CLICK HERE FOR THOUSANDS OF FREE BLOGGER TEMPLATES »

31 Mayıs 2008 Cumartesi

Mimaride cam...

Mimaride cam...
Sanat tarihinin eski mimari örneklerinde cama rastlayamayız. Mısır, Mezopotamya, erken Anadolu, İnka, Aztek, Pers ve Uzakdoğu gibi devleşen mimari örnekleri bunu doğrular.

Bunun nedeni camın bulunuşunun mimari kadar eski olmayışındandır. Ayrıca cam buluşundan da mimariye geçiş sanıldığı kadar hızlı olmamıştır. Aradaki zaman farkına, camın pahalı oluşu ve mimaride kullanılacak teknik yapıya erişememiş olmasını neden olarak gösterebiliriz.

Cam ile mimari arasındaki ilişki pek eski olmamakla birlikte yine bu ilişki fantastik olarak başlamıştır. Öyleki bir taş kafese doldurulan veya yerleştirilen cam parçaları mimariye önemli bir katkı da sağlayamadığı gibi yine önemli bir mimari elemanı olmaktan uzak kalmıştır.

Bu uzaklık tabii ki camın ihtiyaç maddesi olarak mimariye sokulmasından sonra giderilmiştir. Şöyle ki, bir pencereden ışık elde edilirken dış etkenlere karşı camın ışık geçiren bir tampon vazifesi görmesi ve bunun sonraları estetik bir düzene yönetilmesiyle yani vitrayın türemesiyle başlar, hız kazanır ve gelişir.

Ne var ki bu devirlerde cam yine lüks bir mimari elemanı olarak görünmektedir. Cam ancak pek şanslı sayabileceğimiz nadir yapılarda kullanılıyordu. Yani yaygın değildi. Bunun sebebi cam yapma tekniğinin belli kişiler arasında meslek sırrı olarak kalmasından, dolayısıyla tekniğinin hızlı bir gelişim sağlayamamasından ileri geliyordu.

Yakın yüzyıllara kadar mimaride cam belirli boşluklara (pencere kapı v.b.) yerleştiriliyordu. Mimariye bir biçim vermekten uzaktı. Dış mimariden daha çok iç mimaride baskındı.

Bilhassa ortaçağda ve sonraları mimaride camın görevi dini konuları tasvir eden, anlatan vs tanıtan ışıklı duvar resimleri oluşuydu. Daha yaklaşık bir deyimle dini konuların ışık yardımıyla mimari elemanlarda gösterilmesini sağlamasıydı.

Camın yaygın olarak mimariye katılışı, mimaride kullanılışı birkaç yüzyılı aşmaz. İlle de mimariye biçim verişi ve mimaride taş, tuğla gibi ve onlardan daha önde bir malzeme gibi kullanılışı çok daha yakın yıllara rastlar.

Artık bugün cam en önde gelen yapı malzemesi olmuştur. Bu nedenle mimariye biçim verebildiği gibi herhangi bir mimaride en ağır basan malzeme olmaktadır. Camın mimaride kullanılışı çeşitli yerlerde, çeşitli anlam ve fonksiyonlara dayanır. Bunları kısaca sınıflayalım:

  • Kaplama malzemesi olarak; gerek iç gerekse dış ortamlarda, tavanlarda ve döşemede harç v.b. malzeme ile yapıştırarak.
  • Bölme, ayırma veya kapatma malzemesi olarak; Çelik. alüminyum, bakır, kurşun gibi madeni, ahşap, beton veya alçı qibi çeşitli malzemelerden yapılmış konstrüksiyon önderliğinde. Saydam, yan saydam veya saydam olmayacak şekilde ve bir-iki mm. den cam tuğla kalınlığına kadar kapı ve pencerelerde, dış fasatlarda, kaplamada, mimaride iç hacim sağlama nedeniyle bölme duvarlarında paravan ve benzeri kısmî ayırmalarda.
  • Dekoratif yani süsleme elemanı olarak: Saydam, yarı saydam veya saydam olmayacak şekillerde: Pencere, kapı ve bölmelerde iç, dış duvar, tavan ve zeminlerde kullanılmıştır.


  • Bizi ilgilendiren resimciliğin, cam resimciliğinin bir sanatıdır. Bu her şeyden önce bir duvar sanatı, bir pencereleme sanatı, bir camın verebileceği renkli ve renksiz ışık sanatıdır.

