CLICK HERE FOR THOUSANDS OF FREE BLOGGER TEMPLATES »

30 Aralık 2007 Pazar

Plazma TV’ye göre salon..


Plazma TV’ler son dönemin popüler ürünlerinden. Bu ürünler, evlerin dekorasyonunu da değiştiriyor. Plazma televizyonlar duvara hatta tavana monte edilebiliyor. Salonlar onlara göre yeniden yaratılıyor.

İşte bu nedenle Pioneer, dört mimarlık ofisinin, Deep Mimarlık, Erdinç Amcaoğulları, Zebranos Mimarlık ve Atelier Mimarlık’ın tasarımcılarına kendi ürettiği Pioneer Kuro plazmalar için dört ayrı salon hazırlattı.

Fonksiyonel dolaplar, kumandayla büfelerin içinde kaybolan plazmalar, tavandan inen projeksiyon makinesi gibi yenilikler var bu salonlarda. Vibrasyon sağlayan subwoofer adlı bir araç koltuğun içine yerleştiriliyor.

Böylece seyrettiğiniz filmde büyük bir patlama olduğunda titreşimler sizi olduğunuz yerde sıçratıyor, filmin heyecanına kapılabiliyorsunuz. Üç ayda bir yenilecek bu tasarım odaları, Çiftehavuzlar Pioneer Showroom’da sergileniyor. Odaların tasarımcıları ve Pioneer Çiftehavuzlar’ın mağaza müdürü Burçin Erger bize plazmanın dekorasyona etkilerini anlattı.

Sekiz odada sekiz farklı müzik
Deep Mimarlık’ın sahibi Hakan Soner Danyıldız (43), İtalya’da tasarım okumuş. Danyıldız, elektronik cihazlar sürekli evrim geçirdiği için tasarımcıların buna ayak uydurması gerektiğini söylüyor. Televizyonun monte edildiği panel mdf üzerine beton kaplama. Panelin yan tarafında iki gizli dolap var.

Hoparlörler bu dolabın içine gömülü. Dekoder gibi bütün elektronik aletler plazmanın altındaki kırmızı ünitenin gizli bölmelerinde saklanıyor. Cihazların zarar görmemesi için hangi aleti çalıştırırsanız ona ait havalandırma devreye giriyor.

Kırmızı ünitede merkezi müzik sistemi de var. Sekiz odada sekiz farklı müzik dinlenebiliyor. Bütün kablolar ünitenin arkasındaki koridorlarda saklanıyor. Gürgen ağacından üretilen koltuk kaz tüyü ve pembe süngerle doldurulmuş.

Çerçeve içine akvaryum dolap içine şömine
Mobilyaların plazmayla uyum sağlamayacağını düşünenler için farklı alternatifler var. Örneğin İngiltere’den getirilen bir ayna. Önce plazma için özel aynalı bir çerçeve yapılıyor. Çerçeve istendiği gibi tasarlanıyor.

Plazmayla ayna arasına sıcaklığı önlemek için havalandırma kanalı takılıyor. TV çalıştığı anda ayna cam haline geliyor ve TV ortaya çıkıyor. Ekrana akvaryum veya şömine görüntüsü verilebiliyor. Yağlı boya bir tablo tek tuşla ikiye ayrılıp içinde sakladığı plazmayı çıkarabiliyor.

Pırıltılı oda
Hasan Ertuğrul Eren (35), Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Endüstri Tasarımı Mezunu. 2006 yılından beri Zebrano Mobilya’nın Bağdat Caddesi bayiliğini yapıyor. Eren, teknolojideki ilerlemenin tasarıma yansıdığını söylüyor. Ancak oda tasarlarken, fonksiyonellikten çok görselliği ön planda tuttuğunu da ekliyor.

Eren’in tasarladığı odada, televizyona doğrudan odaklanmayı sağlamak için ağırlıklı olarak siyah renk kullanılıyor. Plazma ve hoparlörler siyah bir pano üzerinde. Televizyonun önünde ve yanında lego gibi monte edilen raflar var.

