CLICK HERE FOR THOUSANDS OF FREE BLOGGER TEMPLATES »

24 Eylül 2008 Çarşamba

Tefal'den buharlı pişirici...


Tefal VC 4002 Vitamin Buharlı Pişirici; Vitamin "+" sistemi sayesinde % 50 daha hızlı bir pişirme sağladığından sıcak buharın yiyecekler ile daha etkili ve homojen bir biçimde nüfuz etmesini sağlar.

Böylece yiyeceklerinizdeki vitaminler çok daha yüksek oranda korunmaktadır. Tefal VC 4002 Vitamin Buharlı Pişirici ile pişirme sırasında yiyeceklerin vitaminleri, doğal rengi, kokusu ve lezzeti maksimum oranda muhafaza edilir.

2 adet haznesi sayesinde 2 farklı yiyeceği aynı anda tatları ve kokuları karışmadan pişirebilme imkânı sağlamaktadır. İç içe geçen hazneler sayesinde yer kaplamadan kolayca saklama imkânı sağlar.

Diğer özellikleri:
  • Güç : 2000 W
  • Pilav pişirme kabı
  • Kireçlenmeyi önleyici turbo halka
  • Dışarıdan dolum imkanı veren su dolum haznesi
  • Maksimum buhar difüzyonu sağlayan mikro delikli plakalar
  • Çıkarılabilir ara plaka sayesinde ayarlanabilir kapasite
  • Pişirme sonunda otomatik kapanma
  • 60 dak.lık zaman ayarı
  • Çıkarılabilir ve bulaşık makinesinde yıkanabilir hazneler
  • Su seviye göstergesi.
  • Egzotik Hint masalları sofralara taşındı


    Villeroy&Boch'un sonbahar için hazırladığı yeni koleksiyon desen ve renkleriyle dikkat çekiyor. Bone China porselenden üretilen New Wave Premium modeline, çarpıcı renk ve desenleriyle Hindistan'ın renkli kültürünü yansıtan Samarah (yumuşak ışık), Hint desenlerinin Avrupa perspektifiyle edilmesinin stilize edilmesinin bir ürünü.

    Litografi (taşbaskı) tekniğiyle egzotik kınası desenlerinin, Hint kültürünün çarpıcı ve sembolü renklerinin uygulandığı Samarah serisi, çarpıcı yemek ve çay kahve takımından oluşuyor. Seri, üç farklı renk alternatifine sahip. Beyaz porselen üzerine telkariyi andıran altın çizgilerle şal deseninin uygulandığı beyaz ürünlerle, saflığı ve şıklıkla bir arada sunuyor. Turkuaz ve kırmızı-bordo renkleriyle gösterişli bir kombinasyon oluşturan tabak ve fincanlar egzotik kurmak için ideal.

    Doğru aydınlatma ile huzurlu ortam


    'Güneş giren eve doktor girmez' sözü ne kadar doğru bilinmez ama doğru aydınlatma düzeni ile huzurlu bir ortam yaratılacağı kesin. Koltuklarınıza ya da duvarlarınızın rengine gösterdiğiniz özeni aydınlatmaya da gösterin.

    'Evim evim güzel evim' diyeceğiniz bir ortam yaratmak için sadece duvarların rengi ya da yer döşemesinin türü yeterli değil. Koltuklarınızı seçerken gösterdiğiniz özeni aydınlatma için de göstermeniz gerekir.

    İşte, dünyanızı aydınlatacak işlevsel ve dekoratif ışıklandırma için gerekli püf noktaları... Tavan yüksekliği aydınlatma seçiminde önemli bir unsurdur. Yüksek tavanlarda uzun modeller tercih edilirken, alçak tavanlarda daha kısa modeller uygun olur.

    Salonda gözünüz yorulmasın
  • Yan duvarlar ve tavandan yapılan aydınlatmalar holler için en kullanışlı çözüm. Duvarlardaki tabloları veya diğer dekoratif elemanları spotlarla aydınlatmak da mekana şıklık katar.
  • Oturma grubunun üzerinde tavana monte avizeler kullanmak, kuvvetli halojen lambalar yerine gözü yormayan sıcak renkli ışıklar seçmek ortaya başarılı sonuçlar çıkarır.
  • Lambader, abajur, aplik ve sarkıt aydınlatmalar mekana yumuşak ışık yayarlar. Bu tarz aydınlatmalar okuma köşeleri için de uygundur.


