanmayan ülke olarak da bilinir. Yataklar gün ağardığında yuvarlanılarak kaldırılan ince matrislerden oluşur. Yaz gecelerinde, yatakların damlara ya da balkonlara taşınmasıyla yıldızlardan oluşan doğal bir örtü altında uyunur.Yemek yemek için masa ya da sandalyeye gerek duyulmaz, çünkü yemek yerdeki taşların üzerine oturularak yenir.

    Eşyalar küçük kutularda, çekmecelerde veya kuş - çiçek resimleriyle süslenmiş ince valizlerde saklanır. Ender olarak taşınabilir mobilyalara rastlanır. Her mimari tasarım bir anlam yüklüdür. İç mekan ile dış mekan arasındaki olağan ayrımı hissetmek mümkün değildir.

    Tek katlı bungalovlarda dövme demirden yapılmış dekoratif pencere çerçevelerine rastlanır, ancak bu pencerelerin çoğunda cam yoktur. Avlu evlerinin pencereleriyse genellikle bütün gün ve hatta geceleri açık durur.İnsanlar zamanlarının çoğunu bambu perdelerle süslenen verandalarda geçirirler.

    Meksika, kuru ve tozlu toprağın başlıca inşaat malzemesi olduğu tüm yeryüzü parçalarında olduğu gibi, Meksika dekorasyonunun cüretkar ve neşeli ruhu da çoğunlukla kendini duvar boyalarında ifade eder. En alçakgönüllü kulübe bile, iç ve dış duvarlarına uygulanan cesur renklerdeki yaratıcılıkla büyük bir konağı gölgede bırakabilir. Şerbet sarısı ile birleşen elektrikli kobalt mavisi, parlak Meksika stilinin tipik örneklerindendir.

    Boyalar, taşlar ve fresk panellerin yarattığı bordürler de mimari detayları oluşturur. Tipik bir Meksika evi, seramik ya da çakıl taşı kaplı bir avluyu çevreler. İçinde birkaç sandalye, üzerine iki yastık atılmış bir hamak ve bu dekora hayat veren çiçekli saksılar var. Gölgeli odalarında fazla mobilya bulunmaz.

    Yine de mevcut olanlar şaşırtıcı bir şekilde dikkat çeker. Ağır oymalı ve bölmeli ahşap mobilyalarda İspanyol etkisi görülür. Biçimli dolaplar ve büyük boyutlardaki şifoniyerler ortama egemen olur.

    Meksika'da mimari ve dekorasyon, ışık-gölge oyunlarıyla hayat buluyor. Sıcak bir iklimin eseri olan devasa tropik bitkiler, verandalı evlerde sütunların gölgesine gizleniyor. Meksika'da yaklaşık 4000 yıl öncesine ait kültürlerin izlerini görebilirsiniz.

    17 Ocak 2008 Perşembe

    Alerjisiz hayat, oh ne rahat


    Üstün Alman markası Miele’nin alerjiklere özel ürettiği elektrik süpürgesi, çamaşır makinesi ve kurutma makinesinden oluşan “Medic Family Serisi” alerjilere karşı mücadele ediyor, hem evinizi hem de çamaşırlarınızı her türlü alerjik toz, kir ve kimyasal maddeden arındırıyor. Böylece alerjik rahatsızlığı olanlar evlerinde rahat nefes almanın huzurunu yaşıyor.

    Baharla birlikte artan alerjenlere karşı, evinizde önlemenizi almanız için işte Miele Medic Family Serisi’nin 3 akıllı makinesi:

    Miele Medicair: Halınız kadar havanızı da temizliyor. Medicair Elektrik süpürgesi, evinizi temizlerken bir yandan da alerjiye karşı havayı da temizlemeyi ihmal etmiyor. Medicair, toza ve partiküllere karşı hassas temizlik sunuyor.

    En ince partiküllerin bile çok katlı özel yapısıyla tutulmasını sağlayan ve dışarı çıkmasını engelleyen özel HEPA filtresi, filtre kaseti içerisinde bulunan aktif karbon sayesinde istenmeyen kokuların oluşmasını da engelliyor.

    Miele Medicwash: Alerjiklere özel ilk çamaşır makinesi, Medicwash ısıyı 30 dakika boyunca koruma özelliğiyle alerjiye yol açan bakteri ve maytları tamamen yokedebilen tek çamaşır makinesi. Alerjiklere özel yıkama yöntemi ve özel ek programları ile Miele Medicwash en ufak deterjan tortularını bile yok ederek deterjan kaynaklı alerjileri önlüyor.

    Medicwash ayrıca, özel hijyen programı ile cilde doğrudan temas eden çamaşırların ev tozları ve maytlardan arındırılmasını sağlıyor.

    Özel durulama tekniği; Medicwash, ek durulama ve özel durulama sıkmasından oluşan özel durulama teknolojisi sayesinde, giysileri deterjan artıklarından ve polenlerden iyice arındırıyor.

    Özel yastık programı ; Medicwash, özel yastık programı ile yastık ve nevresimlerinizi 60 veya 95 derecede yüksek su seviyesiyle maksimum hijyenik yıkayarak rahat ve sağlıklı bir uyku sağlıyor.

    Yeni giysiler programı; Medicwash yeni giysiler programı ile 3 kg’a kadar çamaşırınızı 30 derecede zaman ve enerji tasarrufu sağlayarak yıkıyor ve yeni satın alınmış giysileri kimyasal maddelerden arındıryor. Miele özel bal peteği kazanı ise çamaşırları yıpranmalara karşı ekstra koruyor.