    Mimari bakımdan olanakları duvarla açık yüzeyler arasında çeşitli değişiklikler skalasından meydana gelmektedir. Mimarinin ayrılmaz, kopmaz bir parçasıdır. Muvaffakiyetini mimari ile olan uyuşumu sağlar.

    Yerini ve ortamını bulamayan bir cam düşünülemez. Yapılacak işlem ancak ve ancak belirli bir yere göre olmasıdır. 12. ve 13. yüzyıl camlarının başarısı acaba nerede dersek, şüphesiz mimari düzenin camlar için elverişli oluşunda bulacağız.

    Galerie des Arts`da Theo Kerg "Geçirgen renkli müzik betonu ` diye adlandırdığı ışıklı duvarından söz ederken şöyle demektedir.

    “Negatif elemanlarda camlar yerlerini dışarı dönük boşluklarını içeri doğru alan betona bırakıyor. Oraya Styropor konarak akustik ayarlanabiliyor. Böylece bugün mimaride cam duvar olmanın yanı sıra bir akustik, bir ses ışık duvarı olabilmektedir.

    Özgün tasarımlara ikinci adres

    Özgün tasarımlara ikinci adres
    Kendine özgü çizgisiyle dekorasyon sektöründeki yerini koruyan Nil Ata Interiors, Nişantaşı'ndan sonra Addresistanbul Ev Dekorasyon Merkezi'ndeki yeni mağazasıyla hizmet ağını genişletti.

    Dekorasyon ve alışveriş kelimeleri aynı cümle içerisinde kullanıldığında birçoğumuzun kafasında aynı şey canlanıyor: Addresistanbul Ev Dekorasyon Merkezi. Önde gelen markalara ev sahipliği yapan merkez, dekorasyon meraklılarının trendleri takip etmeleri için periyodik olarak uğramaları gereken bir mekân.

    Addresistanbul'a gitmek için birçok sebep vardı ve geçerli bir sebep daha eklendi bunlara; Nil Ata Interiors'un yeni butik mağazasını görmek. Nil Ata'nın sahibi olduğu Nil Ata Interiors Nişanta-şı'ndaki mağazasında mobilya, aydınlatma, antika, aksesuarlarıyla açıldığı günden beri adından söz ettiriyordu.

    Butik konseptindeki mağazasıyla kendi tarzını ortaya koyan Nil Ata Interiors'un ikinci mağazası da Addresistanbul'da açıldı. Nil Ata İnteriors, içinde yaşayanların kendilerini özel ve rahat hissedecekleri şık mekânlar yaratmak için özenle seçilmiş mobilya, aydınlatma, aksesuar ve antika parçalardan en fazla iki ürün bulundurarak butik mağaza anlayışını yeni adresinde de sürdürüyor.

    Avangard ve klasik tarzlarda ürünler bulunduran markanın son koleksiyonunda Belçika'dan ithal edilen aydınlatma, ev aksesuarları, el yapımı yastıklar ve Kate Melon'un Nil ata Interiors için özel olarak tasarladığı somunlardan yapılmış büstler bulunuyor.

    3 Nisan 2008 Perşembe

    Perdelerinizi yenileyin...


    Perde ve tüller, evinizin karakterini belirleyen en önemli unsurlardandır. Dantel, tual, tafta, kadife, ipek ya da keten? Perdelik kumaşlar yaşam alanımızın arka fonunu oluşturmanın yanı sıra mahremiyetimizi de sağlıyor.

    Çizgili ve çiçekli perdelik kumaşlar bir arada son yıllarda çok moda. Perdelerinizi baharda yenileyecekseniz doğanın tonlarını pencerelerinize yansıtabilirsiniz.

    Panel perdeleri desenli tüllerle birlikte kullandığınızda salonunuzda modern bir atmosfer yakalayabilirsiniz. Büyük pencerelerde yerlere kadar uzanan kadife, tafta ve şönil kumaştan yapılmış perdeler kullanabilirsiniz.

    Baharla birlikte evlerin de yenileme zamanı geldi. Değişime perdelerden başlayabilirsiniz. Eğer tül ve perdelerinizi yenilemek istiyorsanız dikkat etmeniz gereken en önemli nokta, seçiminizin evinizin dekorasyonu ile uyum sağlaması olmalıdır.