  • Banyoya neme dayanıklı ışık
  • Yatak odalarında dinlendirici ve göz kamaştırmayan başucu aydınlatmaları, giyinme odasında daha güçlü spotlar ya da tavana monte aydınlatmalar ideal seçimlerdir.
  • Banyolarda neme dayanıklı ürünler ve ayna üstünde aplik kullanmak aynadan daha net görüntü yansıması sağlar.
  • Mutfakların bol ışıklı olması tercih edilir. Bu yüzden mutfakta tavandan homojen ışık dağılımı, tezgah üstü ve dolaplarda ise spot kullanımı ile noktasal aydınlatma kullanılmalıdır.
  • Tuvalet masasının iki tarafına yerleştirilen parlak ışıklar makyaj yaparken daha net görüş sağlamanıza yardımcı olur. Ayaklı abajur yumuşakbir ışık kaynağı oluştururken, odadaki ölü köşeleri de ortaya çıkarır.
  • Duvara monte edilen ışıklar dinlenirken ihtiyaç duyulan hoş verahatlatıcı ortamı sağlar. Bu ışık duvar üzerindeki herhangi bir bozukluğu da ortaya çıkaracağından öncelikle duvarınızın dokusunu kontrol edin.
  • Yatak odanızda TV seti var iseparlak ekranla odanın karanlığı arasındaki kontrastı TV setinin arkasına koyacağınız küçük bir ışık kaynağıyla azaltabilirsiniz.
  • Spotlar doğru yerleştirildiğinde mekana şıklık kazandırır. Parlaklık rahatsız edici, yorgunluk verici olduğundan ışık kaynağı ile doğrudan göz temasına girilmemesine özen göstermek gerekir. 'Softone' ve 'halojen' ampuller ile bu anlamda etkili bir ortam sağlanabilir.
  • TV ekranına ampul ışıklarının yansıması engellenmelidir. Bu amaçla TV setinin yakınına çok güçlü olmayan bir ışık kaynağı yerleştirmek gerekir. Bu iş için klasik bir avize veya mum ampulleri kullanılabilir.
  • 31 Mayıs 2008 Cumartesi

    Mimaride cam...

    Mimaride cam...
    Sanat tarihinin eski mimari örneklerinde cama rastlayamayız. Mısır, Mezopotamya, erken Anadolu, İnka, Aztek, Pers ve Uzakdoğu gibi devleşen mimari örnekleri bunu doğrular.

    Bunun nedeni camın bulunuşunun mimari kadar eski olmayışındandır. Ayrıca cam buluşundan da mimariye geçiş sanıldığı kadar hızlı olmamıştır. Aradaki zaman farkına, camın pahalı oluşu ve mimaride kullanılacak teknik yapıya erişememiş olmasını neden olarak gösterebiliriz.

    Cam ile mimari arasındaki ilişki pek eski olmamakla birlikte yine bu ilişki fantastik olarak başlamıştır. Öyleki bir taş kafese doldurulan veya yerleştirilen cam parçaları mimariye önemli bir katkı da sağlayamadığı gibi yine önemli bir mimari elemanı olmaktan uzak kalmıştır.

    Bu uzaklık tabii ki camın ihtiyaç maddesi olarak mimariye sokulmasından sonra giderilmiştir. Şöyle ki, bir pencereden ışık elde edilirken dış etkenlere karşı camın ışık geçiren bir tampon vazifesi görmesi ve bunun sonraları estetik bir düzene yönetilmesiyle yani vitrayın türemesiyle başlar, hız kazanır ve gelişir.

    Ne var ki bu devirlerde cam yine lüks bir mimari elemanı olarak görünmektedir. Cam ancak pek şanslı sayabileceğimiz nadir yapılarda kullanılıyordu. Yani yaygın değildi. Bunun sebebi cam yapma tekniğinin belli kişiler arasında meslek sırrı olarak kalmasından, dolayısıyla tekniğinin hızlı bir gelişim sağlayamamasından ileri geliyordu.

    Yakın yüzyıllara kadar mimaride cam belirli boşluklara (pencere kapı v.b.) yerleştiriliyordu. Mimariye bir biçim vermekten uzaktı. Dış mimariden daha çok iç mimaride baskındı.