    Miele Medicfamily kurutma makinesi
    Miele Kurutma makinesi de tıpkı Medicwash çamaşır makinesi gibi alerjiye yol açan bakteri ve maytları yok ediyor.

    Anı yakalayan tasarımlar


    İstikbal, son çalışması olan Senkron ürün grubu ile dekorasyon anlayışında uyumu ön plana çıkartmayı başarıyor. Senkron ile salon, yemek ve yatak odaları da aynı konsept içinde buluşturuluyor.

    Kare tarzı uygulamaların ve diğer ürünlerle ahşap uyumunun hakim olduğu Senkron yemek odası takımı ise; seride yer alan oturma grubu ile birleşerek, salonları aynı dekorasyon anlayışı içinde tamamlıyor. Senkron yemek odasında masa ve sandalyelerin yanı sıra aynalı büfe (konsol), vitrin, gümüşlük ve televizyon sehpası da bulunuyor.

    İstenen parçalar seçilerek Senkron yemek odası takımından farklı ve özgün kombinasyonlar da oluşturulabiliyor. Vitrin, gümüşlük, büfe kapaklarında ve kulplarında kullanılan kare tarzda uygulamalar ve vitrin cam raflarındaki aydınlatma sistemi, modelin estetik görünümüne ciddi katkılar sağlıyor.

    Koleksiyonun iddialı olduğu bir başka alan da yatak odaları. Zarif çizgileri ile modern tasarımın ön planda tutulduğu Senkron yatak odası takımında geniş karyola, şık şifoniyer ve tuvalet aynası, beş ya da altı kapılı gardırop seçeneği bulunuyor. Zarif ve ince metal çizgilere, yatak odası takımında da rastlanıyor.

    Ev içinde genel bir uyum arayışı içinde olanlar için geliştirilen Senkron, İstikbal'in iddialı çalışmalarından biri olarak, ev yaşamı ile buluşmaya hazırlanıyor.

    16 Ocak 2008 Çarşamba

    Aydınlatma Aksesuarları

    Abajur ışığıyla huzurlu akşamlar
    Ev dekorasyonundaki önemli detaylardan biri de aydınlatma şüphesiz. Özellikle akşam saatlerinde kendinizi huzur içinde hissetmek için evinizi abajurla aydınlatmayı deneyebilirsiniz.

    Evinizi dayadınız, döşediniz. Duvarlar boyandı. Koltuklar, dolaplar yerleşti. Perdeler takıldı. Sıra en önemli aksesuarlardan biri olan aydınlatmaya geldi. Aslında bu detayı en başta düşünmekte fayda var. Çünkü evi sıcak ve keyifli hale getirmenin yollarından biri de iyi planlanmış bir aydınlatma.

    Tavandan sarkan avizelerin modası giderek kayboluyor. Yerden ayaklı aydınlatmalar ya da köşelerdeki sehpaların üzerine yerleştireceğiniz abajurlar giderek daha çok tercih edilir oldu. Odalarınızda hem şık bir görünüm hem de göz yormayan huzurlu bir atmosfer oluşturmak istiyorsanız siz de abajur tipi aydınlatmayı deneyebilirsiniz. Modern ya da klasik modellerden birini seçebilirsiniz.

    Bakara Collection, yeni koleksiyonu
    Dünyaca ünlü markaların ürünlerini Türkiye'ye getiren Bakara Collection, yeni koleksiyonunda dairesel formlardaki aydınlatmalar ile mekânlara ayrıcalık katıyor.

    Doğru bir aydınlatma, bir mekânı olduğundan büyük ya da küçük, sıcak ya da ciddi bir hale getirebilir. Yanlış aydınlatma ise dekorasyonu nasıl olursa olsun bir mekânı kötü gösterir. Aydınlatmanın insan psikolojisi üzerindeki etkileri ise tartışılmaz.

    Girdiğiniz mekândaki ışık, psikolojinizi en az dekorasyon kadar etkiler. Türkiye'de aydınlatma ürünleri denilince, akla ilk gelen isimlerden biri olan Bakara Collection, zengin ürün yelpazesi ile 1979 yılından bu yana yalnızca aydınlatma ih:iyacını karşılamakla kalmayıp, teknik servis desteği ve mimari danışmanlık hizmeti de sunarak aydınlatmada en doğru seçimlerin yapılmasını sağlıyor.

    Dünyaca ünlü tasarımcıların ürünlerini Türkiye'ye getiren Bakara Collection, Şişhane, Levent, Göztepe ve Ankara'deki shovvroom'larında kalite ve estetiği buluşturarak bu yılın trendlerini belirleyen aydınlatmaları sergiliyor.

    2007 koleksiyonunda dikkat çeken dairesel formlar, kullanılan pleksi, akrilik ya da Murano cam malzemeler ve renkli tasarımlar özgün mekânlara ayrıcalık katıyor.

    Bakara Collection
    Adres: Nispetiye Cad. Aytar Sok. Ay Yıldız İş Merkezi. 1/1. Levent İstanbul
    Tel: 0212-270 33 73


    Yılan gibi masa lambası...
    PizzaKobra – iGuzzini Tasarım: Ron Arad
    PizzaKobra’ya masa lambası demek sınırlayıcı olur- o bir proje. Tasarımı akıcı ve hep değişken. Şekli kesin değil; bazen bir pizzaya, bazen bir kobraya benzer, bazen de sadece bir spiraldir.

    PizzaKobra’da tasarım, teknoloji ve malzeme en yalın şekilde bir araya geliyor ve değişik şekillere giriyor: bu arada Ron Arad’ın şakacı yaklaşımını hissetmemek olanaksız.