    Modern mobilyalarla daha sade kesimli modelleri tercih edebilirsiniz. Eğer koltuk ve halılarınız desenli ise düz renkte abartısız tül ve perdeleri seçebilirsiniz. Klasik tarzdan hoşlanıyorsanız perdelerinizde kadife, tafta gibi ağır kumaşları kullanabilirsiniz. Doğal kumaşlardan yapılmış perde ve tülleri evinizin tüm alanlarında rahatlıkla kullanabilirsiniz.

    Bunlar ipek, ipek vual, pamuk ve keten kumaşlardır. Ancak bu kumaşlar bazı dezavantajlara da sahip. Işığa ve toza karşı duyarlı olan bu kumaşlar aynı zamanda çabuk da yıpranıyor. Ayrıca makinede asla yıkamamanız gerekiyor. Ancak tüm bu dezavantajlara rağmen her tür modelde güzel ve doğru etkiyi verirler. Doğal malzemeden dokundukları için hava akımlarını doğrudan alırlar. Aynı zamanda daha şık ve gösterişli dururlar.

    Perdelerin bakımı nasıl yapılmalı?
    Tül perdeler normalde yılda 4 kez yıkanmalıdır. Ancak sigara içiliyor, soba yanıyor ve kaloriferlere yakınsa yıkama sayısı 5 ya da 6'ya çıkarılabilir.

    Buruşmanın önlenmesi için camdan alınır alınmaz bekletilmeden yıkanması gerekir. Yıkanan tüller üst üste bekletilmeden hemen asılıp kurutulmalıdır.

    Tüllerin yıkanacağı su 30 dereceden fazla soğuk olmamalıdır. Kalın perdeler ile ince olmayan tüller ara sıra elektrikli süpürgeyle temizlenebilir.

    Eğer tülünüzün üzerinde leke oluşmuşsa önceden macun hale getirilen deterjan bu lekelerin üzerine sürülüp 1 saat bekletilmeli ve sonra yıkanmalıdır.

    Son yılların gözdesi ip perdelerle yatak odanızda romantik bir ortam yaratabilirsiniz. Perdelerinizi iki yanda toplamak istiyorsanız kordon ve püsküllerden yararlanabilirsiniz. Farklı desen ve renklerdeki perdelik kumaşlarla yaşam alanlarınıza enerji katabilirsiniz.

    İşlenmiş elyaf, viskon ve polyester dokumalar ise hem fiyat olarak uygun hem de makinede yıkanabilen kumaşlardır. Ancak sentetik oldukları için odayı iyi havalandırmazlar, bu nedenle rutubetli odalarda sentetik oranı düşük kumaşlar tercih edilmelidir. Bu tarz dokumalarda model çok önemlidir. Pilesi az ve düz modeller bu kumaşlar için doğru seçimdir.

    Model seçerken
    Odanızdaki pencerenin genel durumu perde modelinizi seçerken büyük önem taşır. Küçük pencerelerde sade model ve kumaşları tercih edebilirsiniz. Karanlık odalarda ise şeffaf açık renk tül ve perdeler seçebilirsiniz.

    Büyük pencereli odalarda ise yere kadar uzanan, uçuşan, iki üç çeşit perde kullanılabilirsiniz. Mekanın boyutları da oldukça önemlidir. Ufak bir göz aldatmacasıyla yaşam alanınızı daha büyük ve yüksek gösterebilirsiniz. Perdelerin takılacağı yerlerin de özenle tasarlanması gerekir. Her perde aynı biçimde takılmamalıdır.

    Tavandan ray üzerine geçirilecekse önünde mutlaka bir bordür bulunmalıdır. Bu bordür ahşaptan, alçıdan veya kumaşın kendinden dönerek yapılabilir.

    Klasik tarz ve renkteki perdelik kumaşlarınızı canlı renklerde tüllerle tamamlayabilirsiniz. Katlamalı tüllerle salonunuza farklı bir hava katabilirsiniz. Bu tülleri saten perdelerle tamamlamanız mümkün.

    Baharın canlı renklerini farklı tonlarda organze tüllerle yatak odanıza taşıyabilirsiniz. Klasik tarzdan hoşlanıyorsanız yatak odanızda saten ya da tafta perdeleri tercih edebilirsiniz.

    Odalara göre perde seçimi
    Salon: Büyük pencerelerde yerlere kadar uzanan düz renk tüller, kadife, tafta, şönil kumaştan yapılmış perdeler mekanı daha ayrıcalıklı gösterecektir.

    Salonlar için bordo, yeşil, altın sarısı ve tonları, kahverengi, kırmızı, bej tonları ideal seçim olacaktır. Kendinden desenli dokumalar klasik bir havayı yansıtırken sadece tül kullanılmış camlar modern ve ferah bir salon etkisi verir.