    Bilhassa ortaçağda ve sonraları mimaride camın görevi dini konuları tasvir eden, anlatan vs tanıtan ışıklı duvar resimleri oluşuydu. Daha yaklaşık bir deyimle dini konuların ışık yardımıyla mimari elemanlarda gösterilmesini sağlamasıydı.

    Camın yaygın olarak mimariye katılışı, mimaride kullanılışı birkaç yüzyılı aşmaz. İlle de mimariye biçim verişi ve mimaride taş, tuğla gibi ve onlardan daha önde bir malzeme gibi kullanılışı çok daha yakın yıllara rastlar.

    Artık bugün cam en önde gelen yapı malzemesi olmuştur. Bu nedenle mimariye biçim verebildiği gibi herhangi bir mimaride en ağır basan malzeme olmaktadır. Camın mimaride kullanılışı çeşitli yerlerde, çeşitli anlam ve fonksiyonlara dayanır. Bunları kısaca sınıflayalım:

  • Kaplama malzemesi olarak; gerek iç gerekse dış ortamlarda, tavanlarda ve döşemede harç v.b. malzeme ile yapıştırarak.
  • Bölme, ayırma veya kapatma malzemesi olarak; Çelik. alüminyum, bakır, kurşun gibi madeni, ahşap, beton veya alçı qibi çeşitli malzemelerden yapılmış konstrüksiyon önderliğinde. Saydam, yan saydam veya saydam olmayacak şekilde ve bir-iki mm. den cam tuğla kalınlığına kadar kapı ve pencerelerde, dış fasatlarda, kaplamada, mimaride iç hacim sağlama nedeniyle bölme duvarlarında paravan ve benzeri kısmî ayırmalarda.
  • Dekoratif yani süsleme elemanı olarak: Saydam, yarı saydam veya saydam olmayacak şekillerde: Pencere, kapı ve bölmelerde iç, dış duvar, tavan ve zeminlerde kullanılmıştır.


  • Bizi ilgilendiren resimciliğin, cam resimciliğinin bir sanatıdır. Bu her şeyden önce bir duvar sanatı, bir pencereleme sanatı, bir camın verebileceği renkli ve renksiz ışık sanatıdır.

    Mimari bakımdan olanakları duvarla açık yüzeyler arasında çeşitli değişiklikler skalasından meydana gelmektedir. Mimarinin ayrılmaz, kopmaz bir parçasıdır. Muvaffakiyetini mimari ile olan uyuşumu sağlar.

    Yerini ve ortamını bulamayan bir cam düşünülemez. Yapılacak işlem ancak ve ancak belirli bir yere göre olmasıdır. 12. ve 13. yüzyıl camlarının başarısı acaba nerede dersek, şüphesiz mimari düzenin camlar için elverişli oluşunda bulacağız.

    Galerie des Arts`da Theo Kerg "Geçirgen renkli müzik betonu ` diye adlandırdığı ışıklı duvarından söz ederken şöyle demektedir.

    “Negatif elemanlarda camlar yerlerini dışarı dönük boşluklarını içeri doğru alan betona bırakıyor. Oraya Styropor konarak akustik ayarlanabiliyor. Böylece bugün mimaride cam duvar olmanın yanı sıra bir akustik, bir ses ışık duvarı olabilmektedir.

    Özgün tasarımlara ikinci adres

    Özgün tasarımlara ikinci adres
    Kendine özgü çizgisiyle dekorasyon sektöründeki yerini koruyan Nil Ata Interiors, Nişantaşı'ndan sonra Addresistanbul Ev Dekorasyon Merkezi'ndeki yeni mağazasıyla hizmet ağını genişletti.

    Dekorasyon ve alışveriş kelimeleri aynı cümle içerisinde kullanıldığında birçoğumuzun kafasında aynı şey canlanıyor: Addresistanbul Ev Dekorasyon Merkezi. Önde gelen markalara ev sahipliği yapan merkez, dekorasyon meraklılarının trendleri takip etmeleri için periyodik olarak uğramaları gereken bir mekân.