    Tüm Ron Arad tasarımlarında olduğu gibi, işlevsellik orada ama seçilen şekille neredeyse gizlenmekte; ışığı yakalayan bu krom spiralin oynar noktalarından yansıyan ışık sanki ayna üzerinde ışık oyunları yapmak için tasarlanmış gibi halbuki o, geleceğin aydınlatma teknolojisini kullanan gerçek bir lamba.

    Spiralin oynar noktalarından yansıyan ışık dışında başlığındaki 6 adet led ile spiral ne şekil alırsa alsın, çalışılan alanı aydınlatması garanti. Başlıktaki sensöre hafifçe dokunarak açıp kapanıyor.

    Evinizi burcunuza göre döşeyin


    Evinizi burcunuza göre döşemek hiç aklınıza geldi mi? Herkesin dekorasyon zevki farklıdır ama burcunuz, tarzınız hakkında ipucu verir. Örneğin; Aslanlar egzotik aksesuvarlardan, Balıklar deniz altı temalarından vazgeçemez. Astrolog Ayda Ersan, 12 burcun dekorasyon zevkini anlattı..

    Koç: Canlı kırmızılar ve turuncular gibi renklerin oradan buradan parladığı sade desenlerden hoşlanırlar. İçine kıvrılabilecek sıcak bir koltuk ve yerde rahatlayabilecekleri en büyük boy yastıklar, tam Koçlara göre. En ideal yerleri ise şömine önüdür. Renkleri: Ölçülü şekilde kullanılmış koyu kırmızı ve kehribarlar.

    Boğa: Lüks, geleneksel ve sade bir yer isterler. Taze çiçeklere para yatırırlar. En rahat koltuğa sahip olurlar. İpek çarşaflarına, yorganlarına ve pelüş kırlentlerine zemin teşkil etmesi için ahşap bir yatak başlığı edinirler. Renkleri: Toprak tonları, gülkurusu ve pembeler.

    İkizler: Modayı yakından takip ederler. Çift yönlü kullanılabilen objeler ararlar. Son teknoloji elektronik aygıtlarını sergileyebilecekleri bir eğlence köşesi, olmazsa olmazlarıdır. L şeklindeki kanapeler, sohbeti seven İkizler için icat edilmiştir. Renkleri: Açık sarı tonları, yeşiller ve maviler.

    Yengeç: Her zaman bir sürü rahat yere ihtiyaçları vardır. Duvarlardan birini, aile resimlerinden oluşan bir galeri yapmak için ayırırlar. Bir bulutu andıran koltuk da onları mutlu eder. Yatak odalarına; üzerine titreyecekleri bitkiler, rahatlatacağı bir sese sahip bir fıskiye ve deniz kokan mumlar koyarlar. Renkleri: Beyaz, inci ve sarı.

    Aslan: Dramatik mobilyalar, egzotik aksesuvarlar ve şık aydınlatmalarla dolu çarpıcı ve zarif bir dizayn anlayışları vardır. En sevdikleri odaları mumlar, saten yastıklar ve aynalarla doldururlar. Duvarlarını, kendilerini yansıtan turuncu veya sarıya boyatırlar. Kendilerini seyredecekleri büyük ve yaldızlı bir ayna koymayı ihmal etmezler. Renkleri: Turuncular, sarılar, kırmızlar, morlar...

    Başak: Her şeyin düzenli ve yerli yerinde olduğu bir yer arzulularlar. Eski parçalar, hafif ahşap ve cam objelerden de hoşlanırlar. Sandıkları çok severler. Tüm ciltli kitaplarını ve hobilerini organize edebilecekleri kitaplıklar seçerler. Renkleri: Açık mavi, krem, bej ve beyaz.

    Terazi: Bütün elementlerin birlikte aktığı geniş ve açık bir ortama ihtiyaçları vardır. Uzak doğudan esinlenerek rahat bir oturma grubu, loş ışık, saten ve mumlar alırlar. Duvara bir raf asarlarsa, bunu aynı malzemeden yapılmış bir masayla dengelerler. Renkleri: Pastel renkler, yeşil ve maviler.

    Akrep: Koyu renkli perdeler, kilitli sandıklar ve egzotik bitkiler, onlara en uygun aksesuvarlardır. Brokar ve kadife gibi şehvet uyandıran kumaşlar tam onlara göre. Antika bir kanepeyi, kaplatarak bir hazineye dönüştürebilirler. Renkleri: Canlı turuncu, kırmızı, bordo ve siyah.

    Yay: Renkleri ve aksesuarları karıştıracakları geniş bir alana ihtiyaçları vardır. En sevdikleri odalarda mumlar, dini semboller ve haritalar bulunur. Kocaman, yumuşak yastıklara para harcarlar. Seyahatlerinde aldıkları ıvır zıvırlarını koyacak bir dolap edinirler. Renkleri: Mor veya turkuaz gibi gökkuşağının her tonu.

    Oğlak: Soy kütüklerini ve şahsi başarılarını evlerinde yansıtmak isterler. Yumuşak renklerde pahalı kumaşlar, eski mobilyalar ve bolca kırlentleri vardır. Kolçakları olan düzgün bir koltuk, sağlam meşe bir masanın yanı sıra leopar desenli bir halı gibi eğlenceli aksesuvarlar da tam onlara göredir. Renkleri: Siyah, gri, kahverengi, orman yeşili gibi koyu toprak tonları.