    Çocuk odası: Aydınlık, ferah ama sevimli mekanlar yakalayabilmek için ince dokunuşlu kumaşlar tercih edilebilir. Erkek çocukları için çizgi film kahramanlarının olduğu, kızlar içinse çiçekli desenli perdeleri seçebilirsiniz.

    Mutfak: Evin en çok hava ve ışık alması gereken yeridir. Kolay yıkanabilen sentetik dokumalar veya ahşap, alüminyum mikro jaluzi olarak satılan katlamalı perdelikler kullanılabilir. Kumaş olarak kısa düz, açık renk modelleri tercih edebilirsiniz.

    Yatak odası: Yere kadar uzanan ipek vual veya sentetik ipek, desenli dokuma tüller yatak odanız için uygun bir seçim olabilir. Kadife, ipek şantung, tafta, saten kumaşlardan yapılmış perdeleri de tercih edebilirsiniz.

    Malzemeye dikkat
    Özellikle sigara içilen ortamlarda hem koku, hem de renk değişimi açısından tül perdeler, kolay yıkanabilir bir malzemeden tercih edilmelidir.

    Bu nedenle polyester veya pamuklu-keten karışık tülleri seçebilirsiniz. Stor perdeler hem modern, hem de klasik bir mekanda kullanılabilir. Özellikle küçük mekanlarda ışık süzmesi sağladığı için uygun bir çözüm olabilir.

    Perdelerinizde zıt renkleri de bir arada kullanmanız mümkün. Canlı renklerde perde ve desenli tüllerle odanızın enerjisini yükseltebilirsiniz. Pileli perdelerin modası hiç bir zaman geçmiyor. Canlı renkleri kullanabilirsiniz.

    Perde asmak kolay sanmayın
    Gelişen teknolojiyle beraber perde asma yöntemleri de teknik ve stil açısından farklılık gösteriyor. Eskiden olduğu gibi sadece ray üzerine takılmıyor perdeler; kimi zaman bir boru üzerinden sarkıtılıyor, kimi zaman da katlanarak asılıyor.

    Ancak ister katlamalı olsun ister raylı, önemli olan seçeceğiniz perdenin pencerenize ve evinize uygun olması.

    Aksesuarsız olmaz
    Perdelerinizi iki yanda toplamak istiyorsanız, kordon ve püsküllerden yararlanabilirsiniz. Bunun dışında, korniş başları, saçak, braçol, taşlar da tercih edilen tül aksesuarları arasında.

    Tül deyince aklınıza sadece beyaz gelmesin. Renkli tüller mekanınıza farklı esintileri taşıyabilir. Perdelik kumaşlarda da canlı renkleri seçebilirsiniz.

    Turuncunun farklı tonlarıyla odanızda enerjik bir ortam yakalayabilirsiniz. Tülün vazgeçilmez rengi beyaz mekanlarınıza sadelik ve romantizmi taşıyor. Büyük çiçekli ya da geometrik desenli canlı renklerdeki perdeler mekanınızda modern bir hava oluşturmanızda etkili olabilir.

    Katlamalı tülleri hem modern hem de klasik yaşam alanlarınızda tercih edebilirsiniz. Tafta, şantung ya da saten perdelik kumaşları gerek salonunuzda gerekse yatak odanızda tercih edebilirsiniz.

    Kendinden desenli kumaşlar salonunuzda klasik bir hava yakalamanızı sağlayacaktır. Tercihinizi düz tüller yerine desenli ve renkli tüllerden yana kullanabilirsiniz.

    Broderi Narin’den kadife zerafeti


    Broderi Narin, yeni koleksiyonunda yer verdiği flok baskılarla, sıra dışı ve etkileyici bir efekt yaratıyor. Rengarenk organzalar ve tafta üzerine kadife görünümlü baskıların ön planda olduğu koleksiyon, yarattığı illüzyon ile kadifenin klasikleşen zarafetini modern zamanlara taşıyor.

    Broderi Narin, yeni koleksiyonunda sunduğu farklı seçenekler ile göz kamaştırıyor. Flok baskıyla pek çok farklı desenin yaratıldığı koleksiyonda, organza ve tafta üzerine yapılan baskılar, yumuşak ve parlak görünümleriyle, kadife hissi yaşatıyor.