    Addresistanbul'a gitmek için birçok sebep vardı ve geçerli bir sebep daha eklendi bunlara; Nil Ata Interiors'un yeni butik mağazasını görmek. Nil Ata'nın sahibi olduğu Nil Ata Interiors Nişanta-şı'ndaki mağazasında mobilya, aydınlatma, antika, aksesuarlarıyla açıldığı günden beri adından söz ettiriyordu.

    Butik konseptindeki mağazasıyla kendi tarzını ortaya koyan Nil Ata Interiors'un ikinci mağazası da Addresistanbul'da açıldı. Nil Ata İnteriors, içinde yaşayanların kendilerini özel ve rahat hissedecekleri şık mekânlar yaratmak için özenle seçilmiş mobilya, aydınlatma, aksesuar ve antika parçalardan en fazla iki ürün bulundurarak butik mağaza anlayışını yeni adresinde de sürdürüyor.

    Avangard ve klasik tarzlarda ürünler bulunduran markanın son koleksiyonunda Belçika'dan ithal edilen aydınlatma, ev aksesuarları, el yapımı yastıklar ve Kate Melon'un Nil ata Interiors için özel olarak tasarladığı somunlardan yapılmış büstler bulunuyor.

    PÜF NOKTALARI

    Bakır Kapların Parlatılması
    Bir bezi sirke ile hafifce islatip, bakiri ovun. Kaplariniz piril piril olur.
    Balık Kokusu
    Balik kizarttiktan sonra mutfaga sinen kokuyu gidermek için bir kapta: 1 çay bardagi su ve 2 çorba kasigi sirkeyi kaynatiniz.
    Ceviz Lekesi Elden Nasıl Çıkartılır
    Eller önce 1-2 dakika kadar sirkeye batirilmis bir pamukla ovulur. Sonra da soguk suyla ovulur. Ardindan soguk suyla yikanir. Ceviz lekesi tamamen çikar.
    Domates Kabukları
    Domatesin kabuğunu kolay soymak için, kaynar suya daldırıp, bıçağın tersini domatesin yüzünde ağır ağır gezdirin.
    Ekmek
    Ekmekleri düzgün kesmek için bazen zorlaniriz, özellikle taze ekmek hemen hamur olur. Oysa biçagimizin ucunu biraz atese tutarsak daha kolay yapabiliriz.
    Kahve Nemli İse
    Türk kahvesinin nem aldigini farkederseniz, kahve dolu kavanozun içine 1-2 tane kesme seker koyun.
    Kavanoz Kapakları
    Ne kadar zordur sikismis kapaklari açmak. Oysa kapagi biraz ocak atesine tutarsaniz, kolayca açilir. Veya kaynar su dolu bir kaba, kavanozu ters çevirip, kapagini sokarak da ayni sonucu aliriz. Bir de kavanozun altindan kuvvetlice elimizle vurarak da sikisan kapaktan kurtulabiliriz.
    Kolay Soğutma
    Buzdolabiniz bozuldu, ya da artik bos yer yok. Temiz bir kovayi musluk suyu ile doldurun. Içine bir çorba kasigi sofra tuzu atin. Siseleri daldirin. Yeterince soguyacaklardir.
    Kuru Bakliyat
    Kuru bakliyatları bir gece önceden ılık suya koyun ve haşlarken içine biraz karbonat ilave edin.
    Limon Kabukları
    Suyunu siktiginiz limon kabuklarini atmayiniz.Çelik esyalarin, biçaklarin parlatilmasinda kullanabilirsiniz.
    Mayonez Hazırlama
    Mayonez hazırlarken eğer sos kesilirse, bir yumurta sarısını 2-3 damla sirke ile çırpın ve yeterli miktarda zeytinyağı ile koyulaştırın. Bu karışımı kesilen sosa çırparak yedirin.
    Mutfakta Tıkalı Lavaboların Açılması
    Lastik pompalarla dakikalarca açmak için ugrasmayin. Kaynar sodali su, tikali delikten dökülürse, tikali yer hemen açilacaktir.
    Mutfaktaki Haşerelerle Savaş
    Mutfakta özellikle dolaplarda dolasan hamam böcegi, karinca gibi haserati yok etmek ve bir daha gelmemelerini saglamak için bu haseratin dolastigi yerlere, dolaplara terebantin sürmek kesin yoldur.
    Patates Pişirmenin Püf Noktası
    Pisirme suyuna bir kasik sirke koyun. Hem rengi sapsari kalir, hemdaha lezzetli olur.
    Sıktığınız Limonları Atmayın
    Degersiz olarak gördügünüz limon kabuklarini günesli bir yere koyup kurutursaniz, iyi bir temizleme aracina sahip olursunuz. Bu kurumus kabuklarla, özellikle isli ve yagli mutfak esyalarinizi ovarken, sasirtici sonuçlar alirsiniz.
    Soğan Kokusu Ellerden Nasıl Çıkartılır
    Evvelden hasladiginiz patatesi mutfaktaki isiniz bitince elinize sürerek ovusturunuz. Bu isleme bes dakika kadar devam ediniz. Ellerinizdeki kokulari alip götürecektir.
    Soğan Soyarken
    Soğan soyarken gözlerinizin yaşarmaması için soğanı içi su dolu bir tasın içinde soyun.
    Soğan Soyarken
    Gözleriniz mi yasariyor? Sogani, içi su dolu bir tasin içinde soyun. Sikintidan kurtulursunuz.
    Soslar
    Tuz bazen sütü keser. Bu nedenle, beşamele ve diğer sütlü soslara, kıvamı bulduktan sonra tuz koyunuz.
    Tuzluk Tıkanıyorsa
    Tuzluklariniza biraz pirinç koyunuz.
    Yağlı Şişeler Nasıl Temizlenir
    Önce deterjanla yikayin. Sonra durulanan sisenin içine sodali su koyarak sallamaya baslanir. Bes dakika kadar sallanan sise çalkalanip bu sefer içine kahva telvesi ilave edilir. Bir süre bu sekilde sallanan sise kisa bir zaman sonra yaglardan tamamen temizlenmis duruma gelecektir.
    Yemeğinizin Tuzunu Fazla Kaçırınca
    Tencereye birkaç parça çig patates atin. Fazla tuzu çekecektir.