    Kova: Asi kişiliklerini yansıtan ultra modern ve elektronik eşyalarla bezeli mekânlar tam onlara göredir. Soyut sanatı ve oyuncaklı parçaları severler. Tüm bu çılgın mobilya ve donanımın, bir uzay üssünü hatırlatan eflatun ve metalik tonlamalardaki duvarlarla çevrili olmasını isterler. Renkleri: Gümüş, metalik renkler, maviler ve kot rengi.

    Balık: Hayal gücüne dayalı bir mekan isterler. Evlerini düşlere dayalı bir estetik anlayışıyla dekore ederler ve deniz temalı objeleri çok severler. Yatakları ise her zaman yumuşak, rahat ve dinlendirici olmalıdır. Renkleri: Su yeşili ve mavisi, beyaza kaçan solgun sarı.

    En çarpıcı köşe takımları...


    Çarpıcı renkleri, modern ve şık tasarımlarıyla Corners Köşe Takımları evlerinizdeki yerini almaya hazırlanıyor. Birbirinden farklı model ve renklerde tasarlanan Yataş Corners Köşe Takımları, rahatlığı salonunuzun köşesine taşıyor, size keyifli vakitler vaat ediyor.

    Çarpıcı Köşe Takımlarından dilediğinizi seçiyor ve keyfinize bakabiliyorsunuz. Yataş Corners Köşe Takımları hem az yer kaplıyor hem de birçok kişiyi aynı anda ağırlayabiliyor.

    Evinize Corners’ın çarpıcı şıklığı yakışır...
    Eviniz için yıllardır her ayrıntıyı düşünen Yataş, çarpıcı tasarımları ve fonksiyonelliğiyle dikkat çeken Corners Köşe Takımları sayesinde evinize yeni bir görünüm kazandırıyor. Corners Köşe Takımları; yüksek ergonomi, kalite, estetik ve yalınlığı bir arada sunan modelleri ile evinize rahat edeceğiniz, keyifle dinleneceğiniz ve sohbet edebileceğiniz zamanlar sunuyor.

    Evinizin her köşesine uyum sağlayan Yataş Corners Köşe Takımları, renk uyumları, çağdaş ve rahatlık vaat eden tasarımları ve sizi dinlenmeye davet eden yönüyle hemen kalbinizi çalacak. Astoria, Boogie, Loft, Tommy, Tina, Weston, Monroe ve Hera L köşe kanepelerinin her biri farklı çizgilerde tasarlanan, modern ve farklı şıklığıyla sizi alıp götürüyor ve bambaşka dünyaların kapılarını açıyor.

    Türkiye’nin en çarpıcı köşe takımları sadece Yataş mağazalarında ve çok uygun fiyatlarla sizi bekliyor. Farklı renk ve modellerde tasarlanan ve özgün bir şıklığa sahip olan Corners Köşe Takımlarına çarpılacaksınız.

    Evinizin en sevdiğiniz köşesi Corners köşesi olacak. Yataş'a gelin, evinize Corners alın, kendi köşenizde rahatınıza bakın.

    Mutfaklarda yenilik rüzgarı esiyor


    Modüler mutfak üreticisi Mopa Mutfak, Guisa modelini yeniledi. Guisa yeni haliyle bardak, tabak ve tencerelerin daha rahat yerleştirilmesine olanak sağlıyor.

    Yenilenen modelde, zamana ayak uyduran kiler dolapları ve farklı köşe çözümleri de yer alıyor. Dizayn aşamasında ihtiyaçlar kadar zevkleri de göz önünde bulunduran Mopa Mutfak, 30’a yakın model ve 200’e yakın renk seçeneğiyle farklı beğenilere hitap ediyor.

    Markanın Lumina modeli, zarif çizgileri tercih edenlere hitap ediyor. Parlak akrilik malzemeden üretilip kenarları alüminyum profille çerçevelenen modelin kapak kulpu, profilin içine entegre edilmiş halde bulunuyor. Süper beyaz, siyah, kırmızı, portakal, cappuccino ve krem olmak üzere altı renk seçeneği bulunan Lumina, diğer Mopa modelleri gibi hayata renk katıyor.

    15 Ocak 2008 Salı

    Soyak yeni projelerle geliyor...


    Soyak, Tahincioğlu Holding ile birlikte ilk alışveriş merkezi projelerinin temelini 2008’de Adana ve Hatay’da atacak. Soyak ve Tahincioğlu Holding işbirliği, Türkiye’de Alışveriş Merkezi (AVM) alanında ilk 5 yıl içinde 1 milyon m2 kiralanabilir alan gerçekleştirecek.

    Bugüne kadar 50 binin üzerinde aileyi ev sahibi yapan SOYAK ve İstanbul Kozyatağı’nda 160 milyon euro’luk yatırımla Palladium alışveriş merkezini inşa eden ve aynı zamanda İzmir Büyük Efes Oteli’ni yeniden hayata geçiren yatırımı ile Tahincioğlu Hıolding, ortak alışveriş merkezi yatırımı yapacak.

    Kurulan bu ortaklık ile gelecek 5 yıl içinde 1 milyon metrekare kiralanabilir alan gerçekleştirerek, bu alanda sektör öncüsü olmak hedefleniyor.

    Bu kapsamda temelleri atılacak ilk projeler, 2008 yılında Adana ve Hatay illerinde gerçekleştirilecek. Adana’da 140 bin metrekarelik kiralanabilir AVM ve ofisten oluşan projenin yanı sıra, 25 bin metrekarelik kiralanabilir AVM’den oluşan iki farklı proje hayata geçirilirken; Hatay’da ise, 40 bin metrekarelik kiralanabilir AVM projesine başlanacak.