    Flok baskı ile oluşturulan sıra dışı efektler, evlerde hem klasik hem de modern mekanlar yaratabilme olanağı sunuyor.

    Renk ve desen seçeneği açısından zengin flok baskılar, bölücü panel olarak kullanıldığında da mekana son derece modern bir görünüm katıyor. Koleksiyon, Broderi Narin’in İstanbul Mahmutbey’deki fabrika satış mağazasında satışa sunuluyor.

    Web: www.broderinarin.com.tr

    21 Mart 2008 Cuma

    Evinizin enerjisini yükseltin


    Hiçbir nefes baharda içimize çektiğimizden daha ferahlatıcı olamaz.Uzun ve sıkıcı kış günlerinden sonra artık hep birlikte yapabiliriz bahar dansımızı.

    Işık daha fazla ışık
    Kışa özgü ağır mobilyalardan, koyu renkli kumaşlardan kurtulmanın artık tam zamanı. İşe, rahatlamak için zamanımızın yaklaşık üçte birini geçirdiğimiz yatak odalarından başlamaya ne dersiniz? Perdeleri sonuna kadar açın ve huzur veren renklere sahip bir yatak örtüsü ile içinizi ferahlatın.

    Döşemelikleri hala değiştirmediniz mi?
    Eski döşemeliklerinizden uzun süredir kurtulmak istiyordunuz ve bir bahane arıyordunuz. Bahar bu yeniliğin bahanesi olsun. Sandalyelerinizi baharın renklerine bürüyebilir, çiçekli duvar kağıtları ile evinizi şenlendirebilirsiniz.

    Maliyeti azaltmak için evin tümünü yenilemek yerine yalnız bir odayı bahar havasına dönüştürebilir ya da bir köşe belirleyerek burada bir odak noktası oluşturabilirsiniz.

    Manzaranız bahçeniz olsun
    Eğer mobilyalarınız şöminenizin etrafındaysa yerlerini değiştirme vakti geldi demektir. Berjerlerinizi ve fiskos masanızı gökyüzünü, güneşi görebileceğiniz bir biçimde yerleştirin ya da eğer bir bahçeniz varsa bahçeye doğru bakacak biçimde pencere önlerine doğru kaydırın. Baharın enerjisin hissedin.

    İnce kumaşlara yönelin
    İnce ve tiril tiril kumaşlarla ruhunuzu da hafifletebilirsiniz. Canlı renkteki masa örtüleri, nevresim takımları ile yaşam alanlarınızı renklendirip ferahlatabilirsiniz.

    Mobilyalarınızla uyumlu olabilecek türden parlak düz, çiçek desenli ya da çizgili kumaşlar mevsime göre yenilik yaparken son derece pratik olabilir.

    Her mevsim aksesuar
    Evlerinizi bahara hazırlarken döşemelik ve mobilyalarla ilgili renkli değişiklikler yaptıktan sonra aksesuarları da elden geçirmeden olmaz.

    Mutfak dolaplarınızın kapaklarını açın, içlerinde ne var ne yok bir liste çıkarın. Rengarenk tabak, kase ve bardaklar yoksa vakit kaybetmeden edinin. Sofralarınızda da bahar şıklığı olması inanın çok hoşunuza gidecek.

    Sonra raflarınıza bir göz atın. Çiçek desenli vazo ve çerçeveleri sergileyerek yaşadığınız yere kolay yoldan renk ekleyebilirsiniz.

    Bir de bahar köşeniz otsun
    Baharı evlerimize taşımanın en kolay yolu doğanın canlı ve parlak renklerini sembolize eden mobilya ve kumaşları kullanmaktır. Siz de evinizin bir köşesinde böyle bir alan yaratabilirsiniz.

    Örneğin misafirlerinizi sıcak bir şekilde karşılayabileceğiniz bir antre düzenleyebilirsiniz. Parlak yeşil, pembe ve kırmızıların hakim olduğu bu alanda dış mekanda kullandığınız mobilya ve aksesuarlardan da rahatlıkla faydalanabilirsiniz.

    Düzen, düzen, düzen...
    Bir ortamın karakterini değiştirmenin vazgeçilmez yoludur düzenlemek. Renkleri davet ederken var olan fazlalıklarınızdan kurtulmak için depolama çözümlerini düşünebilirsiniz.

    Örneğin raflar, tekerlekli dolap üniteleri, hasır sepetlere yer vererek kullanmadığınız, ya da ortalıkta olup da gözünüzü rahatsız eden fazlalıklardan kurtulabilirsiniz.