    YEMEK SÖZLÜĞÜ

    Alaca soymak--> Kabuklu meyve veya sebzelerde kabuğun birer parmak arayla uzunlamasına soyulmasına denir.
    Aperatif--> Yemekten önce iştah açıcı olarak alınan içki veya yiyeceklerdir.
    Aroma--> Meyvelerdeki hoş kokuya denir. Tatlı ve pastalarda güzel koku vermek amacıyla portakal, limon kabuğu rendesi veya vanilya kullanılır.
    Bağlamak--> Çorba ve yahni gibi sulu yiyecekleri koyulaştırmaya denir. Günümüzde daha çok nişasta ve krema en iyi iki bağlayıcı olarak kabul edilir.
    Barsama--> Güzel kokulu, yaprakları yemeklere konan nane ve yaban kekiğinin ortak adı.
    Benmari--> Bir tencere yarıya kadar sıcak su ile doldurularak ağır ateş üzerine oturtulur. Bu tencerenin içine daha küçük bir kap tabanı ve kenarları sıcak su ile temas edecek şekilde yerleştirilir. Yiyecekler bu ikinci kabın içine konularak pişirilir.
    Boca Etmek--> Bir kerede hepsini dökmek.
    Buket Garni--> Birbirine bağlanmış defne yaprağı, maydonoz, kekik.
    Çentmek--> Sebze yada meyvaları bıçakla dikine her yönde kesikler yaparak minik minik doğramak.
    Çeşni--> Yemeklerde farklı tatlar elde etmek için kullanılan çeşitli baharatlara denir.
    Demlemek--> Pişen yiyecekleri ateşten indirerek kapaklarını kapalı tutup kendi buharlarında dinlemeye bırakılması.
    Fiske--> Baş parmağıyla işaret parmağı arasında kalan miktardır.
    Flambe--> İkram sırasında hazırlanıp sunulan alevli yemek veya tatlılara verilen addır.
    Fondan--> Şekerleme haline gelmiş beyaz krema.
    Füme--> Kurutarak saklama yöntemlerinden biri. Et, balık gibi gıdaların ateş dumanında kurutulması.
    Gato--> Pastaların pandispanyasına verilen addır.
    Göz göz olmak--> Muhallebi, pilav gibi yemeklerin suyunu çektikten sonra üzerinde oluşan küçük oyuklara denir.
    Gratine Etmek--> Genellikle gratine edilecek yemeğin üzerindeki sosa rendelenmiş peynir serpilerek fırın ızgarasında kızartılması işlemidir.
    Harç--> Kullanılan Gereçlerin doğranarak karıştırılması.
    Islatmak--> Zor pişen kuru baklagillerin pişirme sürelerini kısaltmak için önceden su içinde bekletilmesi.
    Jelatin--> Toz yada tabaka halinde satılan bir kıvam verici.
    Karanfilli Soğan--> Kabukları soyulmuş soğana 2-3 diş karanfil saplanarak bazı yemeklerin haşlaması sırasında kullanılır.
    Kef--> Kaynatılan yemeğin üzerinde istenmeyen kısımların oluşturduğu köpük.
    Konkase Domates--> Kaynayan suya atılan domatesler kabukları çatlamaya başlayınca çıkarılır, soğuk suya atılır böylece kolayca kabukları soyulur. Domatesler ikiye kesilip çekirdekleri çıkarılır ve tavla zarı büyüklüğünde doğranır.