    3 proje daha yolda
    Kurulan bu ortaklığın, Türkiye’ye de önemli yararlar sağlayacağını belirten Ortaklık Yönetim Kurulu Üyesi Emre Çamlıbel, alışveriş merkezi yapacakları bölgelerin ekonomik ve sosyal kalkınmasına yardımcı olmak ve katkıda bulunmanın, bu ortaklığın temel hedeflerinden biri olduğunu söyledi.

    Çamlıbel, 2008 yılında Adana ve Hatay’daki AVM projelerinin yapımına devam ederken, bir taraftan da 3 yeni proje için Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde çalışmalara devam edeceklerini belirtti.

    Su tasarrufu sağlayan teknolojiler


    VitrA, geliştirdiği yeni teknoloji ve ürünlerle, gelecek kuşaklara yaşanabilir ve temiz bir dünya bırakma ilkesiyle hareket ediyor. Bu doğrultuda, bir yandan üretim faaliyetlerinde çevre dostu yaklaşımı benimserken, diğer yandan kaynakları daha az ve etkin kullanıyor, kullandırıyor.

    VitrA mühendislerinin imzasını taşıyan yeni teknolojiler, tasarruf konusunda her geçen gün bilinçlenen tüketicilere sınırsız seçenekler sunuyor.

    Ünlü tasarımcı Ross Lovegrove tarafından VitrA için geliştirilen MOD koleksiyonunda yer alan 6 cm derinliğindeki lavabolar, hem üretimde daha az kaynak kullanımına olanak tanıyor, hem de kullanıcıların suyun miktarını ayarlamada çok daha dikkatli olmasını gerektiriyor.

    Matteo Thun imzalı Water Jewels koleksiyonunda bulunan küvet, sektör standardı olan 38-44 cm arasında değişen iç yüksekliği 30 cm'ye düşürerek daha az su tüketilmesini sağlıyor.

    42 cm'lik dış yüksekliğiyle ise özellikle yaşlı ve bedensel engelli kullanıcıların kayma/düşme riskini azaltıyor. Su tasarrufunun önem kazandığı kullanım alanlarından biri de klozetler.

    VitrA, 2004 yılında Türkiye'de bir ilki daha gerçekleştirdi ve klozetlerde kullanılan su miktarını 4,5 litreye düşürdü. Bu özel teknolojiyi tüm ürünlerinde kullanmak üzere çalışmalarına devam eden VitrA, yeni geliştirdiği sistem sayesinde, halen kullanılan rezervuarları, isteğe göre 3 ya da 6 litre ile yıkama yapabilecek şekle dönüştürebiliyor. Böylece %40 su tasarrufu sağlanabiliyor.

    VitrA'nın mühendislik ve teknoloji uzmanlığının bir ürünü olan sıçratmayan pisuvarın hazne yapısı, ünlü tasarımcı Ross Lovegrove tarafından ağaç kovuğundan esinlenilerek yorumlandı. VitrA'nın geliştirdiği sıçratmayan yüzey teknolojisiyle tasarlanan pisuvar, gizli ve elektronik sensörlü yıkama sistemi sayesinde gereksiz su tüketimini engelliyor, kişiyi sadece kullanım anında algılayarak yıkama yapıyor.

    Ürün ayrıca, yoğun kullanım alanlarında herhangi bir yabancı maddenin hazneyi tıkamasına izin vermeyen küçük bir süzgece de sahip. Özellikle genel kullanıma açık ve yoğun trafiği olan alanlarda, çok daha az deterjan ve su ile hijyenik bir ortam sağlıyor.

    Seramik ve akrilik yüzeylerde kullanılan VitrAhygiene ve VitrAclean teknolojileri, temizlik süresi ve sıklığının azalmasıyla, daha az su ve temizlik malzemesi kullanılarak hijyen sağlanmasına olanak tanıyor.

    VitrAhygiene
    Tüm seramik ürünlere, akrilik küvet ve duş teknelerine, Arkitekt Color yer ve duvar karolarına uygulanabilen VitrAhygiene teknolojisi, ürünlerde bakteri oluşumunu engelliyor.

    VitrAhygiene kullanılan ürünler, gümüş iyonları eklenerek geliştirilmiş sır özelliği sayesinde, bakteri oluşturmuyor. Seramik yüzeylerde, insan sağlığını tehdit eden bakterilere karşı %99.9 koruma sağlıyor.

    VitrAclean
    VitrA tarafından kolay temizlik için geliştirilen VitrAclean teknolojisi, lavabodan klozete, pisuvardan bideye kadar her türlü seramik ürüne uygulanabiliyor. VitrAclean teknolojisi kullanılarak seramik ürünlerde yapılan ikinci sır uygulamasıyla, yüzey gerilimi artırılıyor.

    Yüzeyde cıva gibi hareket eden su, tüm tortu ve kirleri akıtıyor. Seramik yüzeyler su tutmuyor, daima temiz ve lekesiz kalıyor, güçlü temizleyicilere ihtiyaç duyulmuyor. Böylece hem kolay hem de ekonomik temizlik sağlanıyor.

    14 Ocak 2008 Pazartesi

    Çocuğunuza göre bir oda yapın


    Yeni doğmuş bir bebekle, 10 yaşındaki bir çocuğun ihtiyaçları ve odalarında görmek istediği şeyler farklıdır. Eğer tam çocuğunuza göre bir oda yapmak düşüncesindeyseniz, doğru yerdesiniz!