Dekoder ve alıcılar ünitenin üzerinde açıkta duruyor. Ama DVD ve CD’lerin yerleştirilebileceği çekmeceler mevcut. Çekmecelerin kolları odaya renk katmak için swarovski taşlarıyla süslü. Malzemesi mdf (lif levha) üzerine meşe kaplama. Yuvarlak dönüşlü koltuğun kollarında suni tay tüyü, yastıklarında swarovski taşlar var.

Siyah-beyaz dengesi
Erdinç Amcaoğulları (36), Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi İç Mimarlık bölümü mezunu. Kendi ismini taşıyan firmasında tasarım ve mobilya üretimi yapıyor. Pioneer için yaptığı odayı şöyle anlatıyor: "Geleneksel şeylerden uzaklaşmak istedim. Televizyonun bulunduğu panele, soyut biçimlerde ay ve ayın içinden çıkan güneş desenleri yaptım. Herşey siyah-beyaz. Beyaz aydınlığı, siyah dengeyi sağlıyor."

Panelin arkasında, TV açıldığında devreye giren ve sıcak hava akımını kanallar yardımıyla dışarıya vererek aracın ısınmasını önleyen bir motor var. Televizyonun bulunduğu panelin altında Digiturk, D-Smart, PSP ve DVD gibi bütün dijital ürünlerinizi yerleştirebileceğiniz, aynı zamanda bu ürünleri saklayan kapalı bir ünite mevcut.

Wireless bağlantı veya radyo frekansları sayesinde akıllı kumandalarla, kapalı bölmelerdeki bu ürünlere komut verebiliyorsunuz. Koltukta rahatlık ön planda. Malzeme olarak ahşap iskelet üzerine HR sünger kullanılıyor. Tavana hoparlörler monte edilmiş.

Mekanda ferahlık
Hülya Savut (30) Mimar Sinan Üniversitesi İç Mimarlık mezunu. Atelier Mimarlık’ın tasarım danışmanlığını yapıyor. Önce televizyonla oturma mesafesinin uzaklığına karar verdiğini söylüyor: "Modern, ferah ve TV izlerken gözleri rahatsız etmeyecek bir tasarım oluşturmaya çalıştım." Plazmanın rahat izlenmesi için beyaz renk ağırlıklı kullanılıyor.

Dijital ürünler TV ünitesinde saklanıyor. Filmi daha büyük ekranda izlemek isterseniz, plazmanın önüne bir perde iniyor. Televizyonun arkasında ışık paneli bulunuyor. Hoparlörler tekli koltuğun arkasında bulunuyor.

Yatak odasının tavanına bile konulabiliyor
Plazma TV’ler salon dışına da yerleştirilebiliyor. Mutfakta minimum 15 inç, maksimum 20 inç bir plazma, katlanabilen bir sistemle tezgahın altına saklanabiliyor.

Çocuk odalarında LCD’ler hem bilgisayar hem playstation görevi üstleniyor. Yatak odalarında yatağın karşısındaki duvarlar tercih ediliyor. İstendiğinde tavana da plazma yerleştirilebiliyor. Banyoda jakuzinin karşısında ankastre camlı bir bölüm oluşturuluyor. İçindeki havalandırma kanalıyla plazmanın camının buğulanması engelleniyor.

Plazmanın püf noktaları
TV’nin boyutunu seçerken mekan büyüklüğünün önemi yok. Ekrana olan oturma mesafesinin doğru ayarlanması önemli. Örneğin 106 ekran bir plazmaya 3.18 metreden yakın, 5.35 metreden uzak oturmamak lazım.

Ekran kalitesinden faydalanmak için homojen ve fazla parlak olmayan ışıklar tercih edilmeli. Ekran etrafındaki ışıklar kısılabilmeli.

Ekran karşısında 1-2 saat geçirecekler için ekran arkasındaki panelin koyu renk olması avantaj. Ama çok uzun süre izleyenler, görüntü kalitesi biraz düşse bile, beyaz zemin tercih etmeli.