    Közlemek--> Izgara veya kömür ateşinde sebzelerin kabuklarıyla pişirilmesi.
    Krim--> Taze, dinlenmiş sütün üzerinde biriken yağlı kısım.
    Kuzu Gömleği--> Kuzunun karın kısmındaki iç organlarını göğüs kafesindeki organlardan ayıran zar kısmı.
    Labne--> Hiç tuzu olmayan yumuşak krem peynir. Daha çok tatlılarda ve pastacılıkta kullanılır.
    Lapa--> Taneli gıdaların genellikle pirinç suyuyla kaynatılarak bulamaç haline getirilmiş şekli.
    Marinat--> Et yemeklerine lezzet katmak veya yumuşamalarını sağlamak için taze ot ve baharatlardan hazırlanan sıvılar.
    Meyhane (Beyaz)--> Eşit miktarlada un ve yağ kullanılarak hazırlanır. Yağ eridikten sonra unu ilave edip tahta bir kaşıkla karıştırarak ağır ateşte pişirilir.
    Meyhane (Kahverengi)--> Bu meyane de aynı biçimde yapılır. Ancak daha uzun süre pişirilerek meyanenin açık kahverengi bir renk alması sağlanır.
    Nektarin--> Şeftali ağıcına erik aşılanarak elde edilen şeftali tadında tüysüz meyve.
    Özemek--> Birkaç şeyi birbirine karıştırıp iyice çırparak yoğunlaşmasını sağlamak.
    Pastörize--> Besinlerin özel cihazlarda 65 derece kadar ısıtılarak birdenbire soğutulmasıyla, içindeki mikropların öldürülmesi işlemi.
    Pembeleştirmek--> Yağda kavurarak rengin dönmesini sağlamak.
    Plaki--> Bol sarımsak, soğan, domates ve zeytinyağı ile pişirilen yemek türü.
    Poşe Etmek--> Yiyeceğin kaynama noktasının altındaki sıcaklıkta pişirilmesidir. Kullanılacak sıvı bir taşım kaynadıktan sonra altı kısılarak kaynaması durdurulur.
    Silkme--> Çeşitli sebzeler ve etle pişirilen bir tür sıcak yemek.
    Soğan Piyaz--> Kabukları soyulan soğan ikiye kesilir. Kesilmiş yüzü altta kalacak şekilde kesme tahtasına konur. Birbirine paralel çok ince dilimler halinde kesilir.
    Sote Etmek--> Eşit parçalara ayrılmış sebze veya etin sürekli karıştırılarak kahverengileşinceye kadar pişirilmeleri.
    Tavuk Ütüleme--> Tavuğun tüylü kısımlarının aleve tutularak tüylerinin yakılarak yok edilmesi.
    Terbiye Etmek--> Hazırlanan karışımda bir süre bekletilerek yumuşaklık ve lezzet kazandırmak; veya yemeklerin suyuna un, yumurta, limon gibi Gereçleri ekleyerek koyulaşmasını sağlamak.
    Tuzlama--> Yiyeceklerin bir süre bozulmadan saklanmasına yarayan yöntem ve bu yolla hazırlanan yiyecek.
    Yedirmek--> Bir sıvının kendisinden daha yoğun kıvamda olan bir maddeye eklenerek karışımının sağlanması.