    0-3 yaş arası için;
    Mobilyaların tümünü pastel tonlarda seçmeye özen gösterin. Çok küçük ölçeklerde alınan mobilyalar, bebeğinizin büyümesiyle işlevini yitirebilir. Bebeğiniz için aldığınız mobilyaların standart boyda olmasına dikkat edin, böylece bir kaç yıl içinde değiştirmenize gerek kalmaz.

    Karyolaya uygun bir şifonyer alabilir, hatta yanına geceleri bebeğiniz beslerken rahat etmenizi sağlayacak bir koltuk koyabilirsiniz. Alçak bir puf ya da yer şilteleri de oldukça kullanışlı olabilir.

    Bunları yapın:
  • Bebeğinizin elbiselerini, alt bezini değiştirdiğiniz alana yakın komodin veya şifonyerlerde saklayın. Böylece kolaylıkla ulaşabileceksiniz.
  • Tavan aydınlatmaları için dimmer kullanmaya dikkat edin. Bebekler loş ortamlarda daha huzurlu olurlar.
  • Perdelerinize mutlaka güneşlik ekleyin, böylelikle parlak ışığı engelleyebilirsiniz.


  • Bunları yapmayın:
  • Rengarenk oyuncaklar, koyu renk pastel tonlar ve sıcak renklerle uyumlu olmayan renkleri tercih etmeyin. Beyaz rengi tercih ermeniz daha uygun olacaktır.
  • Koltuk, şilte ve yastıklarda değiştirelemeyen yüzler size sorun çıkartabilir.
  • Eğer küçük bir bebek odanız varsa ve alan konusunda sıkıntı yaşıyorsanız, bir şifonyerin yan tarafına bebeğinizin düşmesini engelleyecek korkuluklar takabilir, ve şifonyerin üst kısmını bebeğinizin altını değiştirmek için kullanabilirsiniz.



  • 3 yaş ve üzeri çocuklar için;
    Bu yaşlar çocukların oyunu her şeyden daha fazla sevdikleri yaşlardır. Dolayısı ile çocuk odasındaki eşyaların tehlike arz etmemesi çok önemli. Yuvarlak köşeli mobilyaları tercih etmeye çalışın.

    Oyun çağındaki bir çocuğun yayıntısı çok olacaktır. Bu nedenle sandıklı bazalar işinize fazlasıyla yarar. Eğer alan sıkıntısı çekiyorsanız, çocuğunuz için katlanır bir yatak satın alabilirsiniz.

    Bunları yapın
  • Artık tek kişilik standart bir yatak alabilirsiniz. Ayrıca yatak satın alırken, bazanın sandıklı olmasına dikkat edin.
  • Ortada oyuncak sepetlerine çokça yer verebilirsiniz. Oyuncak sepetleri alçak olursa küçükler daha kolay yetişebilir.
  • Çocuğunuza yaratıcı aktiviteleri özendirmek adına küçük masa ve sandalyeler alabilirsiniz.


  • Bunları yapmayın
  • Çocuk odasındaki bütün eşyaların birbiriyle uyumlu olması gerekmez, hatta olabildiğince fazla renge yer vermeye çalışın.
  • Abartılı renk ve desenlerdeki dubar kağıtlarını kullanmamaya özen gösterin. Çocukların zevkleri çabuk değişir.
  • Pahalı halılar kullanmak yerine orta halli ve yumuşak bir yer döşemesini tercih edin.



  • 10-14 yaş gurubu çocuklar için
    Bu yaş gurubundaki çocuklar için oda, sosyalleşmek demektir. Televizyon izler, bilgisayar oynar ya da ödevlerini yaparlar. Bu çağlar, çocukların ergenliğe geçiş dönemi olduğundan karakterlerini odaları ile ifade etmek isteyebilirler.

    Bu yüzden kendilerine özgü duvar boyaları ve posterler duvarları süsleyebilir. Aynı zamanda odalalarına davet ettikleri arkadaşlarının oturabilecekleri koltuklar olsun isterler.

    Bunları yapın:
  • Çocuk odasını planlarken, çocuklarınızın da size katılmasına izin verin. Yeni odalarında onların da parmak izleri olsun.
  • Ödevlerini rahatça yapabilmeleri için büyükçe bir masa, ofis sandalyesi ve doğru ışıklandırmayı sağlayın.
  • Odalarının trendy görünmesi içn aksesuarlarına küçükde olsa bir bütçe ayırın.


  • Bunları yapmayın:
  • İstediğiniz olmuyor diye diretmeyin. Odada vakit geçirecek olan onlar, siz değilsiniz.
  • Çocuklarınızın eline birer fırça vermekten çekinmeyin. Bırakın odalarını kendileri boyasın, bunun zevkini tatsınlar.
  • Sizin korkulu rüyanız, onların rüyalarını süsleyen posterlerden kaçabileceğinizi zannetmeyin. Onlar için metal ya da yapıştırmalı panolar satın almayı deneyin.
  • PÜF NOKTALARI