Daha güçlü ses için tavan hoparlörü uygulanabiliyor. Yer kaplamıyor ve temizlik sırasında ayağa takılmıyor. Efekt sesleri de yağmurlama isimli sistemle daha net duyuluyor.

Plazmalar güvenlik için de kullanılabiliyor. Bebek odalarına konan sensörler sayesinde en ufak hareket, ışık veya ses değişikliğinde odanın görüntüsü televizyon ekranının alt bölümünde beliriyor. Kapı önündeki kamera sayesinde kapıya yaklaşan kişiyi de TV ekranında görmek mümkün.

0 yorum:

PÜF NOKTALARI

Bakır Kapların Parlatılması
Bir bezi sirke ile hafifce islatip, bakiri ovun. Kaplariniz piril piril olur.
Balık Kokusu
Balik kizarttiktan sonra mutfaga sinen kokuyu gidermek için bir kapta: 1 çay bardagi su ve 2 çorba kasigi sirkeyi kaynatiniz.
Ceviz Lekesi Elden Nasıl Çıkartılır
Eller önce 1-2 dakika kadar sirkeye batirilmis bir pamukla ovulur. Sonra da soguk suyla ovulur. Ardindan soguk suyla yikanir. Ceviz lekesi tamamen çikar.
Domates Kabukları
Domatesin kabuğunu kolay soymak için, kaynar suya daldırıp, bıçağın tersini domatesin yüzünde ağır ağır gezdirin.
Ekmek
Ekmekleri düzgün kesmek için bazen zorlaniriz, özellikle taze ekmek hemen hamur olur. Oysa biçagimizin ucunu biraz atese tutarsak daha kolay yapabiliriz.
Kahve Nemli İse
Türk kahvesinin nem aldigini farkederseniz, kahve dolu kavanozun içine 1-2 tane kesme seker koyun.
Kavanoz Kapakları
Ne kadar zordur sikismis kapaklari açmak. Oysa kapagi biraz ocak atesine tutarsaniz, kolayca açilir. Veya kaynar su dolu bir kaba, kavanozu ters çevirip, kapagini sokarak da ayni sonucu aliriz. Bir de kavanozun altindan kuvvetlice elimizle vurarak da sikisan kapaktan kurtulabiliriz.
Kolay Soğutma
Buzdolabiniz bozuldu, ya da artik bos yer yok. Temiz bir kovayi musluk suyu ile doldurun. Içine bir çorba kasigi sofra tuzu atin. Siseleri daldirin. Yeterince soguyacaklardir.
Kuru Bakliyat
Kuru bakliyatları bir gece önceden ılık suya koyun ve haşlarken içine biraz karbonat ilave edin.
Limon Kabukları
Suyunu siktiginiz limon kabuklarini atmayiniz.Çelik esyalarin, biçaklarin parlatilmasinda kullanabilirsiniz.
Mayonez Hazırlama
Mayonez hazırlarken eğer sos kesilirse, bir yumurta sarısını 2-3 damla sirke ile çırpın ve yeterli miktarda zeytinyağı ile koyulaştırın. Bu karışımı kesilen sosa çırparak yedirin.
Mutfakta Tıkalı Lavaboların Açılması
Lastik pompalarla dakikalarca açmak için ugrasmayin. Kaynar sodali su, tikali delikten dökülürse, tikali yer hemen açilacaktir.
Mutfaktaki Haşerelerle Savaş
Mutfakta özellikle dolaplarda dolasan hamam böcegi, karinca gibi haserati yok etmek ve bir daha gelmemelerini saglamak için bu haseratin dolastigi yerlere, dolaplara terebantin sürmek kesin yoldur.
Patates Pişirmenin Püf Noktası
Pisirme suyuna bir kasik sirke koyun. Hem rengi sapsari kalir, hemdaha lezzetli olur.
Sıktığınız Limonları Atmayın
Degersiz olarak gördügünüz limon kabuklarini günesli bir yere koyup kurutursaniz, iyi bir temizleme aracina sahip olursunuz. Bu kurumus kabuklarla, özellikle isli ve yagli mutfak esyalarinizi ovarken, sasirtici sonuçlar alirsiniz.
Soğan Kokusu Ellerden Nasıl Çıkartılır
Evvelden hasladiginiz patatesi mutfaktaki isiniz bitince elinize sürerek ovusturunuz. Bu isleme bes dakika kadar devam ediniz. Ellerinizdeki kokulari alip götürecektir.
Soğan Soyarken
Soğan soyarken gözlerinizin yaşarmaması için soğanı içi su dolu bir tasın içinde soyun.
Soğan Soyarken
Gözleriniz mi yasariyor? Sogani, içi su dolu bir tasin içinde soyun. Sikintidan kurtulursunuz.
Soslar
Tuz bazen sütü keser. Bu nedenle, beşamele ve diğer sütlü soslara, kıvamı bulduktan sonra tuz koyunuz.
Tuzluk Tıkanıyorsa
Tuzluklariniza biraz pirinç koyunuz.
Yağlı Şişeler Nasıl Temizlenir
Önce deterjanla yikayin. Sonra durulanan sisenin içine sodali su koyarak sallamaya baslanir. Bes dakika kadar sallanan sise çalkalanip bu sefer içine kahva telvesi ilave edilir. Bir süre bu sekilde sallanan sise kisa bir zaman sonra yaglardan tamamen temizlenmis duruma gelecektir.
Yemeğinizin Tuzunu Fazla Kaçırınca
Tencereye birkaç parça çig patates atin. Fazla tuzu çekecektir.