    Bu gibi pratik çözümler için yer sıkıntınız varsa pencere altı, yanı ve merdiven boşluklarını değerlendirebilirsiniz. Örneğin pencere altlarına raf sistemleri monte ederek kitap, CD, dergi gibi kişisel eşyalarınızı bu alanda saklayabilirsiniz.

    Kış köşesi bahar köşesi olsun
    Kışı simgeleyen post ve ağır renklerde döşenmiş berjer ya da kanepenin yer aldığı kış köşesinden artık kurtulabilirsiniz. Postu kaldırıp yerine pastel renkli bir kilim koyabilir, berjerinize ise çiçek desenli, rengarenk desenlerle bezeli bir kılıf giydirebilir ya da açık renk bir kumaşla kaplatarak üzerine renkli yastıklar koyabilirsiniz.

    Pencerelerinizin etrafına ise sarmaşıklar dolayabilir, pencere içlerine rengarenk çiçek ve saksılar koyabilirsiniz.

    Ve elinize fırçayı alın
    Enerjinizi etrafınıza da yayın. Komşularınızı doğanın renkleri ile selamlayın. Bunun için bahçe çitlerini, dış kapıyı, balkonunuzu ve pencerelerinizi boyayabilirsiniz.

    Sonra mı? Sonra bütün kapı ve pencereleri açın açabildiğiniz kadar ve pencerenizin yanına yerleştirdiğiniz koltukta taze bitki çayınızı yudumlayın. İşte şimdi doğa ile aranızda hiç bir engel kalmadı.

    Kaynak: Evim Dergisi

    PÜF NOKTALARI

    Bakır Kapların Parlatılması
    Bir bezi sirke ile hafifce islatip, bakiri ovun. Kaplariniz piril piril olur.
    Balık Kokusu
    Balik kizarttiktan sonra mutfaga sinen kokuyu gidermek için bir kapta: 1 çay bardagi su ve 2 çorba kasigi sirkeyi kaynatiniz.
    Ceviz Lekesi Elden Nasıl Çıkartılır
    Eller önce 1-2 dakika kadar sirkeye batirilmis bir pamukla ovulur. Sonra da soguk suyla ovulur. Ardindan soguk suyla yikanir. Ceviz lekesi tamamen çikar.
    Domates Kabukları
    Domatesin kabuğunu kolay soymak için, kaynar suya daldırıp, bıçağın tersini domatesin yüzünde ağır ağır gezdirin.
    Ekmek
    Ekmekleri düzgün kesmek için bazen zorlaniriz, özellikle taze ekmek hemen hamur olur. Oysa biçagimizin ucunu biraz atese tutarsak daha kolay yapabiliriz.
    Kahve Nemli İse
    Türk kahvesinin nem aldigini farkederseniz, kahve dolu kavanozun içine 1-2 tane kesme seker koyun.
    Kavanoz Kapakları
    Ne kadar zordur sikismis kapaklari açmak. Oysa kapagi biraz ocak atesine tutarsaniz, kolayca açilir. Veya kaynar su dolu bir kaba, kavanozu ters çevirip, kapagini sokarak da ayni sonucu aliriz. Bir de kavanozun altindan kuvvetlice elimizle vurarak da sikisan kapaktan kurtulabiliriz.
    Kolay Soğutma
    Buzdolabiniz bozuldu, ya da artik bos yer yok. Temiz bir kovayi musluk suyu ile doldurun. Içine bir çorba kasigi sofra tuzu atin. Siseleri daldirin. Yeterince soguyacaklardir.
    Kuru Bakliyat
    Kuru bakliyatları bir gece önceden ılık suya koyun ve haşlarken içine biraz karbonat ilave edin.
    Limon Kabukları
    Suyunu siktiginiz limon kabuklarini atmayiniz.Çelik esyalarin, biçaklarin parlatilmasinda kullanabilirsiniz.
    Mayonez Hazırlama
    Mayonez hazırlarken eğer sos kesilirse, bir yumurta sarısını 2-3 damla sirke ile çırpın ve yeterli miktarda zeytinyağı ile koyulaştırın. Bu karışımı kesilen sosa çırparak yedirin.
    Mutfakta Tıkalı Lavaboların Açılması
    Lastik pompalarla dakikalarca açmak için ugrasmayin. Kaynar sodali su, tikali delikten dökülürse, tikali yer hemen açilacaktir.
    Mutfaktaki Haşerelerle Savaş
    Mutfakta özellikle dolaplarda dolasan hamam böcegi, karinca gibi haserati yok etmek ve bir daha gelmemelerini saglamak için bu haseratin dolastigi yerlere, dolaplara terebantin sürmek kesin yoldur.
    Patates Pişirmenin Püf Noktası
    Pisirme suyuna bir kasik sirke koyun. Hem rengi sapsari kalir, hemdaha lezzetli olur.
    Sıktığınız Limonları Atmayın
    Degersiz olarak gördügünüz limon kabuklarini günesli bir yere koyup kurutursaniz, iyi bir temizleme aracina sahip olursunuz. Bu kurumus kabuklarla, özellikle isli ve yagli mutfak esyalarinizi ovarken, sasirtici sonuçlar alirsiniz.
    Soğan Kokusu Ellerden Nasıl Çıkartılır
    Evvelden hasladiginiz patatesi mutfaktaki isiniz bitince elinize sürerek ovusturunuz. Bu isleme bes dakika kadar devam ediniz. Ellerinizdeki kokulari alip götürecektir.
    Soğan Soyarken
    Soğan soyarken gözlerinizin yaşarmaması için soğanı içi su dolu bir tasın içinde soyun.
    Soğan Soyarken
    Gözleriniz mi yasariyor? Sogani, içi su dolu bir tasin içinde soyun. Sikintidan kurtulursunuz.
    Soslar
    Tuz bazen sütü keser. Bu nedenle, beşamele ve diğer sütlü soslara, kıvamı bulduktan sonra tuz koyunuz.
    Tuzluk Tıkanıyorsa
    Tuzluklariniza biraz pirinç koyunuz.
    Yağlı Şişeler Nasıl Temizlenir
    Önce deterjanla yikayin. Sonra durulanan sisenin içine sodali su koyarak sallamaya baslanir. Bes dakika kadar sallanan sise çalkalanip bu sefer içine kahva telvesi ilave edilir. Bir süre bu sekilde sallanan sise kisa bir zaman sonra yaglardan tamamen temizlenmis duruma gelecektir.
    Yemeğinizin Tuzunu Fazla Kaçırınca
    Tencereye birkaç parça çig patates atin. Fazla tuzu çekecektir.