    Bakır Kapların Parlatılması
    Bir bezi sirke ile hafifce islatip, bakiri ovun. Kaplariniz piril piril olur.
    Balık Kokusu
    Balik kizarttiktan sonra mutfaga sinen kokuyu gidermek için bir kapta: 1 çay bardagi su ve 2 çorba kasigi sirkeyi kaynatiniz.
    Ceviz Lekesi Elden Nasıl Çıkartılır
    Eller önce 1-2 dakika kadar sirkeye batirilmis bir pamukla ovulur. Sonra da soguk suyla ovulur. Ardindan soguk suyla yikanir. Ceviz lekesi tamamen çikar.
    Domates Kabukları
    Domatesin kabuğunu kolay soymak için, kaynar suya daldırıp, bıçağın tersini domatesin yüzünde ağır ağır gezdirin.
    Ekmek
    Ekmekleri düzgün kesmek için bazen zorlaniriz, özellikle taze ekmek hemen hamur olur. Oysa biçagimizin ucunu biraz atese tutarsak daha kolay yapabiliriz.
    Kahve Nemli İse
    Türk kahvesinin nem aldigini farkederseniz, kahve dolu kavanozun içine 1-2 tane kesme seker koyun.
    Kavanoz Kapakları
    Ne kadar zordur sikismis kapaklari açmak. Oysa kapagi biraz ocak atesine tutarsaniz, kolayca açilir. Veya kaynar su dolu bir kaba, kavanozu ters çevirip, kapagini sokarak da ayni sonucu aliriz. Bir de kavanozun altindan kuvvetlice elimizle vurarak da sikisan kapaktan kurtulabiliriz.
    Kolay Soğutma
    Buzdolabiniz bozuldu, ya da artik bos yer yok. Temiz bir kovayi musluk suyu ile doldurun. Içine bir çorba kasigi sofra tuzu atin. Siseleri daldirin. Yeterince soguyacaklardir.
    Kuru Bakliyat
    Kuru bakliyatları bir gece önceden ılık suya koyun ve haşlarken içine biraz karbonat ilave edin.
    Limon Kabukları
    Suyunu siktiginiz limon kabuklarini atmayiniz.Çelik esyalarin, biçaklarin parlatilmasinda kullanabilirsiniz.
    Mayonez Hazırlama
    Mayonez hazırlarken eğer sos kesilirse, bir yumurta sarısını 2-3 damla sirke ile çırpın ve yeterli miktarda zeytinyağı ile koyulaştırın. Bu karışımı kesilen sosa çırparak yedirin.
    Mutfakta Tıkalı Lavaboların Açılması
    Lastik pompalarla dakikalarca açmak için ugrasmayin. Kaynar sodali su, tikali delikten dökülürse, tikali yer hemen açilacaktir.
    Mutfaktaki Haşerelerle Savaş
    Mutfakta özellikle dolaplarda dolasan hamam böcegi, karinca gibi haserati yok etmek ve bir daha gelmemelerini saglamak için bu haseratin dolastigi yerlere, dolaplara terebantin sürmek kesin yoldur.
    Patates Pişirmenin Püf Noktası
    Pisirme suyuna bir kasik sirke koyun. Hem rengi sapsari kalir, hemdaha lezzetli olur.
    Sıktığınız Limonları Atmayın
    Degersiz olarak gördügünüz limon kabuklarini günesli bir yere koyup kurutursaniz, iyi bir temizleme aracina sahip olursunuz. Bu kurumus kabuklarla, özellikle isli ve yagli mutfak esyalarinizi ovarken, sasirtici sonuçlar alirsiniz.
    Soğan Kokusu Ellerden Nasıl Çıkartılır
    Evvelden hasladiginiz patatesi mutfaktaki isiniz bitince elinize sürerek ovusturunuz. Bu isleme bes dakika kadar devam ediniz. Ellerinizdeki kokulari alip götürecektir.
    Soğan Soyarken
    Soğan soyarken gözlerinizin yaşarmaması için soğanı içi su dolu bir tasın içinde soyun.
    Soğan Soyarken
    Gözleriniz mi yasariyor? Sogani, içi su dolu bir tasin içinde soyun. Sikintidan kurtulursunuz.
    Soslar
    Tuz bazen sütü keser. Bu nedenle, beşamele ve diğer sütlü soslara, kıvamı bulduktan sonra tuz koyunuz.
    Tuzluk Tıkanıyorsa
    Tuzluklariniza biraz pirinç koyunuz.
    Yağlı Şişeler Nasıl Temizlenir
    Önce deterjanla yikayin. Sonra durulanan sisenin içine sodali su koyarak sallamaya baslanir. Bes dakika kadar sallanan sise çalkalanip bu sefer içine kahva telvesi ilave edilir. Bir süre bu sekilde sallanan sise kisa bir zaman sonra yaglardan tamamen temizlenmis duruma gelecektir.
    Yemeğinizin Tuzunu Fazla Kaçırınca
    Tencereye birkaç parça çig patates atin. Fazla tuzu çekecektir.