YEMEK SÖZLÜĞÜ

Alaca soymak--> Kabuklu meyve veya sebzelerde kabuğun birer parmak arayla uzunlamasına soyulmasına denir.
Aperatif--> Yemekten önce iştah açıcı olarak alınan içki veya yiyeceklerdir.
Aroma--> Meyvelerdeki hoş kokuya denir. Tatlı ve pastalarda güzel koku vermek amacıyla portakal, limon kabuğu rendesi veya vanilya kullanılır.
Bağlamak--> Çorba ve yahni gibi sulu yiyecekleri koyulaştırmaya denir. Günümüzde daha çok nişasta ve krema en iyi iki bağlayıcı olarak kabul edilir.
Barsama--> Güzel kokulu, yaprakları yemeklere konan nane ve yaban kekiğinin ortak adı.
Benmari--> Bir tencere yarıya kadar sıcak su ile doldurularak ağır ateş üzerine oturtulur. Bu tencerenin içine daha küçük bir kap tabanı ve kenarları sıcak su ile temas edecek şekilde yerleştirilir. Yiyecekler bu ikinci kabın içine konularak pişirilir.
Boca Etmek--> Bir kerede hepsini dökmek.
Buket Garni--> Birbirine bağlanmış defne yaprağı, maydonoz, kekik.
Çentmek--> Sebze yada meyvaları bıçakla dikine her yönde kesikler yaparak minik minik doğramak.
Çeşni--> Yemeklerde farklı tatlar elde etmek için kullanılan çeşitli baharatlara denir.
Demlemek--> Pişen yiyecekleri ateşten indirerek kapaklarını kapalı tutup kendi buharlarında dinlemeye bırakılması.
Fiske--> Baş parmağıyla işaret parmağı arasında kalan miktardır.
Flambe--> İkram sırasında hazırlanıp sunulan alevli yemek veya tatlılara verilen addır.
Fondan--> Şekerleme haline gelmiş beyaz krema.
Füme--> Kurutarak saklama yöntemlerinden biri. Et, balık gibi gıdaların ateş dumanında kurutulması.
Gato--> Pastaların pandispanyasına verilen addır.
Göz göz olmak--> Muhallebi, pilav gibi yemeklerin suyunu çektikten sonra üzerinde oluşan küçük oyuklara denir.
Gratine Etmek--> Genellikle gratine edilecek yemeğin üzerindeki sosa rendelenmiş peynir serpilerek fırın ızgarasında kızartılması işlemidir.
Harç--> Kullanılan Gereçlerin doğranarak karıştırılması.
Islatmak--> Zor pişen kuru baklagillerin pişirme sürelerini kısaltmak için önceden su içinde bekletilmesi.
Jelatin--> Toz yada tabaka halinde satılan bir kıvam verici.
Karanfilli Soğan--> Kabukları soyulmuş soğana 2-3 diş karanfil saplanarak bazı yemeklerin haşlaması sırasında kullanılır.
Kef--> Kaynatılan yemeğin üzerinde istenmeyen kısımların oluşturduğu köpük.
Konkase Domates--> Kaynayan suya atılan domatesler kabukları çatlamaya başlayınca çıkarılır, soğuk suya atılır böylece kolayca kabukları soyulur. Domatesler ikiye kesilip çekirdekleri çıkarılır ve tavla zarı büyüklüğünde doğranır.