    YEMEK SÖZLÜĞÜ

    Alaca soymak--> Kabuklu meyve veya sebzelerde kabuğun birer parmak arayla uzunlamasına soyulmasına denir.
    Aperatif--> Yemekten önce iştah açıcı olarak alınan içki veya yiyeceklerdir.
    Aroma--> Meyvelerdeki hoş kokuya denir. Tatlı ve pastalarda güzel koku vermek amacıyla portakal, limon kabuğu rendesi veya vanilya kullanılır.
    Bağlamak--> Çorba ve yahni gibi sulu yiyecekleri koyulaştırmaya denir. Günümüzde daha çok nişasta ve krema en iyi iki bağlayıcı olarak kabul edilir.
    Barsama--> Güzel kokulu, yaprakları yemeklere konan nane ve yaban kekiğinin ortak adı.
    Benmari--> Bir tencere yarıya kadar sıcak su ile doldurularak ağır ateş üzerine oturtulur. Bu tencerenin içine daha küçük bir kap tabanı ve kenarları sıcak su ile temas edecek şekilde yerleştirilir. Yiyecekler bu ikinci kabın içine konularak pişirilir.
    Boca Etmek--> Bir kerede hepsini dökmek.
    Buket Garni--> Birbirine bağlanmış defne yaprağı, maydonoz, kekik.
    Çentmek--> Sebze yada meyvaları bıçakla dikine her yönde kesikler yaparak minik minik doğramak.
    Çeşni--> Yemeklerde farklı tatlar elde etmek için kullanılan çeşitli baharatlara denir.
    Demlemek--> Pişen yiyecekleri ateşten indirerek kapaklarını kapalı tutup kendi buharlarında dinlemeye bırakılması.
    Fiske--> Baş parmağıyla işaret parmağı arasında kalan miktardır.
    Flambe--> İkram sırasında hazırlanıp sunulan alevli yemek veya tatlılara verilen addır.
    Fondan--> Şekerleme haline gelmiş beyaz krema.
    Füme--> Kurutarak saklama yöntemlerinden biri. Et, balık gibi gıdaların ateş dumanında kurutulması.
    Gato--> Pastaların pandispanyasına verilen addır.
    Göz göz olmak--> Muhallebi, pilav gibi yemeklerin suyunu çektikten sonra üzerinde oluşan küçük oyuklara denir.
    Gratine Etmek--> Genellikle gratine edilecek yemeğin üzerindeki sosa rendelenmiş peynir serpilerek fırın ızgarasında kızartılması işlemidir.
    Harç--> Kullanılan Gereçlerin doğranarak karıştırılması.
    Islatmak--> Zor pişen kuru baklagillerin pişirme sürelerini kısaltmak için önceden su içinde bekletilmesi.
    Jelatin--> Toz yada tabaka halinde satılan bir kıvam verici.
    Karanfilli Soğan--> Kabukları soyulmuş soğana 2-3 diş karanfil saplanarak bazı yemeklerin haşlaması sırasında kullanılır.
    Kef--> Kaynatılan yemeğin üzerinde istenmeyen kısımların oluşturduğu köpük.
    Konkase Domates--> Kaynayan suya atılan domatesler kabukları çatlamaya başlayınca çıkarılır, soğuk suya atılır böylece kolayca kabukları soyulur. Domatesler ikiye kesilip çekirdekleri çıkarılır ve tavla zarı büyüklüğünde doğranır.