    YEMEK SÖZLÜĞÜ

    Alaca soymak--> Kabuklu meyve veya sebzelerde kabuğun birer parmak arayla uzunlamasına soyulmasına denir.
    Aperatif--> Yemekten önce iştah açıcı olarak alınan içki veya yiyeceklerdir.
    Aroma--> Meyvelerdeki hoş kokuya denir. Tatlı ve pastalarda güzel koku vermek amacıyla portakal, limon kabuğu rendesi veya vanilya kullanılır.
    Bağlamak--> Çorba ve yahni gibi sulu yiyecekleri koyulaştırmaya denir. Günümüzde daha çok nişasta ve krema en iyi iki bağlayıcı olarak kabul edilir.
    Barsama--> Güzel kokulu, yaprakları yemeklere konan nane ve yaban kekiğinin ortak adı.
    Benmari--> Bir tencere yarıya kadar sıcak su ile doldurularak ağır ateş üzerine oturtulur. Bu tencerenin içine daha küçük bir kap tabanı ve kenarları sıcak su ile temas edecek şekilde yerleştirilir. Yiyecekler bu ikinci kabın içine konularak pişirilir.
    Boca Etmek--> Bir kerede hepsini dökmek.
    Buket Garni--> Birbirine bağlanmış defne yaprağı, maydonoz, kekik.
    Çentmek--> Sebze yada meyvaları bıçakla dikine her yönde kesikler yaparak minik minik doğramak.
    Çeşni--> Yemeklerde farklı tatlar elde etmek için kullanılan çeşitli baharatlara denir.
    Demlemek--> Pişen yiyecekleri ateşten indirerek kapaklarını kapalı tutup kendi buharlarında dinlemeye bırakılması.
    Fiske--> Baş parmağıyla işaret parmağı arasında kalan miktardır.
    Flambe--> İkram sırasında hazırlanıp sunulan alevli yemek veya tatlılara verilen addır.
    Fondan--> Şekerleme haline gelmiş beyaz krema.
    Füme--> Kurutarak saklama yöntemlerinden biri. Et, balık gibi gıdaların ateş dumanında kurutulması.
    Gato--> Pastaların pandispanyasına verilen addır.
    Göz göz olmak--> Muhallebi, pilav gibi yemeklerin suyunu çektikten sonra üzerinde oluşan küçük oyuklara denir.
    Gratine Etmek--> Genellikle gratine edilecek yemeğin üzerindeki sosa rendelenmiş peynir serpilerek fırın ızgarasında kızartılması işlemidir.
    Harç--> Kullanılan Gereçlerin doğranarak karıştırılması.
    Islatmak--> Zor pişen kuru baklagillerin pişirme sürelerini kısaltmak için önceden su içinde bekletilmesi.
    Jelatin--> Toz yada tabaka halinde satılan bir kıvam verici.
    Karanfilli Soğan--> Kabukları soyulmuş soğana 2-3 diş karanfil saplanarak bazı yemeklerin haşlaması sırasında kullanılır.
    Kef--> Kaynatılan yemeğin üzerinde istenmeyen kısımların oluşturduğu köpük.
    Konkase Domates--> Kaynayan suya atılan domatesler kabukları çatlamaya başlayınca çıkarılır, soğuk suya atılır böylece kolayca kabukları soyulur. Domatesler ikiye kesilip çekirdekleri çıkarılır ve tavla zarı büyüklüğünde doğranır.
    Közlemek--> Izgara veya kömür ateşinde sebzelerin kabuklarıyla pişirilmesi.
    Krim--> Taze, dinlenmiş sütün üzerinde biriken yağlı kısım.
    Kuzu Gömleği--> Kuzunun karın kısmındaki iç organlarını göğüs kafesindeki organlardan ayıran zar kısmı.
    Labne--> Hiç tuzu olmayan yumuşak krem peynir. Daha çok tatlılarda ve pastacılıkta kullanılır.
    Lapa--> Taneli gıdaların genellikle pirinç suyuyla kaynatılarak bulamaç haline getirilmiş şekli.
    Marinat--> Et yemeklerine lezzet katmak veya yumuşamalarını sağlamak için taze ot ve baharatlardan hazırlanan sıvılar.
    Meyhane (Beyaz)--> Eşit miktarlada un ve yağ kullanılarak hazırlanır. Yağ eridikten sonra unu ilave edip tahta bir kaşıkla karıştırarak ağır ateşte pişirilir.
    Meyhane (Kahverengi)--> Bu meyane de aynı biçimde yapılır. Ancak daha uzun süre pişirilerek meyanenin açık kahverengi bir renk alması sağlanır.
    Nektarin--> Şeftali ağıcına erik aşılanarak elde edilen şeftali tadında tüysüz meyve.
    Özemek--> Birkaç şeyi birbirine karıştırıp iyice çırparak yoğunlaşmasını sağlamak.
    Pastörize--> Besinlerin özel cihazlarda 65 derece kadar ısıtılarak birdenbire soğutulmasıyla, içindeki mikropların öldürülmesi işlemi.
    Pembeleştirmek--> Yağda kavurarak rengin dönmesini sağlamak.
    Plaki--> Bol sarımsak, soğan, domates ve zeytinyağı ile pişirilen yemek türü.
    Poşe Etmek--> Yiyeceğin kaynama noktasının altındaki sıcaklıkta pişirilmesidir. Kullanılacak sıvı bir taşım kaynadıktan sonra altı kısılarak kaynaması durdurulur.
    Silkme--> Çeşitli sebzeler ve etle pişirilen bir tür sıcak yemek.
    Soğan Piyaz--> Kabukları soyulan soğan ikiye kesilir. Kesilmiş yüzü altta kalacak şekilde kesme tahtasına konur. Birbirine paralel çok ince dilimler halinde kesilir.
    Sote Etmek--> Eşit parçalara ayrılmış sebze veya etin sürekli karıştırılarak kahverengileşinceye kadar pişirilmeleri.
    Tavuk Ütüleme--> Tavuğun tüylü kısımlarının aleve tutularak tüylerinin yakılarak yok edilmesi.
    Terbiye Etmek--> Hazırlanan karışımda bir süre bekletilerek yumuşaklık ve lezzet kazandırmak; veya yemeklerin suyuna un, yumurta, limon gibi Gereçleri ekleyerek koyulaşmasını sağlamak.
    Tuzlama--> Yiyeceklerin bir süre bozulmadan saklanmasına yarayan yöntem ve bu yolla hazırlanan yiyecek.
    Yedirmek--> Bir sıvının kendisinden daha yoğun kıvamda olan bir maddeye eklenerek karışımının sağlanması.