Közlemek--> Izgara veya kömür ateşinde sebzelerin kabuklarıyla pişirilmesi.
Krim--> Taze, dinlenmiş sütün üzerinde biriken yağlı kısım.
Kuzu Gömleği--> Kuzunun karın kısmındaki iç organlarını göğüs kafesindeki organlardan ayıran zar kısmı.
Labne--> Hiç tuzu olmayan yumuşak krem peynir. Daha çok tatlılarda ve pastacılıkta kullanılır.
Lapa--> Taneli gıdaların genellikle pirinç suyuyla kaynatılarak bulamaç haline getirilmiş şekli.
Marinat--> Et yemeklerine lezzet katmak veya yumuşamalarını sağlamak için taze ot ve baharatlardan hazırlanan sıvılar.
Meyhane (Beyaz)--> Eşit miktarlada un ve yağ kullanılarak hazırlanır. Yağ eridikten sonra unu ilave edip tahta bir kaşıkla karıştırarak ağır ateşte pişirilir.
Meyhane (Kahverengi)--> Bu meyane de aynı biçimde yapılır. Ancak daha uzun süre pişirilerek meyanenin açık kahverengi bir renk alması sağlanır.
Nektarin--> Şeftali ağıcına erik aşılanarak elde edilen şeftali tadında tüysüz meyve.
Özemek--> Birkaç şeyi birbirine karıştırıp iyice çırparak yoğunlaşmasını sağlamak.
Pastörize--> Besinlerin özel cihazlarda 65 derece kadar ısıtılarak birdenbire soğutulmasıyla, içindeki mikropların öldürülmesi işlemi.
Pembeleştirmek--> Yağda kavurarak rengin dönmesini sağlamak.
Plaki--> Bol sarımsak, soğan, domates ve zeytinyağı ile pişirilen yemek türü.
Poşe Etmek--> Yiyeceğin kaynama noktasının altındaki sıcaklıkta pişirilmesidir. Kullanılacak sıvı bir taşım kaynadıktan sonra altı kısılarak kaynaması durdurulur.
Silkme--> Çeşitli sebzeler ve etle pişirilen bir tür sıcak yemek.
Soğan Piyaz--> Kabukları soyulan soğan ikiye kesilir. Kesilmiş yüzü altta kalacak şekilde kesme tahtasına konur. Birbirine paralel çok ince dilimler halinde kesilir.
Sote Etmek--> Eşit parçalara ayrılmış sebze veya etin sürekli karıştırılarak kahverengileşinceye kadar pişirilmeleri.
Tavuk Ütüleme--> Tavuğun tüylü kısımlarının aleve tutularak tüylerinin yakılarak yok edilmesi.
Terbiye Etmek--> Hazırlanan karışımda bir süre bekletilerek yumuşaklık ve lezzet kazandırmak; veya yemeklerin suyuna un, yumurta, limon gibi Gereçleri ekleyerek koyulaşmasını sağlamak.
Tuzlama--> Yiyeceklerin bir süre bozulmadan saklanmasına yarayan yöntem ve bu yolla hazırlanan yiyecek.
Yedirmek--> Bir sıvının kendisinden daha yoğun kıvamda olan bir maddeye eklenerek karışımının sağlanması.