    Közlemek--> Izgara veya kömür ateşinde sebzelerin kabuklarıyla pişirilmesi.
    Krim--> Taze, dinlenmiş sütün üzerinde biriken yağlı kısım.
    Kuzu Gömleği--> Kuzunun karın kısmındaki iç organlarını göğüs kafesindeki organlardan ayıran zar kısmı.
    Labne--> Hiç tuzu olmayan yumuşak krem peynir. Daha çok tatlılarda ve pastacılıkta kullanılır.
    Lapa--> Taneli gıdaların genellikle pirinç suyuyla kaynatılarak bulamaç haline getirilmiş şekli.
    Marinat--> Et yemeklerine lezzet katmak veya yumuşamalarını sağlamak için taze ot ve baharatlardan hazırlanan sıvılar.
    Meyhane (Beyaz)--> Eşit miktarlada un ve yağ kullanılarak hazırlanır. Yağ eridikten sonra unu ilave edip tahta bir kaşıkla karıştırarak ağır ateşte pişirilir.
    Meyhane (Kahverengi)--> Bu meyane de aynı biçimde yapılır. Ancak daha uzun süre pişirilerek meyanenin açık kahverengi bir renk alması sağlanır.
    Nektarin--> Şeftali ağıcına erik aşılanarak elde edilen şeftali tadında tüysüz meyve.
    Özemek--> Birkaç şeyi birbirine karıştırıp iyice çırparak yoğunlaşmasını sağlamak.
    Pastörize--> Besinlerin özel cihazlarda 65 derece kadar ısıtılarak birdenbire soğutulmasıyla, içindeki mikropların öldürülmesi işlemi.
    Pembeleştirmek--> Yağda kavurarak rengin dönmesini sağlamak.
    Plaki--> Bol sarımsak, soğan, domates ve zeytinyağı ile pişirilen yemek türü.
    Poşe Etmek--> Yiyeceğin kaynama noktasının altındaki sıcaklıkta pişirilmesidir. Kullanılacak sıvı bir taşım kaynadıktan sonra altı kısılarak kaynaması durdurulur.
    Silkme--> Çeşitli sebzeler ve etle pişirilen bir tür sıcak yemek.
    Soğan Piyaz--> Kabukları soyulan soğan ikiye kesilir. Kesilmiş yüzü altta kalacak şekilde kesme tahtasına konur. Birbirine paralel çok ince dilimler halinde kesilir.
    Sote Etmek--> Eşit parçalara ayrılmış sebze veya etin sürekli karıştırılarak kahverengileşinceye kadar pişirilmeleri.
    Tavuk Ütüleme--> Tavuğun tüylü kısımlarının aleve tutularak tüylerinin yakılarak yok edilmesi.
    Terbiye Etmek--> Hazırlanan karışımda bir süre bekletilerek yumuşaklık ve lezzet kazandırmak; veya yemeklerin suyuna un, yumurta, limon gibi Gereçleri ekleyerek koyulaşmasını sağlamak.
    Tuzlama--> Yiyeceklerin bir süre bozulmadan saklanmasına yarayan yöntem ve bu yolla hazırlanan yiyecek.
    Yedirmek--> Bir sıvının kendisinden daha yoğun kıvamda olan bir maddeye eklenerek karışımının sağlanması.